EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 104,573

 

Archive


Konfigüral Frekans Analizi ve İntihardaki 10 Yıllık Değişimin İncelenmesi
Configural Frequency Analysis and Investigate the 10-Year Change in Suicide
Nurhan Doğan, İsmet Doğan

 

How to cite / Atıf için: Doğan N, Doğan İ. Konfigüral Frekans Analizi ve İntihardaki 10 Yıllık Değişimin İncelenmesi. Euras J Fam Med 2017;6(2):77-81

 

Original Research / Orijinal Araştırma


 

ÖZET

Amaç: Bu çalışmada, hücre tabanlı bir yöntem olan Konfigüral Frekans Analizini tanıtmak ve Türkiye’de intihar ile sonuçlanan ölümlerin cinsiyet, yaş ve intihar şekli değişkenlerine ait alt kategorilerin hücre hücre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. 

Yöntem: Kategorik veri analizinde kullanılan Konfigüral Frekans Analizi, her bir hücredeki gözlenen ve beklenen frekanslar ile ayrı ayrı ilgilenmekte, dolayısıyla her bir hücre için istatistiksel olarak anlamlı sapmalar aramaktadır. Çalışmada, 2004 yılı ile 2014 yıllarına ait Türkiye İstatistik Kurumu intihar verileri kullanılmıştır. 

Bulgular: Elde edilen sonuçlara göre, 2004 yılıda, 55-64 yaş grubu ile 75 ve üzeri yaş grubunda yer alan erkekler ası yöntemini kullanarak intihar etme eğiliminde iken 25-34 yaş grubundaki erkekler ateşli silah kullanarak intihar etme yönünde eğilim göstermektedir. 15-24 yaş grubunda yer alan erkekler kendilerini zehirleyerek intihar etme eğiliminden vazgeçerek diğer intihar yöntemleni seçerken, 25 ve üzeri yaş grubundaki kadınlar beklenenin aksine bir davranış sergileyerek ateşli silah kullanarak intihar etme eğiliminden vazgeçmişlerdir. 2014 yılı için 25 yaş altı kadınlar intihar yöntemi olarak atlayarak ve ateşli silah kullanarak intihar etme eğilimindedirler. Ateşli silah kullanarak intihar eden 35 yaş üzeri kadınlar beklenenin aksine bir davranış sergileyerek bu intihar yönteminden vaz geçme eğilimi sergilemektedirler. 

Sonuç: Birçok sahada kullanım olanağı olan Konfigüral Frekans Analizi yönteminin intiharla ilgili araştırmalarda da kullanılabileceği ve hücre bazında ayrıntılı sonuçlar alınabileceği söylenebilir. 

Anahtar kelimeler: frekans analizi, çapraz tablo, çapraz sınıflandırma, kategorik veri analizi, kesikli çokdeğişkenli analiz

ABSTRACT

Aim: The aim of this study is to introduce a cell-based method, Configural Frequency Analysis, and evaluate subcategories of variables;  sex, age and the way of suicide in suicides that result in deaths in Turkey, cell by cell. 

Methods: Configural Frequency Analysis used for categorical data analysis, deals with the observed and expected frequencies in each cell separately, therefore seeks statistically significant deviations for each cell. In this study, the used suicide mortality data of the Turkish Statistical Institute suicide database, for the years 2004 and 2014. 

Results: According to the results, in 2004, males aged 55-64 years and over the age of 75 tend to use the hanging method to suicide, males in the 25-34 age group shows a tendency towards committing suicide using firearms. While males in the age group 15-24,  giving up from committing suicide by poisoning themselves, females over the age of 25, who tended to commit suicide using firearms, relinquished this method by exhibiting a behavior contrary to expectations. In the 2014, females under the age of 25, tended to commit suicide by jumping and firearms methods. Females over the age of 35, who formerly tended to commit suicide using firearms, also give up this suicide method unexpectedly. 

Conclusions: It can be suggested that the Configural Frequency Analysis method, which has the potential to be used in many fields, can also be employed in research concerning suicide and detailed cell based results can be obtained by using it.

