EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 109,041

 

Hekimlik Pratiğinde Etkili İletişimin Yeri

The Place of Effective Communication in The Practice of Medicine

Duygu Çiftetepe Öztürk, Hamdi Nezih Dağdeviren

 

How to cite / Atıf için: Çiftetepe Öztürk D, Dağdeviren HN. Hekimlik Pratiğinde Etkili İletişimin Yeri. Euras J Fam Med 2018;7(2):41-46

 

Review / Derleme


ÖZET

Hekimlik, insanın var oluşu ile başlayan ve insanlara sağlıkları ile ilgili yardımcı olabilmek için onlarla devamlı iletişim halinde bulunulması gereken önemli bir meslek grubudur. Hekimlerin hastalarını etkin dinleyen, etkili konuşan, aralarındaki iletişime engel olabilecek her türlü durumu ortadan kaldıran iletişim tekniklerine sahip olması beklenir. İletişimin doğuştan kazanılan bir yetenek olmayıp, süreç içerisinde kazanılan ve geliştirilebilen teknikler bütünü olması önemini arttırır. Hekim ile hastası arasındaki ilişki zaman içerisinde, hekimin talimatlarının hasta tarafından sorgusuz uygulandığı doktor merkezli yaklaşımdan uzaklaşarak, şikayetleri hakkında birçok kaynaktan, teknolojik imkanlardan faydalanarak bilgiler edinen ve muhtemel hastalığıyla ilgili kendisine yol gösterilmesini bekleyen hasta profiline doğru bir gelişim yaşamaktadır. Hekimlik pratiğinde etkili iletişimin önemi her geçen gün artmaktadır. Bu durumda hekimlerin gerek hizmet içi eğitimlerle, gerekse kişisel olarak etkili iletişim becerilerini geliştirmesi önem kazanmıştır.

Anahtar kelimeler: iletişim, doktor hasta ilişkileri, aile hekimliği

ABSTRACT

Medical profession is an important group of professions that begins with the existence of human beings and must be in constant communication with people in order to help them with their health. It is expected that, physicians must possess communication techniques for effectively listening to their patients, speaking effectively, and removing any situations that may interfere with communication between them. Communication is not an innate skill, it is a collection of techniques that can be acquired and developed in the process and that increases its importance. Over time the relationship between the physician and the patient is getting away from the doctor-centered approach where the physician's instructions are applied unquestioningly by the patient and it is developing towards the patient profile who is obtaining information from many sources, including utilizing technological opportunities, about his complaints and waiting to be guided about his possible illness. The importance of effective communication in the practice of medicine increases day by day. In this case, it has become important for physicians to develop effective communication skills, either through personal development or with in-service trainings.

Keywords:communication, physician-patient relations, family practice


 

İletişim, insanın karşısındaki kişilerin fikirlerini, düşüncelerini anlamaları ve kendi fikirlerini de karşısındaki kişilere aktarabilmesi için gerekli ifadelerin bütünüdür. Bu bağlam da iletişimin kişi ve toplum için yaşamsal bir değeri vardır (1). İnsanların iç içe olduğu sağlık hizmetlerinde, hem sağlık çalışanları hem de hasta ve hasta yakınlarıyla, etkili bir iletişim kurulabilmesi şarttır. Sağlık hizmeti sağlayıcılarının hastaları ile kurdukları iletişimin amacı; hastanın tıbbi öyküsünü alıp, tanısını koyarak, uygulayacağı tedaviye karar vermek ve bu tedavinin hasta tarafından düzenli uygulanmasını sağlayarak sağlık bakımının etkinliğini arttırmaktır (2).

Etkili bir iletişim becerisine sahip hekim; karşısındakilerle yapıcı ilişkiler kurup, karşılaştıkları problemlere daha sağlıklı ve etkili çözümler üretir (3).Hekim hastası ile etkili iletişim kuramazsa; hastanın ne ifade etmek istediğini anlayamaz ve hekim kendini hastasına ifade etmekte yetersiz kalır. İletişim eksikliğinin sebep olduğu eksik veya yanlış tanı, tıbbi uygulama ile ilgili hata ve aksaklıkları beraberinde getirir. Bu açıdan hekimlerin etkili iletişim kurmaları beklenir ve önemlidir (4,5).

