EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 64,299

 

Archive


Subklinik Hipertiroidinin Bir Yıllık Seyrinin Değerlendirilmesi
Subclinical Hyperthyroidism: Evaluation of One Year Follow-Up
Selin Çakmak, Hayriye Esra Ataoğlu, Binnur Tağtekin Sezer

 

How to cite / Atıf için: Çakmak S, Ataoğlu HE, Tağtekin Sezer B. Subklinik hipertiroidinin bir yıllık seyrinin değerlendirilmesi. Euras J Fam Med 2018;7(3):78-85.

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZ

Amaç: Çalışmamızda tiroid stimülan hormon, serbest triiodotironin, serbest tiroksin değerlerine göre subklinik hipertiroidi saptanan hastaların bir yıllık takip süreci boyunca klinik durumlarında gözlenecek olası değişiklikleri değerlendirmeyi amaçladık.

Yöntem: Araştırmaya Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 2014 yılının ilk 6 ayı içinde tiroid fonksiyon testi bakılmış vakalar dahil edildi. Bu vakalar laboratuar sonuçlarına göre kategorize edildi; ötiroid ve subklinik hipertiroidi düşünülen 27361 vaka ayrıldı. Bu laboratuar sonuçlarında subklinik hipertiroidiyle uyumlu en az iki tetkiki olan 18-82 yaş arası 362 hastanın verileri temel olarak değerlendirildi. Değerlendirilen 362 hasta telefonla aranarak fizik muayene, elektrokardiyografi ve kan tahlili yapılmak üzere hastanemizin dahiliye servisine çağırıldı. Hastaneye gelen 38 hastanın detaylı anamnezleri alınıp fizik muayeneleri yapıldı. Tiroid ultrasonografi sonuçları, operasyon ve ilaç kullanım öyküleri değerlendirildi.

Bulgular: Tiroid stimulan hormon değerlerine göre ötirod, hafif subklinik hipertiroidi ve ağır subklinik hipertirodi şeklinde 3 gruba ayrılan hastalar yaş, cinsiyet ve metabolik parametrelerine göre değerlendirildi. Gruplar arasında yaş, cinsiyet, glikoz, kolesterol ve LDL kolesterol değerleri arasında anlamlı fark bulundu. Takip süresi 6 aydan fazla olan hastalarda aşikar hipertiroidiye gidiş anlamlıydı.

Sonuç: Subklinik hipertiroidi vakalarının erken tedavisi kardiyak ve kemik komplikasyonlarını önlemek açısından önemlidir. Ağır subklinik hipertiroidi vakaları özellikle aşikar tiroid hastalığı gelişmesi açısından dikkatle ve altı aydan uzun süre izlenmelidir.

Anahtar kelimeler: tiroid hormonları, hipertiroidizm, anksiyete, taşikardi, atriyal fibrilasyon

ABSTRACT

Aim: We aimed to evaluate the possible clinical changes in subclinical hyperthyroidism determined by thyroid stimulating hormone, free triiodothyronine and free thyroxine levels during one year follow-up.

Methods: In Haseki Treatment and Research Hospital, patients who had assessed by thyroid function tests during the first 6 months of 2014 were categorized based on their thyroid function test results. 27361 patients with either euthyroidism or subclinical hyperthyroidism were separated. 362 cases who had at least two thyroid function test results in relevance with subclinical hyperthyroidism were included in the study. Age range was 18 to 82 years. Those 362 patients were called by phone and asked to visit the internal diseases department for further physical examination, electrocardiogram and blood tests. Detailed anamnesis and physical examination findings were recorded in 38 patients who visited the hospital on our call. Thyroid ultrasonography results, operation and drug use history were evaluated.

Results: Patients were divided into three groups according to thyroid stimulating hormone values: euthyroid, mild subclinical hyperthyroidism and severe subclinical hyperthyroidism. Age, gender and metabolic parameters were evaluated. Between groups there were statistically significant differences regarding age, gender, blood glucose, blood cholesterol and LDL values. Disease progression to clinical hyperthyroidism was statistically significant, especially in patients followed for more than 6 months.