Keywords: frequency analysis, contingency tables, cross-classification, categorical data analysis, discrete multivariate analysis


 

Giriş

Konfigüral Frekans Analizi (KFA)kategorik değişkenlerin analizinde kullanılan tek değişkenli ya da çok değişkenli istatistiksel bir metoddur ve çok değişkenli deneysel düzenlerde sıklıkla kullanılabilir. KFA,değişken merekezli yaklaşımlar olarak adladırılan ortalama, varyans ve kovaryansların analizi yerine kişi-odaklı olarak adlandırılan basit ve anlaması kolay bir istatistiksel yöntemdir. Deneysel bilimlerde elde edilen verilerin çoğu doğada kategorik olarak elde edilir (nominal yada ordinal). KFA çok yönlü çapraz tablonun oluşturulmasında kullanılan değişkenler yerine çok yönlü çapraz tabloların bireysel hücrelerine odaklanmaya imkan vermektedir (1). KFA kişi ya da objeleri, çapraz tablolarda yer alan kişi ya da objelerin karakteristik özelliklerine göre gruplandırır. Çoğunlukla değişkenler arasındaki ilişkileri ifade eden loglinear modellerin aksine KFA bir tabloda hücre gruplarında ya da bireysel hücreler düzeyinde etkilerin araştırılmasını sağlar. Bir hücreyi tanımlayan kategorilerin yapısı konfigürasyonlar olarak adlandırılır (2). 

Kategorik veri analizinde kullanılan standart istatistiksel yöntemlerin sonuçları değişkenler açısından ifade edilirken, KFA’dan elde edilen sonuçlar konfigürasyonlar (tablonun hücreleri) açısından ifade edilir. Konfigürasyonlar olarak adlandırılan kategorik değişkenlerin kategorik yapıları bazen beklenenden daha az, bazen beklenenden daha çok ya da beklendiği gibi gözlemlenir (3-5). Çapraz sınıflandırma tablosunun bir hücresinde gözlenen frekans, beklenen frekanstan fazla ise bu durum “type” olarak gözlenen frekans beklenen frekanstan az ise bu durum “antitype” olarak ifade edilir (6).

KFA analizi ilk olarak 1968 yılında ortaya atılmıştır; o tarihten itibaren gelişimi devam etmektedir ve veri analizinde popüler metodlar arasında yer almaktadır. KFA popülaritesinin artmasındaki sebeplerinden biri elde edilen sonuçların yorumlamasının kolay olmasından kaynaklanmaktadır (3).  Son 10 yılda değişken odaklı yaklaşımdan ziyade kişi odaklı yaklaşımlar tercih edilmeye başlanmıştır (7). 

KFA, çok değişkenli deney düzenlerinin kullanılması, kategorik değişkenler olması, hesaplamasının kolay ve bir birimin tüm gözlemlenen değerlerinin analizinin yapılması,  dağılımdan bağımsız olması gibi avantajlara sahiptir (6).

Tıp, psikoloji, davranış bilimleri ve sosyoloji gibi alanlarda, çok boyutlu çapraz tablolarda sendrom yada türlerin belirlenmesi önemli bir problemdir ve bu amaç için sıklıkla KFA kullanılır (5, 7-11). 

Bu çalışmada amaç, KFA’yı tanıtmak ve 2004 yılı ile 2014 yılı intihar sonucu ortaya çıkan ölümlerin cinsiyet, yaş ve ihtihar şekillerine göre her bir hücrede meydana gelen sapmaların istatistiksel olarak anlamlılığını araştırmaktır. 

Yöntem

KFA için her bir hücreyi  “type “ veya  “antitype” olarak belirleme yetenekleri bakımından farklı güçlere sahip çok sayıda yöntem önerilmiştir. Bunlar içinde binomial test, χ² testi ve Lehmacker’s hipergeometrik testien çok bilinen yöntemlerdir. KFA’da, bu testler içerisinde en yaygın kullanımı olan test Pearson χ² testidir. Üç değişkenli bir çapraz tablo için KFA’ya ait formülasyonlar: 

A değişkeni I kategorili (i=1,...,I)

B değişkeni J kategorili (j=1,...,J)

C değişkeni K kategorili (k=1,..., K)

Üç değişkenli çapraz tablo için  χ² değeri aşağıdaki şekilde hesaplanır.

