EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 85,532

 

Archive


Sigara Bırakma Polikliniğine Başvuran Kişilerin Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ile Değerlendirilmesi
Evaluating Individuals With Health Anxiety Inventory Applying To A Smoking Cessation Unit
Ayşe Didem Esen, Didem Kafadar, Seçil Arıca

 

How to cite / Atıf için: Esen AD, Kafadar D, Arıca S. Sigara Bırakma Polikliniğine Başvuran Kişilerin Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ile Değerlendirilmesi. Euras J Fam Med 2018;7(1):5-13

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZET

Amaç: Sigara bırakma polikliniklerine başvuran kişiler, çoğu zaman sigaraya bağlı gelişebilecek hastalık endişesi ile sigarayı bırakmak istediklerini belirtmektedirler. Bu çalışmada sigara bırakma polikliniğine başvuran hastaları Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ile değerlendirmek ve sağlık anksiyetesinin sosyodemografik özellikler, nikotin bağımlılık düzeyleri, kronik hastalık varlığı gibi faktörlerle ilişkisini saptamak amaçlanmıştır. 

Yöntem: Sigara Bırakma Polikliniğine 2017 yılında Şubat ve Mart aylarında başvuran hastalara Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi, anket formu ve Sağlık Anksiyetesi Ölçeği kısa versiyonu (18 soru) uygulanmıştır. İstatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 kullanılmıştır. 

Bulgular: Çalışma yaşları 19 ile 66 arasında değişmekte olan, 100’ü (%57,8) erkek ve 73’ü (%42,2) kadın olmak üzere toplam 173 olgu ile yapılmıştır. Total ölçek puanı ortalaması 17,34±8,55’dir. Sağlık anksiyetesi alt boyut puanları ortalaması 13,76±6,92’dır. Katılımcıların %23,6’sında (n=41), alt boyut puanları 20 puan ve üstünde olup belirgin sağlık anksiyetesini göstermektedir. Sağlık anksiyetesi ölçek puanı ile Fagerström puanı arasında korelasyon bulunamamıştır (p=0,422). Kadınlarda, evlilerde, çocuğu olanlarda sağlık anksiyete puan ortalamaları anlamlı olmamakla beraber daha yüksek gözlenmiştir. Hastalık korkusu sebebiyle sigarayı bırakmak isteyenlerin sağlık anksiyetesi puan ortalaması istatistiksel anlamlı yüksek bulunmuştur (p=0,023) 

Sonuç: Çalışmamızda yüksek nikotin bağımlılık düzeylerinin sağlık anksiyetesiyle anlamlı bir ilişkisi saptanmadı. Hastalık korkusu sebebiyle sigarayı bırakmak isteyenlerde yüksek sağlık anksiyetesi gözlenmiştir. 

Anahtar kelimeler: sigara içme, sigara bırakma, anksiyete, nikotin bağımlılığı 

ABSTRACT

Aim: People who apply to smoking cessation units are worrying about developing a disease caused by smoking. The aim of this study is to evaluate health anxiety in smokers and the relation with some variables. 

Methods: Health Anxiety Inventory Short Form along with a questionnaire including Fagerström Test for Nicotine Dependence and was self-administered to the patients who applied to smoking cessation unit during the period of February and March 2017. Data was analyzed with IBM SPSS Statistics 22. 

Results: This study was performed with 173 patients; 100 (57.8%) men and 73 (42.2%) women. The age range was between 19 and 66. Mean total Health Anxiety Inventory score was 17.34±8.55. The mean Health Anxiety Inventory subscale score was13.76±6.92. Subscale scores of 23.6% of participants (n=41) were over 20 which shows significant health anxiety. There was not significant correlation between Fagerström and Health Anxiety Inventory scores (p=0.422). Mean scores in women, in participants who were married and had children was higher but was not significant. Participants quitting smoking because of fear of disease had significantly higher Health Anxiety Inventory scores (p=0.023). 

Conclusion: Higher nicotine dependence scores did not have any significant associations with health anxiety. Patients quitting smoking with thought of developing a disease had higher health anxiety scores. 