Aile hekimlerinin etkili iletişim becerilerine sahip olması beklenen temel yetenekler arasındadır. Aile Hekimliği bir disiplin olarak; kişilerin sağlık ihtiyaçlarını fiziksel, ruhsal, kültürel, toplumsal ve varoluşsal (spiritüel) boyutlarıyla ele alır. Kişi, ailesi ve topluma yönelik olan sağlık ihtiyaçlarını ve sağlık beklentilerini bütüncül ve hasta merkezli yaklaşım ile etkin iletişim kurarak karşılar (6,7).

Aile sağlığı merkezleri, bireylerin sağlık hizmeti ile karşılaşmada ilk tıbbi temas noktasıdır. Burada kurulan etkili hekim-hasta ilişkisi, sunulan hizmetin etkinliği ve kalitesi ile koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini önemli ölçüde etkiler (6). Hekim ile hasta arasında kurulan doğru iletişimle hasta memnuniyeti artar ve buna paralel olarak hastanın sağlık uygulamalarından aldığı olumlu sonuçlarda da artış gözlenir (8). Hastaların sağlığa bakış açısının ve beklentilerinin ne ölçüde karşılandığını gösteren hasta memnuniyeti, sunulan sağlık bakımının kalitesi ve sonuçlarını gösterir (9,10).

Aile hekimleri; kendisine başvuran hastaları tıbbi olarak bilgilendirir, şikayetlerini dinler ve anlar, hastasının güvenini kazanarak sağlıkla ilgili öz yönetim kazanmasını sağlar, tavsiyelere ve tedaviye uyum sağlamasına yardım ederek, sağlıkla ilgili kararlara katılım göstermesini sağlar (8). Hekim ile hasta arasında kurulan etkili iletişim, hastanın tıbbi bilgileri anlamasını kolaylaştırır; bunun yanında hastaların algılarını, beklentilerini ve ihtiyaçlarını daha iyi tanımlamalarını sağlar. Hekiminin iyi iletişim kurduğunu belirten hastalar bilgi paylaşmak, önerileri takip etmek ve tedaviye uyum sağlamak gibi tıbbi konularda memnuniyetlerinin yüksek olduğunu bildirmektedirler (11,12). Hekimler iletişim eğitimi aldıklarında hastalarının aynı hekime başvurma  oranlarında ve aynı hekime olan bağlılıklarında olumlu yönde artış olduğu gözlenmektedir (13).

Günümüzde yoğun toplumsal yaşamla birlikte etkili iletişimin sağlık hizmetlerinde kullanılması önem kazanmıştır. Karşılıklı bilgi alışverişinin yoğun olduğu bu çoklu yapıda, hasta ve hasta yakınlarının belli bir stres ortamında şikayetleriyle başvurmaları, kişilerin bu stres ortamına iş, eğitim, aile, sosyal yaşam gibi bir çok kişisel unsurlarında eklenmesi iletişim karmaşasına ve takibinde iletişim sorunlarına dönüşebilir. Buna ek olarak sağlık hizmet sunumunda yapılan değişiklikler iletişim ihtiyacını daha da arttırır. Bu şartlarda etkili iletişim becerilerine sahip olmak günümüz sağlık hizmet sunumunda zorunluluk haline gelmiştir (14).

İletişim becerileri doğuştan sahip olunan bir yetenek olmayıp, zaman içinde kazanılan teknikler bütünü olduğundan öğrenilebilir olması yaşamsal bir öneme sahiptir. Hekimler açısından iletişim becerisi; hastaya ayırdıkları zaman, hastaya yaklaşımları, kullandıkları dil, uyguladıkları vücut dili dahil bir çok faktörden etkilenir. İletişimde ne söylenildiği yanında, nasıl söylenildiği de önemlidir (8,15).

Hasta ile hekim arasındaki iletişim, bir başkası tarafından temsil edilemez nitelikte olup, temel klinik bir işlevi vardır. Hastaların endişe ve kaygılarının dinlendiği, aktif dinleme basamağı iletişim becerileri içerisinde en zor ve en önemli basamaktır ve hekimde olması istenen en önemli niteliklerdendir. Aktif dinleyici olmak, karşıdan gelen tüm bilgileri, sözlü mesajları, sözsüz mesajları, dil sürçmelerini, ses tonunu, yüz ifadesini, vücut hareketlerini, vücut dilini içeren iletilerin tamamını toplayabilmeyi bunun için de hastaya konsantre olmayı gerektirir (8,16).