Conclusion: Early treatment of subclinical hyperthyroidism is important in order to prevent its possible cardiac and osteoporotic complications. Patients with severe subclinical hyperthyroidism should be followed up closely for more than 6 months.

Keywords: thyroid hormones, hyperthyroidism, anxiety, tachycardia, atrial fibrillation


Giriş

Subklinik hipertiroidi, tiroid stimülan hormon (TSH) konsantrasyonunun tanımlanan referans aralığından düşük olmasına karşın (< 0,5 μU/ml), serum serbest triiodotironin (fT3) ve L-tiroksin (fT4) değerlerinin kendi referans sınırları içinde olması durumudur (1-3).

Toplumda prevelansı %1 ile %6 arasında değişmektedir. Nedenleri arasında eksojen ve endojen faktörler yer alabilir. En sık nedeni, dışarıdan verilen hormon tedavisi olup, diğer eksojen nedenler kortikosteroid / dopamin kullanımı, radyo-kontrast maddeler ve diğer yollarla aşırı iyot alımıdır (1-8). Endojen nedenler arasında yeterince tedavi edilmemiş hipertiroidi, tiroidit, erken dönem Graves hastalığı, toksik adenom ve multinodüler guatr sayılabilir (9-13). Son iki neden özellikle iyot eksikliği görülen bölgelerde ve daha yaşlı popülasyonda görülmektedir (11-13).

Hastalarda çoğu zaman hipertiroidinin tipik semptomları görülmez. Olgular sinirlilik, anksiyete, taşikardi ya da halsizlik gibi non-spesifik semptomlarla gelebileceği gibi tamamen asemptomatik de olabilir. Birlikte görülebilen atriyal fibrilasyon, sol ventrikül kütlesinde artma, diastolik fonksiyon bozukluğu ve osteoporozis gibi klinik durumlar özellikle yaşlı hastalarda önemli mortalite ve morbidite sebebidir (14-17).

Hastaların yaklaşık %40-60’ında bir haftadan bir yıla kadar olan sürede TSH normale dönmektedir. Bu durum özellikle TSH düzeyi minimal olarak değişmiş kişilerde gerçekleşmektedir (17,18). Durumun kalıcı olup olmadığını anlamak tedavi kararı açısından önemlidir. Bu nedenle tiroid hormon değerleri takip edilmelidir. Takip için aylık periyodlar ile en az 3 kez TSH ölçümü önerilir (3,4,19) Aşikâr hipertiroidiye ilerleme seyrektir. Bir çalışmada 4 yıllık izlem sonucunda bu durum %4,3 olarak saptanmıştır (20).

Sistemik etkileri ve aşikar hipertiroidiye gidişi açısından subklinik hipertiroidi dikkatle değerlendirilmelidir. Biz de çalışmamızda subklinik hipertiroidi saptanan hastalarının 1 yıllık takip süresi boyunca klinik durumlarında gözlenecek olası değişiklikleri değerlendirmeyi amaçladık.

Yöntem

Çalışmamız 05.03.2014 tarihinde toplanan etik kurul onayı (Karar No: 92)  alınarak yapılmıştır. T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Polikliniklerine başvuran, 2014 yılının ilk 6 ay'ı  içinde tiroid fonksiyon testi bakılmış vakaların kan örnek sonuçları 05.01.2015 tarihinde biyokimya laboratuvarından alındı. Yatan hastalar ve ek hastalıkları olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Bu vakalar laboratuvar sonuçlarına göre kategorize edildi; ötiroid ve subklinik hipertiroidi hormon profiline uyan 27361 hasta ayrıldı. Laboratuvar sonuçlarına göre subklinik hipertiroidiyle uyumlu en az iki tetkiki olan (sonuçlar arasında en az 3 ay olması şartı aranarak) 18-82 yaş arası 362 hastanın verileri değerlendirildi. 27361 vaka TSH değerlerine göre ötiroid (TSH = 0,5-5,0); 1. grup  hafif subklinik hipertiroidi (0,1<TSH<0,5) ve 2. grup ağır subklinik hipertiroidi (TSH<0,1) şeklinde sınıflandırıldı. 362 subklinik hipertiroidi tespit edilen hastada toplam hasta sayısından ayrıldı.