Keywords: smoking, smoking cessation, anxiety, nicotine dependence


Giriş

Sağlık anksiyetesi, bir kişinin sağlıkla ilgili kaygısı veya ciddi bir hastalığa sahip olabileceği kaygısını içermektedir (1,2). Kişilerde sağlık anksiyesinin hiç olmayabileceği gibi ciddi boyutlara da ulaşabileceği bildirilmiştir (3). Sağlık anksiyetesi, klinik olarak belirgin düzeye gelirse hipokondriyazis (4) veya somatik semptom bozukluğu ve hastalık anksiyetesi bozukluğu tanısı alabilir (5). Yüksek sağlık anksiyetesi bulunan bireylerde daha fazla somatik semptom rapor edildiği görülmektedir (6). Şiddetli sağlık anksiyetesi bireyde çeşitli klinik seviyelerde stres ve fonksiyonel bozuklukla seyretmektedir (7).

Tıbbi hastalığı olan kişilerde sağlık anksiyetesinin daha yüksek oranlarda görülebileceği literatürde bildirilmiştir (8). Salkovskis ve arkadaşları tarafından geliştirilen Sağlık Anksiyete Ölçeği (SAÖ) sağlık anksiyetesini ölçmek için sıkça kullanılmaktadır (3,9). Bu ölçeğin 64 maddeden oluşan formunun, belirgin sağlık anksiyetesi olan bireyler ile fiziksel hastalığı olan ancak sağlıkla ilgili endişesi olmayan bireylerin ayrımını yapabileceği gösterilmiştir (10). SAÖ farklı medikal hastalıkların varlığında ve medikal hastalığı olmayan kişilerden oluşan gruplarda güvenilir sonuçlar verebileceği literatürde bildirilmiştir (11). 

SAÖ kısa form 18 maddeden oluşur. İlk 14 madde hastaların son 6 ay içinde sağlık ve hastalıkla ilgili duygu ve düşüncelerini sorgulayan dörtlü sıralı yanıtlardan oluşan ifadelerden oluşmaktadır (3,12). Son dört soru ise hastaların ciddi bir hastalığa sahip olmaları durumunda ruhsal durumlarının nasıl olabileceğine dair tahmin yürütmelerine dair sorgulama yapmaktadır (12). SAÖ’nin geçerlilik ve güvenirlik çalışması panik bozukluğu hastalarında Karaer ve arkadaşları tarafından yürütülmüş, faktör analizinin de bulunduğu diğer bir geçerlilik ve güvenirlik çalışması hem somatoform hem panik bozukluğu gruplarında Aydemir ve arkadaşları tarafından yürütülmüştür (12,13). SAÖ’nin psikiyatri dışı medikal kliniklere başvuran hastalarda da sağlık anksiyetesi araştırmalarında kullanılması önerilmiş (8) ayrıca tıbbi hastalığı olmayan hastalarda da literatürde kullanılmıştır (11). Medikal hastalığı olanlarda SAÖ’nin ilk 14 maddesi kullanılmaktadır çünkü son 4 madde ciddi hastalık olduğu varsayımına dayanmaktadır (9).

Sigara kullanma;  alkol kötüye kullanımı, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi sağlığı etkileyen  riskli çoklu davranış içinde kabul edilmektedir (14). Sigara içen kişiler sigara bırakma polikliniklerine çoğu zaman sigaraya bağlı gelişebilecek hastalık endişesi ile sigarayı bırakmak istediklerini belirtmektedirler. Çalışmamızın amacı sigara bırakma polikliniğine başvuran kişilerde sağlık anksiyetesi düzeylerini sağlık anksiyetesi ölçeği ile değerlendirmek ve sağlık anksiyetesinin, sosyodemografik özellikler, nikotin bağımlılık düzeyleri, ek hastalık varlığı gibi faktörlerle ile ilişkisini saptamak amaçlanmıştır. 