Dil iletişimde birinci araçtır ama yalnızca sözcükler iletişimde yeterli değildir. Yüz ifadeleri, jestler ve mimikler, göz hareketleri, el/kol hareketleri, davranış, dokunuş, mesafe, kişisel mekân ve görünüş gibi kavramlar sözsüz iletişim süreçleri arasındadır. Tüm bunların hekim tarafından etkin ve doğru kullanımı ve hasta tarafından bu mesajın algılanması için sözsüz iletişim becerilerine sahip olmak gerekir. Sözsüz iletişim sözlü iletişime göre hasta üzerinde daha çok etki bırakır. Bir bakış, başın bir hareketi, bir mimik duygu ve düşünceleri sözcüklerle ifade etmekten daha fazla anlam taşımaktadır (8,17,18).

Sağlık hizmetlerinde etkili bir iletişim kurmak için sözsüz iletişim, başka bir ifadeyle beden dili kullanımı önemlidir. Sözsüz iletişim hasta üzerinde olumlu etki bırakır ve hekime olan güveni arttırır (19,20). Sözsüz iletişimin terapötik ilişki ile ilgili olduğu, hastaların hekimlerinin tıbbi tavsiyesine uyumu ve ilaç uyumunu artırdığı, klinik sonuçlarda iyileşme ve hasta memnuniyetinde artış sağladığı gözlenir (21).

Hastayla hekim arasında hekimin tıbbi bilgilerinin daha fazla olduğu ve bu bilgileri kullandığı, hastanın bedeniyle, kendisiyle ve iç dünyasıyla ilgili önemli ve özel durumları anlattığı, iki kişi arasında eşit seviyede olmayan bir ilişki kurulur; bu nedenle hastanın hekime duyduğu güven çok önemlidir. Bu güven sayesinde iletişimi aktarım sürer. Hastanın, hekimin kendisine dürüst davranacağı ve hasta haklarını gözeteceği konularında beklentisi vardır. Güven duygusunu etkileyen öğeler arasında hastanın hekim hakkındaki olumlu izlenimleri, görüşme süresinin yeterli olması, hekimin hasta merkezli iletişim kurması, hekimin hastayı bilgilendirme düzeyi gibi faktörler vardır (17,22).

Hekim hastası ile ilk karşılaştığı andan itibaren hasta açısından ilk izlenimini oluşturur. Hastası ile ilk karşılaşmada hekim kendine güvenen sıcak bir gülümseme ve dozunda bir el sıkışma ile hastayı karşılamalıdır. Fiziksel görünüş ve hekimin duruşu sözel olmayan iletişimde önemli bir yer alır. Bu yüzden hekimler olumlu ve yerinde bir ön izlenim sağlamak için her zaman bakımlı olmalı, dış görünüş ve giyim kuşamına önem vererek beden dilini etkili kullanmalıdır (8,19). Yüz ifadesi, mimikler, jest ve vücut hareketleri ve fiziksel görünümü içeren sözsüz iletişimin hekim tarafından etkin kullanılması ilk klinik karşılaşmayı olumlu etkiler, hastaların hekimle ilgili olumlu geri bildirimleri artar ve sonraki hasta hekim karşılaşmasındaki olumlu ilişkinin kurulmasında önemli rol oynar (17).Tıbbı uygulamaların temeli ilk karşılaşma anından itibaren başlayan sözsüz iletişim, beden dili ile kurulur. Güçlü bir hekim hasta iletişimi tıbbi uygulamalardaki başarı oranını etkiler (23).

Hekimle hasta düşünce ve duygularının birbirlerine aktarmak için bir takım bilgi ve semboller içeren mesajlar üretir ve karşısındakinin bunu algılayıp yorumlayarak geribildirim yapması beklenir (24,25).Anlaşılamayan her mesaj bu süreçte iletişimi engeller. Hekim tıbbi terminoloji kullanarak hastasına tıbbi bilgi veriyorsa, verdiği mesaj hasta tarafından algılanamayacağından iletişim süreci olumsuz etkilenir. Benzer olarak beden dilini çözmemiş bir hekim, hastasının bu yolla verdiği mesajı anlayamaz ve hastasının sorununu çözemez (26,27). Yetenek ve bilgi açısından donanımlı bir hekim, hastası ile etkili bir iletişim kuramıyorsa klinik olarak aldığı sonucun zayıf olacağı aşikardır (8,16).Özellikle daha iyi sağlık hizmeti verilmesi açısından hasta-hekim arasındaki iletişime engel olacak durumların azaltılması önemlidir (23).