 χ² = (oijk-eijk)2 / eijk

 oijk: Çapraz tablodaki  gözesi için gözlenen frekans,

 eijk: Çapraz tablodaki  gözesi için beklenen frekans,

Üç değişkenli çapraz tabloda  gözesi için beklenen göze frekansı aşağıdaki eşitlik yardımı ile tahmin edilir. 

eijk = ni..n.j.n..k / Nd-1

Eşitlikte;

ni..: A değişkeninin i. kategori frekansını,

n.j.: B değişkeninin j. kategori frekansını,

n..k: C değişkeninin k. kategori frekansını,

N: Toplam gözlem sayısını,

d: Değişken sayısını göstermektedir.


H0
yokluk ve H1 karşıt hipotezleri;  

H0 = pijk = pi..p.j.p..k    (i,j,k)

H= pijk ≠ pi..p.j.p..k    (i,j,k

pi.. = ni../N ; p.j. = n.j./N ; p..k = n..k/N : marjinal olasılıklar,

pijk : Çapraz tablodaki  gözesi için göze olasılığıdır.

H0’ın testi için en çok bilinen yöntem Pearson’s χ²’dir. Eğer bir serbestlik dereceli χ² testi sonucunda verilen Bonferonni düzeltmeli  yanılma düzeyi için farklılık anlamlı ise 

- gözlenen değer > beklenen değer ise Konfigürasyon KFA type olarak

- gözlenen değer < beklenen değer ise Konfigürasyon KFA antitype olarak adlandırılır. 

Eğer gözlenen değer ile beklenen değer arasında anlamlı fark yok ise Konfigürasyon not classified olarak adlandırılır. Böylece her bir Konfigürasyon type, antitype ve not classified olarak üç farklı şekilde ifade edilebilir. 

z-istatistiği için χ² yaklaşımı aşağıdaki şekilde elde edilir (11).

zijk= (oijk-eijk) / √eijk

Elde edilen z istatistiği belirlenen alfa düzeyi ile karşılaştırılır. KFA’da anlamlılık testleri bir çapraz tablonun her bir hücresine uygulanır. Böylece, alfa hatası riski artabilir. Bir konfigürasyondandaha fazla KFA testi yapılıyor ise birbiriyle ilişkili iki sonuca yol açar. İlki, aynı veri setinin çoklu testlerinin doğal bağımlılık problemidir. İkincisi, çoklu testler problemidir. İki problem alfa düzeyinin düzeltilmesini gerektirir. Alfa düzeyinin düzeltilmesi için farklı yöntemler vardır ve bunlardan en çok kullanılan Bonferronni düzeltmesidir (12,13).  

Data

İntihar verileri, 1962 yılından beri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ayrı bir kitapçık olarak basılan intihar istatistiklerinden elde edilmiştir. İntihar verilerini değerlendirmek için üç farklı değişken dikkate alınmıştır. Cinsiyet iki (1:Erkek, 2:Kadın), yaş sekiz (1=<15, 2=15-24, 3=25-34, 4=35-44, 5=45-54, 6=55-64, 7=65-74, 8=75+) ve intihar şekli beş (1=Ası, 2=Zehirlenme (kimyasal, ilaç, gaz…), 3=atlama (yüksek bir yerden atlama, suya atlama, tren ya da diğer araçlar altına atlama)), 4=ateşli silah ve 5=diğer (yakma, kesici alet kullanma ve belirlenemeyen) farklı alt gruba ayrılmıştır. On yıllık değişimin incelenmesi bakımından analizler, 2004 ve 2014 yılları için yapılmıştır. Her bir yıl için 2x8x5=80 konfigüral durum ortaya çıkmıştir. Excel paket programı kullanılarak her bir konfigüral durum için KFA tahminleri elde edilmiştir. Alfa düzeltmesi için Bonferonni prosedürü uygulanmış ve alfa değeri (0,05/80) 0,0006 olarak kullanılmıştır.

