EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 109,041

 

Aile Hekimliği’nde Obezite Yönetimi ve Takip Sıklığı

Management of Obesity in Family Medicine and Frequency of Following

Selçuk Mıstık, Songül Oruç, Habibe Şahin, Sunay Kütük

 

How to cite / Atıf için: Mıstık S, Oruç S, Şahin H, Kütük S. Aile Hekimliği’nde Obezite Yönetimi ve Takip Sıklığı. Euras J Fam Med 2017;6(1):18-25

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZET

Amaç: Bu çalışmanın amacı, birinci basamakta aile hekimlerine obezite şikayeti ile gelen hastalarda kilo verilmesinin sağlanması ve görüşme sıklığının etkisinin belirlenmesidir.

Yöntem: Bu çalışma Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde yürütülmüştür. Dört aylık bir sürede 30’u kontrol grubu ve 30’ardan üç çalışma olmak üzere toplam 120 obez bireyin çalışmaya alınması planlandı. Bu bireylerin, fizik muayeneleri yapıldı, kilo, boy, bel ve kalça çevreleri ölçülüp çalışma başlangıcında ve bitiminde birer kez kan tetkikleri yapıldı. Çalışma öncesinde gönüllülere diyet eğitimi verildi ve hastalar dört gruba ayrıldı. Kontrol grubu dışındaki gruplar her gün yedikleri ve içtiklerini bir ajandaya kaydetti ve bunlar bilgisayar programında incelenip beslenme durumlarıyla ilgili gerekli bilgiler hastalara iletildi. Haftalık, iki haftalık ve aylık görüşme grupları oluşturuldu. Kontrol grubunun çalışma öncesi ve sonrası ölçüm ve kan tetkikleri alınıp bunlara herhangi bir eğitim verilmeyecek olup kilo vermelerinin gerekliliği vurgulandı.

Bulgular: Çalışmaya toplam 94 hasta alındı. Ağustos 2015’te başlayan çalışma Aralık 2015’te tamamlandı. Kontrol grubuna göre çalışma gruplarında çalışma öncesine göre sonrasında beden kitle indekslerinde istatistiksel anlamlı düşme mevcuttu. Haftalık grupta beden kitle indeksi ortalama değerinde 0,92, iki haftalık grupta 0,53 ve aylık grupta 0,49 kg/m2 düşme meydana gelmişti.

Sonuç: Çalışma gruplarımızda kontrol grubuna göre çalışma öncesine göre sonrası arasında beden kitle indeksleri arasında farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalmıştır. Çalışma kilo verdirmekte başarılı olmuştur ancak 12 haftalık süre içerisinde planlanan ideal kilo verme oranlarına ulaşılamamıştır. Haftalık, 15 günlük ve aylık gruplarda beden kitle indekslerinde azalma açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmamakla birlikte en fazla düşme haftalık grupta tespit edilmiştir.

Anahtar kelimeler: birinci basamak, obezite, yönetim, diyet kayıtları

ABSTRACT

Aim: The aim of this study was to obtain weight loss in obese patients and see the effect of different frequencies of patient following. 

Methods: This study was performed by family physicians in 12 weeks. The study was planned to include three study groups consisting of 30 patients and a control group. Patients with body mass index of 30-40 were randomly allocated to three study groups where the following frequencies were one week, two weeks and four weeks. Physical examinations of the patients were performed and blood tests were performed before and after the study. Body mass index and body fat proportion was measured by a standard device. The patients were given a diet by the dietitian according to their individual properties. The patients recorded their food intake in a notebook. These were evaluated at follow up visit by a program the required feed-back was given to the patients. 

Results: The study started in August 2015 and ended in December 2015. A total of 94 patients were included. When the before and after study body mass index difference considered, there was statistically significant difference between the control group and the study groups. There was decrease in the body mass index of the study groups. The decrease in the body mass index mean value was 0.92 in the one week group, 0.53 in the two week group and 0.49 in the four week group. 

Conclusion: There was statistically significant decrease in the study groups’ body mass index mean values. Although the biggest decrease was in the one week group, there was no difference in the decrease of body mass index between the one week, two weeks and four weeks study groups. 