Hastane veri sistemi kullanılarak hastaların telefon kayıtlarına ulaşıldı. Hastalar telefonla aranarak tansiyon, boy, kilo, bel çevresi ölçümü, EKG tetkiki ve kan tahlili yapılmak üzere hastanemize davet edildi. Hastaneye gelen hasta sayısı 38 idi. Hastaların detaylı anamnez ve fizik muayeneleri yapıldı. Eski görüntüleme sonuçları (Tiroid USG) değerlendirilip, operasyon ve ilaç kullanım öyküleri sorgulandı. Hastaların alınan kan örneklerinde fT3, fT4, TSH, glukoz, kolesterol, HDL, LDL ve Trigliserid değerlerine bakıldı. Ulaşılamayan 324 hastanın elektronik ortamdaki verileri kullanıldı.

Çalışmada elde edilen tüm veriler bilgisayara kaydedilerek SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 16.0 paket programı kullanılarak değerlendirildi. Tanımlayıcı istatistik olarak sürekli değişkenler ortalama ve standart sapma olarak, kategorik değişkenler de yüzde olarak ifade edildi. Dağılımları Kolmogorow-Smirnov testi ile değerlendirildi. 2 grup karşılaştırmak için normal dağılım olan sayısal verileri Student t testi ile değerlendirildi. Eğer dağılım normal değilse sayısal veriler için ikili karşılaştırmalar da Mann Withney U testi kullanıldı. Sayısal değişkenlerin ikiden çok grup karşılaştırmaları normal dağılım koşulu sağlandığında One Way Anova, sağlanmadığında Kruskal Wallis test ile yapıldı. Alt grup analizleri parametrik dağılımları olanlarda Tukey, nonparametrik dağılımlarda Mann Whitney U test ile yapıldı ve Bonferroni düzeltmesine göre yorumlandı. Kategorik değişkenler ki kare testi ile değerlendirildi. İki sayısal veriyi karşılaştırmak için Pearson Spearman korelasyon testi kullanıldı. p<0,05 veya %95 güven aralığı istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

Bulgular

Çalışmada 27361 vaka 3 gruba ayrılarak, yaş, cinsiyet ve metabolik parametreleri değerlendirildi. Tablo 1’de özetlenmiştir.

 

Tablo 1. Ötiroid, hafif ve ağır subklinik hipertiroidili hastaların karşılaştırılması

 

Ötiroid

n=24861

Hafif subklinik hipertiroidi

n=1943

Ağır subklinik hipertiroidi

n=557

p

Yaş

45,46 ± 15,84

49,89± 16,56

51,04± 16,92

<0,001

Erkek cinsiyet

%30,5

%26,6

%16,2

<0,001

Glikoz

109,82 ± 43,28

112,45 ± 45,21

106,93 ± 32,79

0,045

Kolesterol

204,79 ± 45,84

201,24 ± 47,85

198,28 ± 47,05

0,006

Trigliserid

141,82 ± 76,05

137,99 ± 77,57

141,26 ± 70,19

0,311

HDL kolesterol

49,58 ± 11,91

49,16 ± 13,28

48,09 ± 12,69

0,094

LDL kolesterol

127,21 ± 38,02

125,10 ± 39,29

122,60 ± 37,75

0,048

 

Grupların elektronik ortamdan aldığımız veriler yaş, ilk başvurudaki glukoz, kolesterol, HDL, LDL, VLDL ve trigliserid düzeyleri ile karşılaştırıldı. Sonuçlar Tablo 2’de verilmiştir.

Grupların en son glukoz, kolesterol, HDL, LDL,VLDL ve  trigliserid düzeyleri karşılaştırıldı. Sonuçlar Tablo 3’de verilmiştir.

Aşikar hipertiroidiye gidiş 1. grupta %3 (n=9), 2. grupta %19,7 (n=13) olarak; subklinik hipertiroidi durumunda devam eden 1. grupta %34,5 (n=102), 2. grupta %40,9 (n=27) olarak; ötiroid olan 1. grupta %49,7 (n=147) , 2. grupta %28,8 (n=19) ; 1. grupta subklinik hipotiroidiye gidiş %8,1 (n=24), 2. grupta %9,1 (n=6); hipotiroidi gelişen 1. grupta %4,7 (n=14), 2. grupta %1,5 (n=1) idi (p<0,001).