Hekimler ilk 18 saniyede hastasının kendisini ifade etmesini beklemeden sözünü kesmektedir. Bu durum görüşmelerin %69’unda böyledir. Hastaların hekimler tarafından sözü kesilmeden ilk şikayetlerini aktarmak için sadece 18 saniyeleri olduğu görülmektedir. Çoğu zaman da hekimlerin hastasının sadece bir şikayetini söyledikten sonra hastanın sözünü keserek iletişimi durdurduğu saptanmıştır. Hasta şikayetlerine odaklanıp kendi ifadesi ile sağlığı hakkında daha fazla bilgi vermeye çalışırken, hekimler soru sorarak hastanın sözünün kesilmesine ve hastanın dikkatini dağıtarak odaklanmasının bozulmasına sebep olabilir. Bu yüzden hasta şikayetlerini anlatırken konuyu daha iyi anlamak, bir durumu netleştirmek, hastanın kaygısını azaltmak veya hastaya güvence sunacak ise hastanın sözü kesilebilir (8).

Tüm görüşmelerde olduğu gibi hasta-hekim görüşmelerinde de bazı hedefler bulunur; öncelikle hastanın tanısının konarak, gerekli tedavi için ortak hareket ederek, etkili bir iletişim kurulması esastır. Hastanın bireysel değerleri, kültürü ve yaşam biçimi tedavi süreçlerini pozitif veya negatif yönlerden etkileyeceği için hekimin bu değerlerin farkında olması çok önemlidir. Hastasını sosyal bir varlık olarak değerlendirip, yapılacak müdahale ve işlemler sürecine hastasını da dahil etme hekimin önemli bir sorumluluğudur (28).

Hastalarının iletişim tercihlerini anlayan, demografik, psikolojik, sosyal ve tıbbi değişkenlerinin farkında olan hekimlerin hastasına özgü iletişim modelini uygulamasının yararlı olduğu ve hasta memnuniyetini arttırdığı gözlenmiştir (29). Günümüzde sağlık hizmetlerinde, hastanın düşünce ve değerleri giderek artan bir etki oluşturmaktadır. Hastanın sağlık hizmetlerinden beklentilerinin artması, tıbbi sonuçlarda olan belirsizlikler, hastaların şikâyetleri ile ilgili bilgilere teknolojik imkanlar dâhilinde kolay ulaşması gibi bir çok etken, hekimin hastası ile birlikte karar vermesi yönünde hareket etmesine neden olmuştur (30).

Hekimlik mesleği, zaman içerisinde hekim ile hastası arasındaki ilişkide, hekimin talimatlarının hasta tarafından sorgusuz uygulandığı doktor merkezli yaklaşımdan uzaklaşarak, şikâyetleri hakkında birçok kaynaktan, teknolojik imkânlardan faydalanarak bilgiler edinen ve muhtemel hastalığıyla ilgili kendisine yol gösterilmesini bekleyen hasta profiline doğru bir gelişim yaşamaktadır (31,32).

İletişimle ilgili pek çok bileşen geniş olarak tariflenmiş olup bir çoğu aile hekimliği sağlık hizmeti sunumunda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Uygun bir iletişim, hekim ile hasta merkezli yaklaşımları bütünleştirmektedir. Hekimleri ile aralarındaki iletişimin iyi olduğunu belirten hastalar, bilgilerin aktarılmasında ve hekimin verdiği tedavilerin uyumlu olarak takip edilmesi gibi sağlık bakımı hizmetlerinden memnun olduklarını ifade etmektedirler.11Hasta merkezli yaklaşımda, hastaların sağlık durumları ile ilgili yapılacak tedavi kararlarının hastaya bırakılması hekimlerin tıbbi bilgilerine dayalı olarak vereceği hizmetten vazgeçtiği anlamına gelmez. Hastayı klinik karar verme sürecine dahil etme ve hastanın gündemini belirlemeyi içerir. Hasta merkezli yaklaşımda hekim hasta arasında güç paylaşımı ve dengesi vardır. Hekim ile hastanın karşılıklı ve dengeli bir iletişim kurduğu hasta merkezli yaklaşım, daha çok tercih edilen bir yaklaşım olarak kabul görmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalar hasta merkezli yaklaşım modelinin birinci basamak temel sağlık hizmetlerini başarılı kılmasında büyük rol aldığını desteklemektedir (31).