Keywords: primary care, obesity, management, diet records


 

Giriş

Birinci basamakta obezite en sık görülen hasta şikayetlerinden biridir. Obezite sıklığı yapılan değişik çalışmalarda Amerika’da %35,7, Avrupa Birliği Ülkeleri’nde %10-30 arasında, Türkiye’de ise %26,4 olarak tespit edilmiştir (1). 

Obeziteye birçok hastalık eşlik edebilmektedir. Metabolik sendrom, diyabet ve dislipidemi, kalp yetmezliği ve nörolojik sorunlar bunlar arasındadır (2-6). Ayrıca obezite, gastrointestinal hastalıklar ve obstrüktif uyku apnesine neden olmaktadır (7,8). Obez kadınlarda infertilite, polikistik over sendromu daha yüksektir (9). Ayrıca obezitenin birçok kanser türüyle ilişkili olduğu, özellikle kolon, rektum, özofagus, pankreas, meme ve endometriyum kanserlerinde rol oynadığı ve riski artırdığına yönelik çalışmalar bulunmaktadır (10).

Obezitenin yol açacağı komlikasyonlar olan kardiyovasküler, ortopedik, dermatolojik ve psikiyatrik sorunların taranması ve erken dönemde obeziteyle birlikte tedavisi önemlidir. Bütün bu eşlik eden hastalıklar ve komplikasyonların önlenmesi için, obezite tedavisinde makul hedefler belirlenmesi gerekmekte olup, beslenme ve egzersiz düzenlemeleri ve davranış değişikliği yararı kanıtlanmış yöntemlerdir (11). Obezite tedavisi multidisipliner olunması, kombinasyon tedavisi uygulanması ve davranış değişikliğinin tedavinin merkezinde ve her basamağında yer alması gerekliliği belirtilmiştir (12).

Henüz birinci basamakta uygulanması planlanmış standart bir program mevcut değildir. Ülkemizde obezite kontrolünü sağlayacak etkili projelere ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, aile hekimlerine obezite şikayeti ile gelen hastalarda kilo verilmesinin sağlanması ve görüşme sıklığının bu kilo kaybını sağlamada etkisinin belirlenmesidir. 

Yöntemler 

Bu çalışma Kayseri bölgesinde bulunan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği’nde yürütülen çalışmadır. Dört aylık bir sürede 30’u kontrol grubu ve 30’ardan üç çalışma olmak üzere toplam 120 obez bireyin (beden kitle indeksi 30-40 arası) çalışmaya alınması planlandı. Çalışmamızda erişkin yaş grubunda obezitesi olan hastaların kilo verdirilmesi amacıyla, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran BKI ≥30 kg/m2 ve

Girişimler: 

1. Çalışma öncesinde gönüllülere diyet eğitimi verildi ve hastalar dört gruba ayrıldı. Gönüllü grubundaki hastalara BKI, Tanita değerleri ve ek hastalıklarına göre diyetisyen tarafından uygun diyet verildi. 

2. Kontrol grubu dışındaki gruplar her gün yedikleri ve içtiklerini bir ajandaya kaydetti ve hastalar her görüşmede bu ajandayı yanlarında getirdiler. Tuttukları kayıtlardan hastanın o görüşme aralığındaki genel beslenmesini en iyi temsil eden günün kayıtları bilgisayar programında (BeBis) incelenip beslenme durumlarıyla ilgili gerekli bilgiler hastalara iletildi. Bu programla hastanın beslenmesinde gerekli düzenlemeler yapıldı. Alması gereken yağ, protein, karbonhidrat, vitamin, eser elementler gibi tüm besinlerin eksiklikleri veya fazlalıkları düzenlendi. Porsiyon kontrol ve değişimleri sağlandı. 

3. Haftalık, iki haftalık ve aylık görüşme grupları oluşturuldu. Hastalar bulundukları gruba göre kontrole çağırıldı. Haftalık grupla 7 günde bir, 2 haftalık grupla yaklaşık 15 günde bir, aylık grupla da yaklaşık 4 haftada bir düzenli görüşmeler yapıldı.Her görüşmede davranışsal tedavi uygulandı ve hastanın motivasyonunu artırma amaçlı konuşmalar yapıldı.  