Bulgular

Çalışmada toplam 5763 intihar verisi kullanılmıştır. Çalışmada kulanılan cinsiyet ve inthar şekli değişkenleri için 2004 ve 2014 yıllarına ait özet bilgiler Tablo 1’de verilmiştir.  Tablo 1’den görüldüğü gibi 10 yıllık süre zarfında kadınlarda intihar oranında yaklaşık %10’luk bir azalma gözlenirken erkeklerde bu oranda artış meydana gelmiştir. Erkeklerde, intihar metodları içerisinde en yüksek oranla her iki yıl için ası olduğu görülmektedir. Bunu her iki yılda da ateşli silahla intihar takip etmektedir. Kadınlar ise 2004 yılında en yüksek oran ası olduğu 2014 de ise yaklaşık %8’lik bir artışla yine birinci sırayı almıştır. 

 

Tablo 1. Cinsiyet ve intihar şekline göre dağılım (2004, 2014)

 

KFA kullanarak elde edilen sonuçlara göre, hem kadın hemde erkeklerde elde edilen sonuçlar Tablo 2 (2004 yılı) ve Tablo 3 (2014 yılı)’de verilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre 2004 yılı için Type olarak nitelendirilen 116, 118, 143 ve 223 kombinasyonları önemli bulunmuştu. Bu gözelerde gözlenen frekanslar beklenen frekanslardan büyüktür. Yani 55-64 yaş grubu ile 75 ve üzeri yaş grubunda yer alan erkekler ası yöntemini kullanarak intihar etme eğiliminde iken 25-34 yaş grubundaki erkekler ateşli silah kullanarak intahar etme yönünde eğilim göstermektedir. Yine type olan ve kendini zehirleyerek intihar eden 25-34 yaş grubundaki kadınlar beklenilen davranışı sergilemişlerdir. 

 

Tablo 2. Cinsiyet, method ve yaş gruplarına göre konfigüral frekans analiz sonuçları (2004)

Tablo 3. Cinsiyet, method ve yaş gruplarına göre konfigüral frekans analiz sonuçları (2014)

 

Antitype olarak elde edilen 112, 122, 243, 244, 245, 246 ve 247 kombinasyonları istatistiksel olarak önemlidir. Bu gözelelerde gözlenen frekanslar beklenen frekanslardan daha küçüktür. 15-24 yaş grubunda yer alan erkekler kendilerini zehirleyerek intihar etme eğiliminden vazgeçerek diğer intihar yöntemlenini seçerken 25 ve üzeri yaş grubundaki kadınlar ateşli silah kullanarak intihar etme eğiliminden vazgeçmişlerdir. Beklenenin aksine bir davranış sergilemişlerdir. 

2014 yılı için Type olarak nitelendirilen 231, 232 ve 241 kombinasyonları önemli bulunmuştur. Bu gözelerde gözlenen frekanslar beklenen frekanslardan büyük bulunduğu için 25 yaş altı kadınlar intihar yöntemi olarak atlayarak ve ateşli silah kullanarak intihar etme eğilimindedirler ve beklenildiği şekilde bir davranış sergilemektedir. Antitype olarak elde edilen 244, 245, 246, 248 kombinasyonları istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bu gözelerde gözlenen frekanslar beklenen frekanslardan daha küçüktür. Yani ateşli silah kullanarak intihar eden 35 yaş üzeri kadınlar beklenenin aksine bir davranış sergileyerek bu intihar yönteminden vaz geçme eğilimi sergilemektedirler. Bu yaş grubunda yer alan kadınlar intihar etmek için ası ve atlama yöntemini tercih etmektedir. Her iki yılda da ateşli silah kullanarak intihar eden kadınlarda beklenmeyen davranışlar sergilenmektedir. Sadece 2004 yılına göre 2014 yılında ateşli silah kullanarak intihar edenlerin yaş gubu yükselmiştir. 