 

Tablo 2. Grupların ilk başvurudaki parametrelerine göre karşılaştırılması

 

Hafif subklinik hipertiroidi

n=296

0,1<TSH<0,5

Ağır subklinik hipertiroidi

n=66

TSH<0,1

p

Yaş

48,98 ± 14,4

49,58 ± 14,4

0,360

Glikoz

114,4 ± 47,3

109,2 ± 37,5

0,198

HDL kolesterol

50,9 ± 12,6

48,2 ± 12,5

0,330

Kolesterol

212,4 ± 44,1

207,7 ± 45,9

0,340

LDL kolesterol

133,7 ± 37,9

126 ± 35,9

0,158

Trigliserid

147,3 ± 92,4

169,5 ± 141,6

0,162

VLDL kolesterol

28,8 ± 19,3

33,2 ± 32,5

0,790

 

Takip süresi 6 aydan az olan hastalarda son ölçülen T3, T4, TSH değerlerine göre 1. grupta aşikar hipertiroidiye gidiş %2,7 (n=2), 2. grupta %25 (n=4); 1. grupta subklinik hipertiroidi durumunda devam eden %43,2 (n=32), 2. grupta %43,8 (n=7); 1. grupta eutiroid olan %45,9 (n=34), 2. grupta %6,2 (n=1); 1. grupta subklinik hipotiroidiye gidiş %6,8 (n=5), 2. grupta %25 (n=4); 1. grupta hipotiroidi gelişen %1,4 (n=1), 2. grupta %0 (n=0) idi (p=0,185).   

 

Tablo 3. Grupların en son bakılan parametrelerine göre karşılaştırılması

 

 

Hafif subklinik hipertiroidi

0,1<TSH<0,5

Ağır subklinik hipertiroidi

TSH<0,1

p

Kolesterol

208 ± 47,2

227,2 ± 37,6

0,179

Trigliserid

144 ± 92,8

138,2 ± 68,4

0,177

LDL kolesterol

130,5 ± 39,1

141,2 ± 30,2

0,176

HDL kolesterol

51,5 ± 12,8

53,3 ± 10,8

0,179

VLDL kolesterol

28,2 ± 20,9

30,7 ± 19,5

0,880

Glikoz

108,8 ± 37,5

103,8 ± 30

0,197

 

Takip süresi 6 aydan fazla olan hastalarda 1. grupta aşikar hipertiroidiye gidiş %3,2 (n=7), 2. grupta %18 (n=9); 1. grupta subklinik hipertiroidi durumunda devam eden %31,5 (n=70), 2. grupta %40 (n=20); 1. grupta eutiroid olan %50,9 (n=113), 2. grupta %36 (n=18); 1. grupta subklinik hipotiroidiye gidiş %8,6 (n=19), 2. grupta %4 (n=2); 1. grupta hipotiroidi gelişen %5,9 (n=13), 2. grupta %2 (n=1) idi (p<0,001). Şekil 1’de gruplar kişi sayısına göre gösterilmiştir.

Şekil 1. Kişi sayısına göre gruplar

 

Hastanemiz dahiliye servisine çağırılıp fizik muayenesi yapılan hafif (0,1<TSH<0,5) ve ağır (TSH<0,1) subklinik hipertiroidili 38 hastanın bel çevreleri arasındaki ilişkiye bakıldı. Elde edilen sonuçlar Tablo 4 de gösterilmiştir.

 

Tablo 4. Ölçülen bel çevresinin TSH değerlerine göre karşılaştırılması

 

TSH

n

Ortalama

p

Bel Çevresi

0,1<TSH<0,5

33

89,9 ± 15,9

0,400

 

TSH<0,1

5

92,6 ± 18,3

 

 

38 hastanın çekilen EKG sonuçları ile TSH değerleri arasındaki korelasyon değerlendirildi. TSH değeri 0,1-0,5 aralığında olanların %69,7’sinin (n=23) EKG'si normal, %30,3’sinin (n=10) anormal idi. TSH<0,1 olanların ise %60’ının (n=3) EKG'si normal, %40’ının (n=2) EKG'si anormal idi ( p=0,664).