4. Hastalardan her gün egzersiz yapmaları istendi. Hastanın yaşam tarzı ve BKİ’ ne göre her görüşmede egzersiz türü ve süreleri düzenlendi ve gerektiği durumlarda görüşmelerde bunlar üzerinde de değişiklikler yapıldı. 

5. Hastalar kontrole her geldiklerinde Tanita cihazıyla ölçümler yapılarak vücuttaki kilo değişikliklerinin hangi bölgeden olduğu tespit edildi. Ayrıca vücutta yağ ve kas oranlarındaki değişiklikler de yine aynı cihazla belirlendi.

BeBis Programı: BeBis yazılım program paketi; diyet tedavisi, menü planlama, gıda analizi, araştırma ve eğitim ile ilgili çeşitli uygulama alanlarında uzmanlara kolaylık sağlayıp. Yetişkinlerde beslenme tedavisinde kullanım alanları; diyet planı oluşturma, yanlış beslenme alışkanlıklarını tespit etme, ‘hareketli’ kilo alma/verme grafikleri, kişisel antropometri ve egzersiz programı, diyet planlarını protein ya da başka bir besin öğesine göre optimize etme, enerji ayarlamadır (13).

Tanita Cihazı (TANITA BC 418 Vücut Analiz): Total vücut analizinin yanında, segmental analiz yapabilen bir üründür. Kullanıcının 5 ayrı bölge için yağ kaybı/kas kazanımı oranı görülebilir. Cihazın çalışma prensibi Bio Impedans Analiz’dir, 50 kHz elektrik akımı 5 ayrı vücut bölgesine gönderilir. Tanita cihazı ile vücutta kol, bacak ve karında yağ oranları alınabilir. Ayrıca vücuttaki su oranlarını alınması mümkündür (14).

İstatistiksel Analiz: Veriler IBM SPSS Statistics 21.0 istatistik paket programında değerlendirildi. Nicel verilerin normallik analizi Kolmogorov- Smirnov normallik analiz testi ile yapıldı. Normal dağılıma uyan verilerin dağılımı X±SD olarak tanımlandı. Gruplar arasındaki farka One-way Anova testi ile bakılmış olup hangi grubun farklı olduğuna ise Scheffe prosedürü ile bakıldı (Normal dağılıma uymayan veriler ise Kruskall-Wallis varyans analizi ile bakıldı). Nicel verilerin öncesi ve sonrası analizinde (zamanlar arasındaki fark) ise Paired T-testi kullanılarak bakıldı (Normal dağılıma uymayan verilerde ise Wilcoxon Rank testi yapıldı). Nitel verilerin dağılımı ise % olarak tanımlandı. Birim sayısı (n), ortalama, standart sapma değerleri verildi. p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

Bulgular 

Çalışma Kayseri ilinde Ağustos 2015 - Aralık 2015 tarihleri arasında yapıldı. Çalışmaya 18 yaş üstü toplam 94 hasta katıldı. Bu hastaların 29 haftalık, 29 iki haftalık, 29 aylık grup ve 7 adet de kontrol grubu mevcuttu. Bireylerin 67’si (%71,3) kadın, 27’si (%28,7) erkekti. Yaş ortalaması 40,43±10,67 olarak bulundu. Yaş aralığı 18-65’ti. Evli %84 (n=79), bekar %16 (n=15) idi. Ev hanımı %35,1 (n=33), %28,7 (n=27) Memur, %13,8 (n=13) İşçi, %1,1 (n=1) emekli, %8,5 (n=8) öğrenci, %12,8 (n=12) serbest meslekti. Önceden diyet yapanlar %41,5’ti (39). Ek hastalık %44,7 (n=42) kişide mevcuttu. Hipertansiyon %9,6 (n=9), Diyabet %1,1 (n=1), %34 (n= 32) diğer hastalıklar mevcuttu (Tablo 1).