Yöntem

Sigara Bırakma Polikliniğine 2017 yılında Şubat ve Mart aylarında başvuran 173 gönüllü hastaya Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT)  ile birlikte ve sosyodemografik özelliklerin, ek hastalıkların, kullandığı ilaçların, sigara kullanımına ait bilgilerin sorgulandığı 19 soru içeren anket formu ve SAÖ kısa formu (18 soru) uygulanmıştır. Ölçek puanlamasında her madde 0-3 arasında puan almakta ve puanın yükselmesi sağlık anksiyetesinin yükseldiğini göstermektedir (12). İlk 14 maddelik alt boyut puanı 0-42 arasında değişmektedir. Tyrer ve arkadaşları tarafından ilk 14 sorudan alınan toplam puanın 20 ve üzerinde olması artmış sağlık anksiyetesi olarak değerlendirilmiştir (8). Bu çalışmada da 20 ve üzeri puanlar yüksek sağlık anksiyetesi olarak kabul edilmiştir.

Çalışmaya dahil edilme kriterleri,18 yaş üstü olma, okuryazar olma,  çalışmaya katılmayı kabul etme olarak belirlenmiştir.Okuryazar olmayan, kognitif bozukluk olan, psikotik hastalık veya öyküsüolan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Katılımcılar çalışmanın kapsam ve amacı konusunda bilgilendirildikten sonra yazılı onamları alınmıştır. Çalışma Helsinki bildirisine uygun olarak yapılmış olup etik kurul onayı hastanenin Etik Komitesinden alınmıştır.

İstatistiksel İncelemeler

Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken parametrelerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilks testi ile değerlendirilmiştir. Çalışma verileri değerlendirilirken ortalama, standart sapma, frekans gibi tanımlayıcı istatistiksel metotların yanı sıra niceliksel verilerin karşılaştırılmasında normal dağılım gösteren parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Oneway Anova testi kullanıldı.  Normal dağılım göstermeyen parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Normal dağılım gösteren parametrelerin iki grup arası karşılaştırmalarında Student-t test kullanıldı. Normal dağılıma uygunluk gösteren parametreler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Anlamlılık  p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. 

Bulgular

Çalışma 2017 yılında Şubat ve Mart aylarında yaşları 19 ile 66 arasında değişmekte olan, 100’ü (%57,8) erkek ve 73’ü (%42,2) kadın olmak üzere toplam 173 olgu ile yapılmıştır. Olguların yaşlarının ortalaması 37,12±9,89’dur. Vücut kitle indeksi (VKİ) değerleri 14,81 ile 40,56 arasında değişmekte olup, ortalaması 26,11±3,96’dır. Olguların çocuk sayıları 0 ile 4 arasında değişmekteydi. Katılımcıların demografik özellikleri  Tablo 1’de gösterilmektedir.

Olguların son 6 aydır doktora gitme sayıları 0 ile 20 arasında değişmekte olup, ortalaması 1,73±2,58’dir. Katılımcıların kişisel özellikleriyle ilgili bazı çalışma parametreleri dağılımları Tablo 2’de gösterilmiştir.

Olguların %76,9’u hastalık korkusu sebebiyle, %19,7’si ekonomik sebeplerle, %17,3’ü mevcut hastalığı sebebiyle, %14,5’i doktor önerisi nedeniyle ve %13,9’u çevre baskısı sebebiyle sigarayı bırakmayı istemektedir.

Tablo 1. Olguların genel özelliklerinin dağılımları

Olguların günde içtiği sigara adeti ortalaması 23,9±10,2’dir. Sigaraya başlama yaşları ortalaması 16,96±3,83’dür. Sigara kullanma süresi ortalaması 19,51±9,28’dir. Sigara bırakmayı deneme ortalaması 1,73±1,66’dır. Fagerström puanları 1 ile 10 arasında değişmekte olup, ortalaması 6,57±2,27’dir.

Tablo 2. Katılımcılarla ilgili bazı çalışma parametrelerinin dağılımları

Ölçek Puanları

İlk 14 sorudan oluşan alt boyut puanları 2 ile 30 arasında değişmekte olup, ortalaması 13,76±6,92’dir. Katılımcıların sağlık anksiyetesi alt boyut puanları %76,3’ünde (n=132) 20 puanın altında iken, %23,6’sında (n=41) 20 puan ve üstündedir. Toplam SAÖ puanları 2 ile 36 arasında değişmekte olup, ortalaması 17,34±8,55’dir. 