38 hastanın ölçülen T3, T4, TSH değerlerine göre aşikar hipertiroidiye giden %100’ünün (n=1) EKG si anormal; subklinik hipertiroidi durumunda devam edenlerden %62,5’inin (n=10) EKG'si normal, %37,5’inin (n=6) EKG'si anormal; ötiroid olanlardan %73,3’ünün (n=11) EKG'si normal, %26,7’sinin (n=4) EKG'si anormal; subklinik hipotiriodi gelişenlerden tamamının (n=4) EKG'si anormal; hipotiroidi olanların ise %50’sinin (n=1) EKG'si normal, %502’sinin (n=1) EKG'si anormal idi (p=0,260).

Hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1) takiplerinde %49,7’sinde normal tiroid fonksiyon testi, %42,6’sında subklinik tiroid hastalığı ve %7,8’inde aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takiplerinde %28,8’inde normal tiroid fonksiyon testi, %50’sinde subklinik tiroid hastalığı ve %21,2’sinde aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi (p <0,001). Şekil 2’de gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğunun sıklıkları gösterilmiştir.

Şekil 2. Gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğunun sıklıkları

 

6 aydan az sürede tetkik yapılan hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1)  %45,9’unda normal tiroid fonksiyon testi, %50’sinde subklinik tiroid hastalığı ve %4,1’inde aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takipte %6,2’sinde normal tiroid fonksiyon testi, %68,8’inde subklinik tiroid hastalığı ve %25’inde aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi (p<0,001).

6 aydan fazla sürede tetkik yapılan hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1)  %50,9’unda normal tiroid fonksiyon testi, %40,1’inde subklinik tiroid hastalığı ve %9’unda aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takipte %36’sında normal tiroid fonksiyon testi, %44’ünde subklinik tiroid hastalığı ve %20’sinde aşikar tiroid hastalığı geliştiği tespit edildi (p=0,014). Takip süresine göre gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğu gelişim şekillerinin vaka sayıları Tablo 5’te verilmiştir.

 

Tablo 5. Tetkik süresinin aralığına göre gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğu gelişim şekillerinin vaka sayıları

Tetkik süresi aralığı

TSH

p

0,1<TSH<0,5

TSH<0,1

6 aydan az

 

Normal

34

1

<0,001

Subklinik tiroid hastalığı

37

11

Aşikar tiroid hastalığı

3

4

6 aydan fazla

 

Normal

113

18

  0,014

Subklinik tiroid hastalığı

89

22

Aşikar tiroid hastalığı

20

10

 

Hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1) takipte %49,7’sinde normal tiroid fonksiyon testi, %50,3’ünde anormal tiroid fonsiyon bozukluğu geliştiği tespit edildi. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takipte %28,8’inde normal tiroid fonksiyon testi, %71,2’sinde anormal tiroid fonsiyon bozukluğu gelişti (p=0,002). Şekil 3’te gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğu gelişim sıklıkları gösterilmiştir.

Şekil 3. Gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğu gelişim sıklıkları

 

6 aydan az sürede tetkik yapılan hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1) takipte %45,9‘ndau normal tiroid fonksiyon testi, %54,1’inde anormal tiroid fonsiyon bozukluğu gelişmiştir. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takipte %6,2’sinde normal tiroid fonksiyon testi,%93,8’inde anormal tiroid fonsiyon bozukluğu gelişmiştir (p=0,003). 6 aydan fazla sürede tetkik yapılan hafif subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 1) takipte %50,9 ‘unda normal tiroid fonksiyon testi, %49,1’inde anormal tiroid fonsiyon bozukluğu gelişmiştir. Ağır subklinik hipertiroidi tespit edilen grubun (Grup 2) takipte %36’sında normal tiroid fonksiyon testi, %64’ü anormal tiroid fonsiyon bozukluğu gelişmiştir (p=0,057). Tablo 6 da takip süresine göre gruplarda tiroid fonksiyon bozukluğu gelişen vaka sayıları gösterilmiştir.