Tartışma

KFA birçok istatistik metodların bakış açısından farklı olarak veri analizine farklı bir perspektifle bakar. KFA çok yönlü çapraz tablo gözelerinde yer alan frekansların belirli bir kritere göre beklenenin altında ya da üstünde yer alan beklenti oluşum oranınıizin verip vermediğini sorgular. Bir hücrenin type ya da antitype olup olmadığına karar vermek için birçok test önerilmiştir. Bu testlerin her biri bir çapraz tablonun hücrelerinin incelenmesi için kullanılabilir (4). Parametrik olmayan testler içerisinde yer alan ki-kare testi kullanımının kolay olması nedeni ile bu testler içerisinde en yaygın kullanımı olan bir testtir. Psikolojide veriler genellikle kategorik olarak elde edilmektedir. Diğer istatistiksel testler değişken bazında farklılık olup olmadığını test ederken KFA kişi-odaklı bir test olduğu için tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Diğer istatistiksel yöntemlerde amaç anlamlı tüm değişkenleri içeren bir model tahmin etmek iken KFA analizi model tahmin etmek yerine hücre düzeyinde anlamlılığa bakar. Birçok avantajı olmasına rağmen yaygınlığının az olmasının başlıca sebebi iyi bilinmiyor olması ve kişi odaklı yaklaşımın yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca kişi-odaklı yaklaşımın asıl sebebi sadece açıklayıcı (exploratory) ve tanımlayıcı, teorik dayanaktan yoksun olması ve tahmin yapmamasıdır (14). Birçok sahada kullanımı olanağı olan KFA’nın intiharla ilgili araştırmalarda da kullanılabileceği söylenebilir. 

 

Kaynaklar

 

1. Stemmler M. Person-centered methods: CFA and other methods for the analysis of contingency tables. Switzerland: Springer International Publishing; 2014. 88 p.

2. Von Eye A,  Mair P, and Mun EY.  Advances in configural analysis. New York: The Guilford Press; 2010. 306 p.

3. Von Eye A. Base models for configural frequency analysis. Psychology Science 2004;46(1):150-70.

4. Von Eye A, Pena EG. Configural frequency analysis of large sparse cross-classifications. Psychology Science 2005;47(3/4):356-76.

5. Loeffert S, Ommen O, Kuch C, Scheibler F, Woehrmann A, Baldamus C, et al.  Configural frequency analysis as a method of determining patients’ preferred decision-making roles in dialysis. Medical Informatics and Decision Making 2010;10(47):1-11.

6. Schrepp M. The use of configural frequency analysis for explorative data analysis. British Journal of Mathematical and Statistical Psychology 2006;59(1):59-73.

7. Mäkikangas A, Kinnunen U. The person-oriented approach to burnout: a systematic review. Burnout Research 2016;3:11–23. doi: 10.1016/j.burn.2015.12.002

8. Lang S, af Klinteberg B, Alm PO. Adult psychopathy and violent behavior in males with early neglect and abuse. Acta psychiatrica Scandinavica Supplementum 2002;(412):93-100.

9. Krauth J. Typological personality research by configural frequency analysis. Person Individ Diff 1985;6:161-8. doi: 10.1016/0191-8869(85)90105-9

10. Bettina M, Wolf DG, Hartmut S. A taxonomic analysis of sleep stages. SLEEP 2006;29(7):967-74.

11. Lienert GA, Lehmann E. Differential drug effects identified by 3-way configural frequency analysis. Neuropsychobiology 1984;11(4):247-50. 

12. Von Eye A. Introduction to configural frequency analysis. Canada: Cambridge University Press; 1990. 270 p.

13. Von Eye A, Brandtstadter J. Configural frequency analysis as a searching device for possible causal relationships. Methods of Psychological Research 1997;2(2):7-23.

14. Laursen B. I don’t quite get it…personal experiences with the person-oriented approach. Journal for Person-Oriented Research 2015;1(1-2):42-7. 

 

 


Download Full Text Add to Favorite