Sağlık hizmetlerinde iletişim becerilerinin uygulanması anlamlı ve güvenilir bir ilişkinin önemli bir parçasıdır ve karşılıklı olarak fayda sağlar. Hastasının şikayetlerinin hekim tarafından iyi anlaşılması doğru tanı açısından önemlidir. Bu durum hekimin öneri ve tedavilerine hastanın uyumunu arttırır. Hekimin iş ile ilgili tatminini arttırdığı gibi hastanın da iyileşmesini sağlayarak hastanın yaşam kalitesi üzerinde pozitif etkileri vardır (17,18).

Hekim ile hastası arasındaki etkili iletişim, hastanın aynı hekime gitmesini ve sağlık sürekliliğini arttıracaktır. Bu süreç içerisinde hastası hakkında daha fazla gözlem yapma imkânı bulan hekim, hastasının şikâyetlerine çözüm noktasında daha etkili olacaktır. Hastasının son durumu hakkında fikir sahibi olan ve güncel bilgilere sahip olan hekim gereksiz tahlil ve tetkikleri istemeden hastasının tedavisini gerçekleştirecektir. Komplikasyonsuz, ekonomik, etkili ve hızlı bir tedavi sağlayarak hastaların iyileşmelerine yardımcı olmak için, iletişim becerileri konusunda yeterli düzeyde eğitim almış birinci basamak hekimlerin bulunması ve bunların hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi gereklidir (33,34).

Sonuçta hekimlik pratiğinde etkili iletişimin önemi her geçen gün artmaktadır. Hastaların tedaviye uyumları, sağlık sonuçlarının yükselmesi, memnuniyet düzeylerinin artışı bunun somut göstergesidir. Hekimin anlaşılır bir dil kullanma, aktif dinleme, beden dilini etkin kullanma, iletişime engel olan unsurların farkında olma gibi etkili iletişim becerilerine sahip olması için gerek hizmet içi eğitimlerle, gerekse kişisel olarak kendisini geliştirilmesi önem kazanmıştır.

 

Kaynaklar

1. Kaptanoğlu AY. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde iletişim kavramı ve iletişim becerileri. Ünlüoğlu İ, Kaptanoğlu AY, Özer C (Editörler). Aile sağlığı merkezi yönetimi. İstanbul: Akademi Yayınevi; 2012:262-76.

2. Aşçı Ö, Hazar G, Yılmaz M. Sağlık yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri ve ilişkili değişkenler. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2015;6(3):160-5.

3. Erci B, Çokbekler N, Kevser I. Aile sağlığı merkezlerinde çalışmakta olan ebe ve hemşirelerin iletişim becerilerinin değerlendirilmesi. Bozok Tıp Dergisi 2017;7(1):49-53.

4. McWhinney IR, Freeman T. Hasta-hekim iletişimi. Gündal AD (çeviri ed.) McWhinney’in aile hekimliği. 4. baskı. Adana: Çukurova Nobel Tıp Kitabevi; 2016:173-202.

5. Kee JWY, Khoo HS, Lim I, Koh MYH. Communication skills in patient-doctor interactions: learning from patient complaints. Health Professions Education 2018;4(2):97-106.

6. Ungan M, Özdemir K. Aile hekimliği ağacı. Turkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2016;7(6):8-14.

7. Sucaklı MH. Akut hastalık yönetiminin psikososyokültürel ve varoluşsal boyutu. TJFMPC 2014;8(4):117-23.

8. Rakel RE. Establishing rapport. In: Rakel RE, Rakel DP (eds). Textbook of family medicine. 9th.ed. Philadelphia: Elsevier Saunders; 2016:141-56.

9. Marcinowicz L, Chlabicz S, Grebowski R. Patient satisfaction with healthcare provided by family doctors: primary dimensions and an attempt at typology. BMC Health Services Research 2009;9(63):1-5.

10. Biçer Şahin B, Görpelioğlu S, Yıkılkan H, Akbıyık D, Aypak C. Reliability and validity of Turkish version of scale of patient overall satisfaction with primary care physicians (SPOSPCP). TJFMPC2017;11(3):159-63.

11. İğde FA, Şahin G. Aile hekimliğinde hasta hekim görüşmesi. Turkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2017;8(2):103-6.