 

Tablo 6: Tetkik süresine göre gruplarda gelişen tiroid fonksiyon bozukluğu gelişen vaka sayıları

Tetkik süresi

 

TSH

p

0,1<TSH<0,5

TSH<0,1

6 aydan az takip

Normal

34

1

0,003

Anormal

40

15

6 aydan fazla

takip

Normal

113

18

0,057

Anormal

109

32

 

Tartışma

Subklinik hipertiroidi, TSH’nin normal referans aralığının altında, serbest tiroksin ve triiodotironin normal referans aralığında olması olarak tanımlanmıştır. Toplumun yaklaşık %1-6’sında görülmektedir. Olgularda çoğu zaman hipertiroidinin tipik semptomları görülmese de sinirlilik, anksiyete, taşikardi ya da halsizlik gibi non-spesifik semptomlar görülebilmektedir. Bunlara ek olarak koroner kalp hastalığına bağlı mortalite, atriyal fibrilasyon, kemik dansitesinde azalma ve potansiyel kırık riski artmıştır (13-16,21,22). Klinik durumun kalıcı olup olmadığını öğrenmek tedavi kararı açısından önemlidir. Hastanın atriyal fibrilasyon veya osteopeni derecesine göre erken tedavi kararı alınabilir (15,16,23-25). The National Health and Nutrition Examination Survey (NHANES) III çalışmasında subklinik hipertiroidi %0,7 olarak bulunmuştur. Prevelansı 60 yaş üstü erkeklerde %1, kadınlarda %1,5 bulunmuştur. Kadınlarda, zencilerde, yaşlılarda ve düşük iyot alan bireylerde prevalansı yüksektir. Çalışmamızda laboratuvar sonuçlarına göre subklinik hipertiroidi tanısı alan hastaların 1 yıllık seyrini izledik. TURDEP II çalışmasında aşikar tiroid hastalığına gidiş %1-2 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda subklinik hipertiroididen aşikar tiroid hastalığına gidişi %10,2 olarak bulduk. Başlangıçta hafif subklinik hipertiroidi hastalarının %7,8'i, ağır subklinik hipertiroidi hastalarının %21,2’sinde aşikar tiroid hastalığı gelişmiştir.

Franklyn JA ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada subklinik hipertiroidili hastalarda serum total kolesterol ve LDL kolesterol düzeyleri ötiroid vakalara göre azalmış olarak tespit edilmiştir (26). Benzer şekilde çalışmamızda subklinik hipertiroidi hastaların da ötiroid hastalara göre glukoz, kolesterol ve  LDL kolesterol düzeyleri düşük olup, istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05).

Subklinik hipertiroidide, aşikar hipertiroidide olduğu gibi atriyal fibrilasyon sıklığı artmıştır (27-29). Hospitalize hastalar üzerinde yapılmış bir çalışmada; subklinik hipertiroidili 613 hastanın 78’inde, aşikâr hipertiroidili 725 hastanın 100’ünde, ötiroid 22.300 hastanın 513’ünde atriyal fibrilasyon bulunmuştur (28). Toplum tabanlı 60 yaşın üzerindeki 2007 kişinin prospektif olarak 10 yıl boyunca izlendiği bir çalışmada atriyal fibrilasyon ile serum TSH düzeyleri arasında bir ilişki saptanmıştır. Serum TSH düzeyi <0,1 μu/ml olan kişilerin %28’inde, 0,1–0,4 μu/ml olanların %16’sında, TSH düzeyi normal olanların %11’inde atriyal fibrilasyon gelişmiştir (27). Bizim çalışmamızda ise 38 hastanın çekilen EKG sinde TSH değeri 0,1-0,5 aralığında olanların %30,3 'ününün (n=10) EKG'si anormal iken; TSH<0,1 olanların %40'ının (n=2) EKG'si anormal olarak gözlendi (p=0,664). Çalışmamızda EKG'si değerlendirilen hastaların yeterli sayıda olmaması nedeniyle anlamlı bir sonuca ulaşılamamış olup, daha fazla kişi alınarak yapılacak çalışmalarda daha anlamlı sonuçlar elde edileceğini düşünmekteyiz.