Sağlık anksiyete puanı ile yaş, VKİ, çocuk sayısı, son 6 aydır doktora gitme sayısı, günde içilen sigara sayısı, sigaraya başlama yaşı, sigara kullanma süresi, sigara bırakma girişimi sayısı ve FNBT puanı parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur. (p≥0,05). Bu parametreler ile ilgili korelasyon değerleri Tablo 3’te verilmiştir.

Tablo 3. Sağlık anksiyete puanı ile diğer çalışma parametreleri arasındaki korelasyonun değerlendirilmesi

Evli olanlarda, bekarlara göre sağlık anksiyete puan ortalaması daha yüksek olup istatistiksel olarak anlamlılığa yakın bulunmuştur (p=0,056).

Kadınlarda erkeklere göre, ilkokul ve ortaokul mezunlarında lise ve yüksekokul mezunlarına göre, çocuğu olanlarda olmayanlara göre, çalışmayanlarda çalışanlara göre, kronik hastalığı olanlarda ve olmayanlara göre, devamlı ilaç kullanımı olanlarda, olmayanlara göre sağlık anksiyete puan ortalamaları daha yüksek gözlenmekle birlikte bu gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

Mavi yakalı çalışanlar (18,2±8.23), beyaz yakalı çalışanlarla (15,58±8,01) karşılaştırıldığında sağlık anksiyetesi ortalama puanı yüksektir ama istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,085). Katılımcıların sağlık anksiyetesi ortalama puanları Tablo 4’te gösterilmiştir.

Tablo 4. Sosyodemografik ve kişisel özelliklere göre sağlık anksiyete puanının değerlendirilmesi

Okur-yazar olan olgular sayıları azlığı nedeniyle analiz dışı bırakılmıştır. Çocuk sayısı 4 olan olguların sayısı azlığı nedeniyle 3 ve üzeri şeklinde birleştirilmiştir. Öğrenci olan olgular sayıları azlığı nedeniyle analiz dışı bırakılmıştır.

Hastalık korkusu sebebiyle sigarayı bırakmak isteyenlerin sağlık anksiyete puan ortalaması, diğerlerinin ortalamalarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0,023).

Mevcut hastalık, çevre baskısı, doktor önerisi ve ekonomik sebeplerle sigarayı bırakmayı isteyenler ve istemeyenler arasında sağlık anksiyete puanı ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p≥0,05). Katılımcıların sigarayı bırakmayı isteme sebeplerine göre sağlık anksiyetesi puanları Tablo 5’te gösterilmiştir.

Tablo 5. Katılımcıların sigara bırakmayı isteme sebeplerine göre sağlık anksiyete puanının değerlendirilmesi

Sağlık anksiyetesi alt boyutu ortalamaları arasında kronik hastalığı olan (15,02±7,34) ve olmayanlar (13,11±6,63) arasında olarak istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p=0,086). 

Tartışma

Çalışmamızda katılımcıların %23,6’sında belirgin sağlık anksiyetesi vardır. Tyrer ve arkadaşları tarafından SAÖ kısa form alt boyut puanının 20 ve üstünde olması belirgin sağlık anksiyetesi olarak değerlendirilmiştir (8). Sağlık anksiyetesinin hafif formlarına sık rastlanmakta ve hastalık olarak kabul edilmemekle birlikte hipokondriyazis gibi şiddetli formları daha az görülmektedir. Bu kişilerde önemli bir hastalığı varmış gibi fiziksel semptomlar ortaya çıkmakta ve ciddi strese yol açmaktadır (15). Hipokondriyazisin genel popülasyondaki prevelansı bilinmemekle birlikte bazı çalışmalara göre birinci basamakta % 0.8 ve 4.5 arasında bildirilmiştir (16). Sağlık anksiyetesi belirgin olan hastaların hipokondriyazis açısından değerlendirilmesi gerekebilir. 