Tablo 1. Demografik veriler

Gruplar

 

29 Haftalık, 29 İki Haftalık, 29 Aylık, 7 Kontrol

Cinsiyet

 

Erkek

27 (%28.7)

Kadın

67 (%71.3)

Yaş

 

Ortalama 40.43±10.67, Aralık 18-65

 

Medeni durum

 

Evli

%84 (79)

Bekar

%16 (15)

Meslek

 

Ev hanımı

%35.1 (33)

Memur

%28.7 (27)

İşçi

%13.8 (13)

Emekli

%1.1 (1)

Öğrenci

%8.5 (8)

Serbest

%12.8 (12)

Ek Hastalık

%44.7 (42)

Hipertansiyon %9.6 (9), Diyabet %1.1 (1), Diğer hastalıklar %34 (32)

 

Yapılan analizlerde çalışma öncesi ve sonrası beden kitle indeksleri açısından kontrol ve çalışma grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamadı (Tablo 2). 

Tablo 2. Çalışma Öncesi-Sonrası BKİ

Grup

Ortalama

SS

Haftalık BKİ önce

33.89

2.62

Haftalık BKİ sonra

32.96

2.56

15 gün BKİ önce

34.10

2.88

15 gün BKİ sonra

33.56

2.82

Aylık BKİ önce

35.04

2.69

Aylık BKİ sonra

34.54

2.87

Kontrol BKİ önce

33.88

3.11

Kontrol BKİ sonra

33.91

3.11

BKİ=Beden Kitle İndeksi, SS=Standart Sapma

Yapılan analizlerde çalışma öncesi ve sonrası beden kitle indeksleri açısından kontrol ve çalışma grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamadı (p>0,05) (Tablo 3). Haftalık grupta beden kitle indeksi ortalama değerinde 0,92, iki haftalık grupta 0,53 ve aylık grupta 0,49 kg/m2 düşme meydana gelmişti. Kontrol grubuna göre çalışma gruplarında çalışma öncesine göre sonrasında beden kitle indekslerinde istatistiksel anlamlı düşme mevcuttu (p<0,001).

Tablo 3. BKİ Fark Ortalamaları

Grup

Fark Ortalaması

SS

Haftalık

0.92

1.22

15 Günlük

0.53

0.70

Aylık

0.49

1.21

Kontrol

-0.28

0.07

BKİ=Beden Kitle İndeksi, SS=Standart Sapma

 

Fizik muayene bulguları, laboratuar testleri ve Tanita ölçümlerinde çalışma öncesi sonrası farkların istatistiksel anlamlılıkları Tablo 4’te verilmiştir. Çalışma gruplarında kontrol grubuna göre ölçümlerde daha fazla istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler mevcuttu. Çalışmamıza katıldıkları 3 aylık süre zarfında 6 kilo üzerinde kilo veren kişi sayısı haftalık grupta 5 kişi, aylık grupta 1 kişi olup 15 günlük grupta bu değere ulaşan olmamıştır. Haftalık grupta en fazla kilo kaybı %13, 15 günlük grupta %10, aylık grupta %6’dır. En fazla kilo kaybı haftalık gruptaki bir hastada olup toplam 16,6 kilo vermiştir. Bununla beraber gruplar içinde de verilen kilolar beklenildiği gibi heterojen dağılmıştır.   

Tartışma 

Kontrol grubuna göre çalışma gruplarında çalışma öncesine göre sonrasında beden kitle indekslerinde istatistiksel anlamlı düşme mevcuttu (p<0,001). Haftalık grupta beden kitle indeksi ortalama değerinde 0,92, iki haftalık grupta 0,53 ve aylık grupta 0,49 kg/m2 düşme meydana gelmişti. Çalışma gruplarımızda kontrol grubuna göre çalışma öncesine göre sonrası arasında beden kitle indeksleri arasında farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalmıştı. Çalışma kilo verdirmekte başarılı olmuştur ancak 12 haftalık süre içerisinde planlanan ideal kilo verme oranlarına ulaşılamamıştı. Haftalık, 15 günlük ve aylık gruplarda beden kitle indekslerinde azalma açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmamakla birlikte en fazla düşme haftalık grupta tespit edilmişti.

Yapılan kesitsel bir çalışmada aile hekimi obez bireyler ve obezitenin sonuçları konusundaki düşüncelerine yönelik anket sorularını yanıtlamışlar. Çalışma sonuç olarak obezitenin nedenleri konusunda, kırsal ve kentsel bölgelerdeki hekimler arasındaki farklı düşünceleri ortaya koymuşlardır (15). 