12. Arda H, Ertem M, Baran G, Durgun Y. Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde çalışan hekim ve hemşirelerin hasta iletişimi konusundaki görüşleri. İÜFN Hem Derg 2007;15(59):68-74.

13. Nakanishi T. Disclosing unavoidable causes of adverse events improves patients’ feelings towards doctors. Tohoku J Exp Med 2014;234(2):161-8.

14. Aydın BA, Şahin E. Hastanede hasta ve yakınları düzeyinde görülen iletişim problemlerinin çözümüne yönelik bir model önerisi. OÜSOBİAD 2017:64-94.

15. Kumcağız H, Yılmaz M, Çelik SB, Avcı, İA. Hemşirelerin iletişim becerileri: Samsun ili örneği. Dicle Tıp Dergisi 2011;38(1):49-56.

16. Chung H, Lee H, Chang DS, Kim HS, Lee H, Park HJ, et al. Doctor's attire influences perceived empathy in the patient-doctor relationship. Patient Education and Counseling 2012;89(3):387-91.

17. Ranjan P, Kumari A, Chakrawarty A. How can doctors improve their communication skills? JCDR 2015;9(3):JE01-4

18. Özkan Z. Hasta iletişiminde beden dilinin gücü. Zeynep Kamil Tıp Bülteni 2008;39(2):87-91.

19. Yengil E. Beden dili ve iletişim becerilerinde pratik önemi. Ünlüoğlu İ, Kaptanoğlu AY, Özer C (Editörler). Aile hekimliğinde iletişim. İstanbul: Akademi Yayınevi; 2013:107-14.

20. Bingöl G, Demir A. Amasya Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri. Göztepe Tıp Dergisi 2011;26(4):152-9. 

21. Wong CKM, Yip BHK, Mercer S, Griffiths S, Kung K, Wong MCS, at al. Effect of facemasks on empathy and relational continuity: a randomised controlled trial in primary care. BMC Family Practice2013;14(1):200.

22. Atıcı E. Hasta-hekim ilişkisini etkileyen unsurlar. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2007;33(2):91-6.

23. Doğan E, Hıdıroğlu S, Karavuş M. Birinci basamak hekimlerinin hastalarla ilgili karşılaştıkları sorunların değerlendirilmesine yönelik niteliksel bir araştırma. İTPF 2017;8(1):2-10.

24. Balcıoğlu H. Ünlüoğlu, İ. İletişimin temelleri. Turkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2017;8(2):111-5.

25. Buluş M, Atan A, Sarıkaya HE. Effective communication skills: a new conceptual framework and scale development study. IOJES 2017;9(2):1-16.

26. Soysal A, Öke P, Yağar F, Tunç M. Örgütsel iletişim ve iş tatmini düzeylerinin incelenmesi: bir özel hastane örneği. Selçuk Ün Sos Bil Ens Der2017;(37):243-53.

27. T.C. Milli Eğitim Bakanlığı [internet]. Sağlık hizmetleri iletişim süreci [cited: 2018 Jul 5]. Available from: http://www.megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/moduller/%C4%B0leti%C5%9Fim%20S%C3%BCreci.pdf

28. Emanuel EJ, Emanuel LL. Four models of the physician-patient relationship. JAMA 1992;267(16):2221-6.

29. Fujimori M, Akechi T, Uchitomi Y. Factors associated with patient preferences for communication of bad news. Palliative & Supportive Care 2017;15(3):328-35.

30. Özçakır A. Hekim-hasta ilişkisi: karar verme sürecinde hastanın yeri. Turkiye Klinikleri Journal of Medical Sciences 2014;24(4):411-5.

31. Kıyunat Z, Dağdeviren HN. Hasta merkezli yaklaşım. Turkiye Klinikleri J Fam Med-Special Topics 2017;8(2):89-92.

32. Gülcemal E, Keklik B. Hastaların hekimlere duydukları güveni etkileyen faktörlerin incelenmesine yönelik bir araştırma. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2016;8(14):64.

33. Aktürk Z, Dağdeviren N (Editörler). Aile hekimliğinin kilometre taşları Millis ve Willard raporları. İstanbul: TAHUD Yayınları; 2004:114-25.

34. Jones M. Communicating with patients. In: Ungan M, Steylaerts C (Eds.). World book of family medicine-European edition. Slovenia: WONCA Europe; 2015:13-5.


Download Full Text Add to Favorites