Adölesanlarda yapılan bir çalışmada, sigara içenlerde içmeyenlere göre 1.3 kat daha fazla depresyon ve 1.5 kat daha fazla anksiyete görüldüğü saptanmıştır (17). Adölesanlarla yapılan başka bir çalışmada sigara içme ile anksiyete bozuklukları, depresyon arasında ilişki gösterilmiştir ve sigara içen kızlarda anksiyete ve depresyon oranları erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur (18).

Anksiyete, depresyon ve sigara içme arasındaki ilişkiyi göstermek için yapılan çok sayıda longitüdinal çalışma ve metaanaliz, depresyon ve stresin sigaraya başlamayla ilişkili bağımsız risk faktörleri olduğunu göstermiştir (19,20).  Norveç’te yapılan geniş nüfus tabanlı bir çalışmada önceden sigara içen, halen sigara içmekte olan ve hiç sigara içmemiş olanlar içinde en fazla halen sigara içmekte olanlarda anksiyete ve depresyon görülmüştür (21).

Çalışmamızda 59 (%34,1) katılımcıda diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalık, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, tiroid hastalıkları ve benzeri bir kronik hastalık bulunmakla birlikte önceden depresyon ve anksiyete tanısı almış bireyler çalışmaya dahil edilmemiştir.

Tyrer ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada 21 aylık bir zaman diliminde farklı medikal dal polikliniklerine başvuran hastalara sağlık anksiyetesi kısa formu uygulanmış ve katılımcıların toplam %19,8’inde artmış sağlık anksiyetesi olduğu görülmüştür. Bu oranlar hastalıklara göre nörolojide %24,7, göğüs hastalıklarında %20,9, gastroenterolojide %19,5, kardiyolojide %19,1, endokrinolojide %17,5 olarak değişmektedir (8). Başka bir çalışmada Tip 1 ve Tip 2 Diyabet hastalarında ise %24,1 oranında sağlık anksiyetesi gösterilmiştir (22). Buna göre polikliniklere başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun sağlığıyla ilgili olarak önemli düzeyde ve normalin üstünde kaygıları bulunmaktadır (8). Bizim çalışmamızdaki belirgin sağlık anksiyetesi görülme oranı (%23,6) Tyrer ve arkadaşlarının ile Janzen Claude ve arkadaşlarının çalışmalarında yakın bulunmuştur (8,22). Hastalığı olan kişiler medikal durumun üstesinden gelecek yetenekte olmadıklarını veya hastalık durumuyla başa çıkacak yeterli kaynağa sahip olmadıklarını hissettiklerinde sağlık anksiyeteleri artmaktadır (7).

Türkiye’de yapılan bir çalışmada, fibromiyalji sendromu olan hastalarda depresyon ve sağlık anksiyetesini araştırılmış ve fibromiyalji sendromu olgularında SAÖ toplam ortalama puanı 23,50±10,78, kontrol grubunda ise 9,38±4,24 bulunmuştur (23). Bizim çalışmamızda ise katılımcıların toplam SAÖ puanı ortalaması 17,34±8,55 olarak bu çalışmadaki fibromiyalji sendromu olgularının ortalamasına yakındır.

Bir çalışmaya göre sigara bırakma motivasyonları sıklık sırasına göre, yasaklar ve çevre baskısı, yüksek sigara fiyatları, kötü koku, sağlıkla ilgili durumlar, hamilelik ve emzirme olarak sıralanmıştır. Mevcut hastalık veya yeni tanı koyulmuş hastalık gibi ileride hasta olabileceği korkusu da sigara bırakma için motivasyon olabilmektedir (24). Birçok çalışmada sağlıkla ilgili nedenler sigara bırakma için en önemli motivasyon olarak saptanmıştır (25). Başka bir çalışmada sağlıkla ilgili olarak kişisel sağlık problemleri, geleceğe yönelik genel sağlık endişeleri, bir aile üyesinin hastalığı ve doktor tavsiyesi gibi sağlıkla ilgili 4 grup durum gelecekte oluşabilecek sağlık problemleri içinde en içinde en önemli sigara bırakma motivasyonu olarak görülmüştür (26). Çalışmamızda da benzer sonuçlar bulunmuştur. Olguların %76,9’u hastalık korkusu sebebiyle, %19,7’si ekonomik sebeplerle, %17,3’ü mevcut hastalığı sebebiyle, %14,5’i doktor önerisi nedeniyle ve %13,9’u çevre baskısı sebebiyle sigarayı bırakmayı istemektedir. Gelecekte hasta olma endişesi en fazla sigara bırakma sebebi olarak görünmektedir. Aynı zamanda bir hastalığa yakalanma korkusuyla sigara bırakmak isteyenlerde sağlık anksiyetesi anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur.