Başka bir çalışmada MEDLINE, Cochrane Merkezi Kontrollü Deneyler Kayıtları ve PsycINFO kayıtlarını incelenmiştir. Davranışsal temelli tedavilerin, III. Derece obezler bireylerde henüz çalışılmamasına rağmen ağırlık kaybı için güvenilir ve etkili olduğu; ancak ilaç tedavilerinin, yan etkilerinin yaygın olmasına rağmen sadece davranışsal yaklaşımların ötesinde ağırlık kaybını arttırabileceği şeklinde yorumlanmıştır (16).

Berlin’de yapılan bir çalışmada pratisyen hekimlerin fazla kiloluların bakımındaki amaçları ve engellerine ilişkin yarı planlanmış görüşmeler yürütülmüş; 15 pratisyen hekim katılmış; görüşmeler banda kaydedilip, kopyalanmış ve niteleyici kapsam analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçta, aile hekimlerinin obezite tedavisinde kısmen pasif rol almak istediklerini görülmüş (17).

Amerika Birleşik Devletleri’nde, Önleyici Hizmetler Görev Gücü için Sistematik Kanıta Dayalı İncelemeler kapsamında yapılan bir çalışmada; MEDLINE, Cochrane Merkezi Kontrollü Deneyler Kayıtlarını ve PsycINFO kayıtları; 2005’ten önceki çalışmaların belirlenmesi için sistematik değerlendirmeler yapılmış. Davranışsal temelli çalışmalar ağırlık kaybı ve kaybın sürdürülmesinde güvenli ve etkili olacağı şeklinde yorumlanmıştır (18).

Yapılan başka bir randomize kontrollü çalışmada Avustralya, Almanya ve İngiltere’de birinci basamak sağlık hizmeti uygulamasında fazla kilolu ve obez yetişkin bireyler alınmış bir grup ulusal hizmet rehberlerinde belirtilen standart bakıma gönderilmiş, diğer grup ise serbest üyeliği olan ticari programlara gönderilmiş ve 12 ay boyunca takip edilmişlerdir. Birinci basamak sağlık hizmeti hekimleri tarafından ticari ağırlık kaybı programlarına yönlendirilmek, ağırlık kontrolü, diyet ve fiziksel aktivite konusunda öneriler, motivasyon sağlamaktadır ve grup desteği fazla kilolu ve obez bireylerde ağırlık kontrolü için geniş bir ölçeğe ulaştırılabileceği bulunmuştur (19).

Porsiyon kontrol tabağı ile birlikte diyetisyen tarafından danışmanlık alan müdahale grubu ve genel bakım alan grup olacak şekilde randomize olarak ayrılan obez bireylerle yapılan başka bir çalışmada; müdahale grubundaki hastalar 1., 3. ve 5. aylarda kısa takip danışmanlığı için diyetisyenle buluşmuşlar. Genel bakımdaki bireylere diyet ve egzersiz konusunda eğitici broşürler dağıtılmış. Hastalar altıncı ayda ağırlık değerlendirmesi için geri gelmişler. Çalışma sonucunda obez bireylerde, porsiyon kontrolü uygulamasının diyet danışmanlığı ile birlikte uygulanmasının ve porsiyon kontrol tabağı kullanılmasının ağırlık değişiminde yararlı olabileceği bulunmuştur (20).

Yapılan başka bir araştırmada birinci basamak tedavi hekimlerinin obezite ile ilgili pratik uygulamalarının ve güncel tutumlarının belirlenmesi amaçlanmış; sistematik olarak geliştirilmiş ve hizmet karşılığı ufak bir miktar ücret alan birinci basamak tedavi hekimlerine elektronik olarak uygulanmıştır. Hekimler, obeziteyi yönetme yetenekleri konusunda kendilerine az güvendiklerini ifade etmişlerdir (21). 

Diğer bir çalışma, temel bakım hizmeti sağlayıcılarında sağlık uzmanlarınca verilen üç yaşam tarzı müdahalesini karşılaştırdı. Altı temel sağlık merkezinden 390 obez yetişkin üç farklı müdahale tipine ayrıldı. Geliştirilmiş ağırlık kaybı danışmanlığının uzun dönemde obezlerin üçte birinde anlamlı ağırlık kaybına yardımcı olacağı şeklinde sonuçlanmıştır (22).