Tiroid hormonları kalorijenik etkiye sahiptir, bütün dokularda oksijen tüketimi ve ısı üretimini Na-K-ATPaz üzerinden arttırmaktadırlar. Böylelikle bazal metabolizmayı hızlandırırlar (30,31). Çalışmamızdaki 38 hastanın TSH değerleri ile bel çevresi arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p=0,400). Kalorijen etki T4 ile 1-2 gün sonra başlar, bu etkiyi bazal metabolizmadaki yükselme ile izlemek mümkündür. Artan bazal metabolizma ve uyarılan lipoliz sonucu vücuttaki depo yağlarda azalma gözlenir (31).

Subklinik hipertiroidi saptanan hastaların yaklaşık %40-60’ında bir haftadan bir yıla kadar olan sürede TSH normale dönmektedir. Bu durum özellikle TSH düzeyi minimal olarak değişmiş kişilerde olmaktadır (17,18). Çalışmamızda takip süresi dikkate alınmaksızın tüm subklinik hipertiroidili hastaların %45,9’u, takip süresi 6 aydan az olan subklinik hipertiroidi hastalarının %38,9'u, takip süresi 6 aydan fazla olan hastaların %48,2'sinde TSH normale dönmüştür. Subklinik hipertiroidi durumunun kalıcı olup olmadığını anlamak tedavi kararı açısından önemli olduğundan tiroid hormon değerleri takip edilmelidir. Takip için aylık periodlar ile en az 3 kez TSH ölçümü önerilir (4,19). Aşikar hipertiroidiye ilerleme seyrek bir durumdur. 4 yıllık izleme dayanan prospektif bir çalışma sonucunda aşikar hipertiroidiye ilerleme %4,3 olarak saptanırken; başka bir çalışmada ise otonomi kazanmış tiroid adenomlarında yıllık %4 olarak saptanmıştır (20,32). Çalışmamızda takip süresi 6 aydan fazla olan hastalardan başlangıçta ağır subklinik hipertiroidi olanlarda aşikar hipertiroidiye gidiş oranı hafif subklinik hipertiroidi olan gruba göre yüksekti (p<0,001). Takip süresi 6 aydan az olan hastalar değerlendirildiğinde ise TSH değerleriyle takip süresi arasında aşikar hipertiroidi, subklinik hipotiriodi veya hipotiriodi gelişimi arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p=0,185). Başlangıç tiroid fonksiyon testlerine göre ağır subklinik hipertiroidi vakalarının takibinde anormal tiroid fonksiyon değerleri ile karşılaşma daha yüksek tespit edildi (%71,2).

Sonuç

Sonuç olarak subklinik hipertiroidi vakalarının erken tedavisi, kardiyovasküler sistem ve kemik metabolizması ila alakalı komplikasyonları önlemek açısından önemlidir. Ağır subklinik hipertiroidi hastalarında aşikar tiroid hastalığı gelişme sıklığı daha fazladır. Fakat hafif subklinik hipertiroidide izlem süresi 6 aydan fazla olursa aşikar hipertiroidi gelişme sıklığı artmaktadır. Ağır subklinik hipertiroidi vakaları özellikle aşikar tiroid hastalığı gelişmesi açısından dikkatle izlenmelidir ve tüm subklinik hipertiroidi hastaları 6 aydan fazla izlenmelidir.

Kaynaklar

1. Martin I. Surks MD, Eduardo Ortiz MD MPH , Gilbert H. Daniels MD et al. Subclinical thyroid disease scientific review and guidelines for diagnosis and management. JAMA 2004;291(2):228-38. doi: 10,1001 / jama.291.2.228.

2. Fatourechi V. Subclinical thyrod disease. Mayo Clin Proc 2001;76(4):413-7.

3. Biondi B, Bartalena L, Cooper DS, Heqedüs L, Laurberg P, Kahaly GJ. The 2015 European thyroid association guidelines on diagnosis and treatment of endogenous subclinical hyperthyroidism. Eur Thyroid J 2015;4(3):149–63. doi: 10.1159/000438750.

4. Biondi B, Palmieri EA, Klain M, Schlumberger M, Filetti S, Lombardi G. Subclinical hyperthyroidism: clinical features and treatment options. Eur J Endocrinol 2005;152(1):1-9.