Çalışmamızda olguların %34,1’inde kronik bir hastalık mevcuttu. Kronik hastalığı olan olgularda sağlık anksiyetesi puanı ortalaması, olmayan gruba göre daha yüksek gözlenmekle birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Bazı çalışmalarda kronik hastalığı olan kişilerde sağlık anksiyetesinin  yüksek düzeyde ölçülebileceği söylenmiştir (8) ancak SAÖ’ nin faktör yapısını inceleyen bir çalışmada medikal durumu bulunan ve bulunmayanlar arasında temel bir fark olmadığını gösterilmiştir (7).

Janzen Claude ve arkadaşlarının diyabetli hastalarda yaptığı çalışmada sağlık anksiyetesinin daha genç kişilerde, kadınlarda, bekarlarda ve yeni diyabet tanısı alan hastalarda daha yüksek olduğu gözlenmiştir (22). Bizim çalışmamızda ise sağlık anksiyetesi yaşla ilişkili bulunmamıştır.

Çalışmamızda kadınlarda ve evlilerde sağlık anksiyetesi puanları daha yüksek gözlenmekle birlikte her ikisi de istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bazı demografik gruplar arasında da farklar olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı gözlenmemiştir. Kadın ve evli bireyler dışında, çocuğu olan kişilerde olmayanlardan, mavi yakalı çalışanlarda beyaz yakalı çalışanlardan, ilkokul ortaokul mezunlarında, lise ve yüksekokul mezunlarından daha yüksek sağlık anksiyetesi ortalamaları saptanmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. 

Sağlık anksiyetesinin hafif formları kişiyi tıbbi yardım alma konusunda motive edebileceği gibi daha ileri kaygı durumlarında sosyal hayatta bozulmaya, mesleki fonksiyon kaybına, sağlıkla ilgili azalmış yaşam kalitesine ve sık sağlık kuruluşlarına başvuruya sebep olmaktadır (27,1,28). Diyabet hastalarıyla yapılan çalışmada sağlık anksiyetesi, kişisel bakım aktivitelerinden diyet ve egzersizin azalmasıyla ilişkili bulunmuş ve bunun da medikal hastalığı olanlarda sağlık anksiyetesinin faydalı olduğuna dair literatürü desteklemediği görülmüştür (22). Anksiyete bozuklukları olan bireylerde genel popülasyona göre sağlık anksiyetesi daha yüksek oranda görülmektedir (29). Bazı hastalık gruplarında sağlık anksiyetesi artmış genel anksiyete ve fiziksel yetersizlik ile ilişkili bulunmuştur (30,31).

Çalışmamızın sınırlılıkları vardır. Kontrol grubu olmadığı için sigara içilmeyen grupla sağlık anksiyete düzeylerini karşılaştırılamamıştır. Diğer anksiyete ölçekleri kullanılmamıştır ve katılımcıların genel anksiyete düzeyleri ile sağlık anksiyete düzeyleri karşılaştırılamamıştır.