Görüldüğü gibi literatürde birinci basamakta obezite takip ve yönetimiyle ilgili çalışma sayısı sınırlıdır. Bununla birlikte yapılan çalışmalar genel olarak aile hekimlerinin bu konudaki tutumlarını belirlemek üzere yapılan ve girişimsel olmayan çalışmalardır. Çalışmaların bir kısmı da obez hastaların kilo kaybetmesine yöneliktir ancak genel olarak farmakoterapi öncelikli tercihtir.

Çalışmanın kısıtlılıkları: Aile Hekimliği’nde obez hastaların zayıflatılmasına yönelik minimal düzeyde veri mevcuttur. Çalışma süresi hastaların gerekli kiloyu vermeleri için yeterli değildi. Çalışma süresi 6 ay veya 1 yıla çıkarılarak daha verimli sonuçlar alınabilirdi. Hastaların istenilen düzeye en yakın kilo vermeleri kaçıncı kontrole tekabül ettiği heterojen olmakla beraber en az kilo değişikliği genel olarak kurban bayramı tatilinin olduğu zamanda gerçekleşmiştir. Bu dönem hastaların büyük kısmında motivasyon kaybına sebep olmuştur. Bu tür sorunların çalışmanın süresinin uzatılmasıyla çözülebileceği düşüncesindeyiz. Kontrol grubunda daha fazla hasta ile çalışılarak daha iyi kıyaslama yapılabilirdi. Zayıflamayı zorlaştırıcı ek hastalıkların varlığının çalışma sonucunu etkileyebileceği düşüncesindeyiz.

Çalışmanın güçlü yönleri: Literatürde az sayıda benzer çalışma olmakla birlikte çalışmamızın kullanılan yöntemler bakımından diğer çoğu çalışmaya üstünlüğü vardır. Ajanda yöntemi basit ancak etkili bir yöntemdir. Birinci basamakta kullanılmaya elverişlidir. BeBis programı anlamlı ve sağlıklı sonuçlar elde edebilmek için elverişlidir. Kullanımı kolay sonuçları faydalı bir programdır. Tanita cihazının kullanılmasıyla verilen/ alınan kiloların kas/yağ kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Kontrole çağırma hastaların motivasyonunu artırmıştır. Porsiyon değişikliği yapılması hastaların diyete uyumunu kolaylaştırmıştır. Aynı şekilde geri bildirimde bulunma, hastanın doğru ve/veya yanlış tutumlarının farkına varmasını sağlamakla yöntemimizin etkinliğini artırmıştır. Yaptığımız bu çalışmayla obezitenin aile hekimleri tarafından yönetilebileceği gösterilip çağımızın hastalığının önüne geçmenin mümkün olduğu görülmüştür. Birinci basamakta uygulanabilir yöntemler olması, hastaya zarar vermemesi ve etkin olması çalışmamızı güçlü kılmaktadır.

Sonuç

Yaptığımız çalışmayla çağımızın önemli hastalıklarından obezitenin önüne geçebilmek için aile hekimliğinde şunların yapılabileceğini gördük; BeBis doğru kilo verebilmek için uygun bir programdır. Aile hekimliğinde veriler BeBis programına yardımcı personel tarafından girilerek analizi hekim tarafından yapılabilir. Tanita cihazı vücut yağ ve kas dağılımını gösterir, Beden Kitle İndeksi ölçümü sağlar, vücut su oranını gösterir. Hastanın kilo vermesi yeterli olmaz doğru kilo vermesi gerekir. Kas kaybı olmasına engel olunmalıdır. Tanita cihazı yaptığı ölçümlerle bunları sağlamaktadır. Bu yönüyle kilo vermede bu yöntemin kullanılmasını öneriyoruz. Ajanda kullanımı hastaların beslenmelerindeki doğru ve yanlışları daha net görmesini sağlar. Ayrıca hekimin hastanın diyetini takip etmesini de kolaylaştırır. Bu yönüyle kilo vermede bu yöntemin kullanılmasını öneriyoruz. Hastaya bir önceki kontrolüyle ilgili geri bildirimde bulunmak hem motivasyon artışı sağlamıştır, hem de hasta-hekim ilişkisini kuvvetlendirmiştir. Bu yönleriyle geri bildirim yönteminin, aile hekimliğine kilo vermek amaçlı başvuran hastalara kullanılmasını öneriyoruz.