Sonuç

Sonuç olarak sigara bırakma polikliniğine başvuran kişilerde belirgin sağlık anksiyetesi oranları %23,6 olup yüksek gözlenmiştir, bunun yanında nikotin bağımlılık düzeyleri, günlük içilen sigara miktarları, başlama yaşı, sigara içilen yıl sayısı gibi sigara kullanımı ile ilgili özellikler sağlık anksiyete puanları ile ilişkili bulunmamıştır. Cinsiyet, yaş, medeni durum ve benzeri demografik grupların karşılaştırılmasında sağlık anksiyetesi puanlarında farklar görülmekle birlikte istatistiksel olarak anlamlı saptanmamıştır. Ayrıca kronik hastalığı olan ve olmayan gruplar arasında sağlık anksiyetesi düzeyleri arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Sigara bırakma sebepleri arasında sorgulanan hastalık korkusu nedeniyle sigara bırakmak isteyenlerde sağlık anksiyetesi düzeyleri diğer gruba göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Sigara içme alışkanlıklarının sağlık anksiyetesi üzerine etkisi ve sağlık anksiyetesinin sigara bırakma davranışı üzerine olumlu ve olumsuz etkilerini araştırmak için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Ayrıca sağlık anksiyetesinin belirli medikal durumlarda yüksek olmasının sebepleri de araştırılabilir. 

Teşekkür

Çalışmamızın istatistiksel analizini yapan Ebru Osmanoğlu’na değerli katkısı için teşekkür ederiz. Çalışmamız kısmi olarak 11. İstanbul Aile Hekimliği Kongresi 2017 ve 11. Aile Hekimliği Güz Okulu, Antalya, 2017’de poster olarak sunulmuştur. Çalışmada herhangi bir çıkar çakışması yoktur. Çalışmada fon ya da finans kaynağı bulunmamaktadır.

Kaynaklar

1. Asmundson GJ, Abramowitz JS, Richter AA, Whedon M. Health anxiety: current perspectives and future directions. Curr Psychiatry Rep 2010;12(4):306–12.

2. Ferguson E. A taxometric analysis of health anxiety. Psychol Med 2009;39(2):277–85.

3. Salkovskis PM, Rimes KA, Warwick HM, Clark DM. The health anxiety inventory: development and validation of scales for the measurement of health anxiety and hypochondriasis. Psychol Med 2002;32(5):843–53.

4. American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders, fourth edition, text revision. Washington DC: American Psychiatric Publishing; 2000. 886 p.

5. American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders. 5th ed. Arlington VA: American Psychiatric Publishing; 2013. 991 p.

6. Goodwin L, Fairclough SH, Poole HM. A cognitive-perceptual model of symptom perception in males and females: the roles of negative affect, selective attention, health anxiety and psychologi¬cal job demands. Journal of Health Psychology 2013;18(6):848-57.

7. Alberts NM, Sharpe D, Kehler MD, Hadjistavropoulos HD. Health anxiety: comparison of the latent structure in medical and non-medical samples. J Anxiety Disord 2011;25(4):612–4.

8. Tyrer P, Cooper S, Crawford M, Dupont S, Green J, Murphy D, et al. Prevalence of health anxiety problems in medical clinics. J Psychosom Res 2011;71(6):392–4.

9. Alberts NM, Hadjistavropoulos HD, Jones SL, Sharpe D. The Short Health Anxiety Inventory: a systematic review and meta-analysis. J Anxiety Disord 2013;27(1):68–78.

10. Hedman E, Ljótsson B, Andersson E, Andersson G, Lindefors N, Rück C, et al. Psychometric properties of internet-administered measures ofhealth anxiety: an investigation of the Health Anxiety Inventory, the IllnessAttitude Scales, and the Whiteley Index. J Anxiety Disord 2015;31:32-7. doi: 10.1016/j.janxdis.2015.01.008

11. LeBouthillier DM, Thibodeau MA, Alberts NM, Hadjistavropoulos HD, Asmundson GJ. Do people with and without medical conditions respond similarly to the Short Health Anxiety Inventory? An assessment of differential item functioning using item response theory. Journal of Psychosomatic Research 2015;78(4):384-90.

12. Aydemir O, Kirpinar I, Sati T, Uykur B, Cengisiz C. Reliability and validity of the Turkish Version of the Health Anxiety Inventory. Arch Neuropsychiatr 2013;50(4):325–331.