Teşekkür

Çalışma Erciyes Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenmiştir (ERÜBAP, Proje No. TTU-2015-5856). Yazarların herhangi bir çıkar çatışması bulunmamaktadır. Bu çalışma European Forum for Primary Care, Riga Conference, 2016’da sözel bildiri olarak sunulmuştur.

 

Kaynaklar

1. Sucaklı MH, Çelik M. Obezite etiyolojisi ve epidemiyolojisi. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):1-6.

2. Çelepkolu T, Erten Bucaktepe PG, Tanrıverdi MH. Obezite ve metabolik sendrom. Turkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):22-8.

3. Karabayraktar T, Sargın M. Obezite ve diyabet. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):29-32.

4. Topal K, Saatçi E. Obezite ve dislipidemi. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):33-8.

5. Türker Y, Türker Y. Obezite ve kardiyovasküler durumlar. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):39-45.

6. Yaman A, Yaman H. Obezite ve nörolojik sorunlar. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):46-9.

7. Ceyhun Peker AG, Dabak R, Ungan M. Birinci basamakta obezite ve gastrointestinal sistem hastalıkları. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):54-9.

8. Ertekin YH, Şahin MK, Yarış F. Obezite ve obstrüktif uyku apne sendromu. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):60-4.

9. Adahan Sunay D. Obezite ve jinekolojik hastalıklar. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):74-8.

10. Sarı O, Aydoğan Ü. Obezite ve kanserler. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):90-5.

11. Kırım S, Özer C. Sekonder obezite nedenleri ve genetik. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):7-10.

12. Baltacı D, Ünalacak M, Kara İH, Sarıgüzel YC. Birinci basamakta obezite tedavisi. Türkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2015;6(3):96-102.

13. Pasifik Company [Internet]. Beslenme Bilgi Sistemi [cited 2017 Jun 15]. Available from: http://www.bebis.com.tr

14. TANITA [Internet]. Segmental body composition analyzer [cited 2017 Jun 15]. Available from: http://www.tanita.com/en/.downloads/download/?file=855638086&lang=en_US

15. Epling JW, Morley CP, Ploutz-Snyder R. Family physician attitudes in managing obesity: a cross-sectional survey study. Eur J Gen Pract 2012;18(1):9-14.

16. LeBlanc E, O'Connor E, Whitlock EP, Patnode C, Kapka T. Screening for and management of obesity and overweight in adults. BMC Res Notes 2011;4(1):473.

17. Sonntag U, Brink A, Renneberg B, Braun V, Heintze C. GPs' attitudes, objectives and barriers in counselling for obesity--a qualitative study. Eur J Gen Pract 2012;18(1):9-14.

18. Leblanc ES, O'Connor E, Whitlock EP, Patnode CD, Kapka T. Effectiveness of primary care-relevant treatments for obesity in adults: a systematic evidence review for the U.S. Preventive Services Task Force. Lancet 2011;378(9801):1485-92.

19. Jebb SA, Ahern AL, Olson AD, Aston LM, Holzapfel C, Stoll J, et al. Primary care referral to a commercial provider for weight loss treatment versus standard care: a randomised controlled trial. BMC Res Notes 2011;4(1):346.

20. Kesman RL, Ebbert JO, Harris KI, Schroeder DR. Portion control for the treatment of obesity in the primary care setting.  BMC Res Notes 2011;4:346. doi: 10.1186/1756-0500-4-346

21. Salinas GD, Glauser TA, Williamson JC, Rao G, Abdolrasulnia M. Primary care physician attitudes and practice patterns in the management of obese adults: results from a national survey. Postgrad Med 2011;123(5):214-9.

22. Wadden TA, Volger S, Sarwer DB, Vetter ML, Tsai AG, Berkowitz RI, et al. A two-year randomized trial of obesity treatment in primary care practice. N Engl J Med 2011;365(21):1969-79.



Download Full Text Add to Favorites