13. Karaer EO, Aktaş S, Aslan S. Panik Bozukluğunda Sağlık Kaygısı Envanteri (Haftalık Kısa Form) Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması. Klinik Psikiyatri Dergisi 2012;15(1):41-48.

14. Prochaska JJ, Spring B, Nigg CR. Multiple health behavior change research: an introduction and overview. Preventive Medicine 2008;46(3):181-8.

15. Bradley LA, Mckendree-Smith NL.Central nervous system mechanisms of pain in fibromyalgia and other musculoskeletal disorders: behavioral and psychologic treatmentapproaches. Curr Opin Rheumatol 2002;14(1):45–51.

16. Magariños M, Zafar U, Nissenson K, Blanco C. Epidemiology and treatment of hypochondriasis. CNS Drugs 2002;16(1):9–22.

17. Byeon H. Association among smoking, depression, and anxiety: findings from a representative sample of Korean adolescents. PeerJ 2015;3:e1288. doi:10.7717/peerj.1288

18. Richardson A, He JP, Curry L, Merikangas K. Cigarette smoking and mood disorders in U.S. adolescents: sex-specific associations with symptoms, diagnoses, impairment and health services use. J Psychosom Res 2012;72(4):269-75. 

19. Chation MO, Cohen JE, O’Loughli J, Rehm J. A systematic review of longitudinal studies on the association between depression and smoking in adolescents. BMC Public Health 2009;9:356. doi: 10.1186/1471-2458-9-356.

20. Martinez-Hernaez A, Abbas I. Adolescent smoking and depression/anxiety disorders: evidence for a bidirectional association. European Psychiatry 2015;30(suppl 1):191. 

21. Mykletun A, Overland S, Aarø LE, Liabø HM, Stewart R. Smoking in relation to anxiety and depression: evidence from a large population survey: the HUNT study. Eur Psychiatry 2008;23(2):77-84.

22. Janzen Claude JA, Hadjistavropoulos HD, Friesen L. Exploration of health anxiety among individuals with diabetes: prevalence and implications. J Health Psychol 2014;19(2):312-22.

23. Uçar M, Sarp Ü, Karaaslan Ö, Gül AI, Tanik N, Arik HO. Health anxiety and depression in patients with fibromyalgia syndrome. Journal of International Medical Research 2015;43(5):679–85.

24. Buczkowski K, Marcinowicz L, Czachowski S, Piszczek E. Motivations toward smoking cessation, reasons for relapse, and modes of quitting: results from a qualitative study among former and current smokers. Patient Prefer Adherence 2014;8:1353-63. doi:10.2147/PPA.S67767.

25. McCaul KD, Hockemeyer JR, Johnson RJ, Zetocha K, Quinlan K, Glasgow RE. Motivation to quit using cigarettes: a review. Addict Behav 2006;31(1):42-56.

26. Sieminska A, Buczkowski K, Jassem E, Lewandowska K, Ucinska R, Chelminska M. Patterns of motivations and ways of quitting smoking among Polish smokers: a questionnaire study. BMC Public Health 2008;8:274. doi:10.1186/1471-2458-8-274

27. Taylor S, Asmundson GJG. Treating health anxiety: a cognitive-behavioral approach. New York: Guilford; 2004. 299 p.

28. Bobevski I, Clarke DM, Meadows G. Health anxiety and its relationship to disability and service use: findings from a large epidemiological survey. Psychosomatic Medicine 2016;78(1):13–25.

29. Asmundson GJ, Taylor S, Cox BJ. Health anxiety: clinical and research perspectives on hypochondriasis and related conditions. New York: Wiley; 2002. 440 p.

30. Tang NKY, Salkovskis PM, Poplavskaya E, Wright KJ, Hanna M, Hester J. Increased use of safety-seeking behaviors in chronic back pain patients with high health anxiety. Behaviour Research and Therapy 2007;45(12):2821–35.

31. Vranceanu AM, Safren SA, Cowan J, et al. Health concerns and somatic symptoms explain perceived disability and idiopathic hand and arm pain in an orthopedics surgical practice: a path-analysis model. Psychosomatics 2010;51(4):330–7.


Download Full Text Add to Favorite