5. Woeber KA. Subclinical thyroid dysfunction. Arch Intern Med 1997;157(10):1065-8.

6. Helfand M., Redfern CC. Clinical guideline, part 2. Screening for thyroid disease: an update. American College of Physicians. Ann Intern Med 1998;129(2):144-58.

7. Canaris GJ, Manovitz NR, Mayor G, Ridgway EC. The Colorado thyroid disease prevalence study. Arch of Intern Med 2000;160(4):526–34.

8. Pamuk G, İlhan MM. Subklinik hipertiroidi. Smyrna Tıp Dergisi 2015;5(3):52-7.

9. De Whalley P. Do abnormal thyroid stimulating hormone level values result in treatment changes? A study of patients on thyr- oxine in one general practice. Br J Gen Pract 1995;45(391):93-5.

10. Stott DJ, McLellan AR, Finlayson J, Chu P, Alexander WD. Elderly patients with suppressed serum TSH but normal free thyroid hormone levels usually have mild thyroid overactivity and are at risk of developing overt hyperthyroidism. Q J Med 1991;78(285):77-84.

11. Belfiore A, Sava L, Runello F, Tomaselli L, Vigneri R. Solitary autonomously functioning thyroid nodules and iodine deficiency. J Clin Endocrinol Metab 1983;56(2):283-7.

12. Aghini-Lombardi F, Antonangeli L, Martino E, Vitti P, Maccherini D, Leoli F, et al. The spectrum of thyroid disease in an iodine- deficient community: the Pescopagano survey. J Clin Endocrinol Metab 1999;84(2):561–6.

13. Woeber KA. Thyrotoxicosis and the heart. N Engl J Med 1992;327(2):94-8.

14. Ayres J, Rees J, Clark TJ, Maisey MN. Thyrotoxicosis and dyspnoea. Clin Endocrinol (Oxf) 1982;16(1):65-71.

15. Mercuro G, Panzuto MG, Bina A, Leo M, Cabula R, Petrini L, et al. Cardiac function, physical exercise capasity, and quality of life during long-term thyrotropin-suppressive therapy with levothyroxin: effect of individual dose tailoring. J Clin Endocrinol Metab 2000;85(1):159-64.

16. Parle JV, Maisonneuve, P, Sheppard, MC, Boyle P, Franklyn JA. Prediction of all-cause and cardiovascular mortality in elderly people from one low serum thyrotropin result: a 10-year cohort study. Lancet 2001;358(9285):861-5.

17. Parle JV, Franklyn JA, Cross KW, Jones SC, Sheppard MC, et al. Prevalence and follow-up of abnormal thyrotrophin (TSH) concentrations in the elderly in the United Kingdom. Clin Endocrinol (Oxf) 1991;34(1):77-83.

18. Eggertsen R, Petersen K, Lundberg PA, Nyström E, Lindstedt G. Screening for thyroid disease in a primary care unit with a thyroid stimulating hormone assay with a low detection limit. BMJ 1988;297(6663):1586-92.

19. Toft AD. Subclinical hyperthyroidism. N Eng J Med 2001;345(7):512-6.

20. Sawin CT, Geller A, Kaplan MM, Bacharach P, Wilson PW, Hershman JM. Low serum thyrotropin (thyroid stimulating hormone) in older patients without hyperthyroidism. Arch Intern Med 1991;151(1):165-8.

21. Wilson GR, Curry RW Jr. Subclinical thyroid disease. Am Fam Physician 2005;72(8):1517-24.

22. Garin MC, Arnold AM, Lee JS, Robbins J, Cappola AR. Subclinical thyroid dysfunction and hip fracture and bone mineral density in older adults: the cardiovascular health study. J Clin Endocrinol Metab 2014;99(8):2657-64.

23. Földes J, Tarjan G, Szathmari M, Varga F, Krasznai I, Horvath C. Bone mineral density in patients with endogenous subclinical hyperthyroidism: is this thyroid status a risk factor for osteoporosis? Clin Endocrinol 1993;39(5):521-7.

24. Faber J, Galloe AM. Changes in bone mass during prolonged subclinical hyperthyroidism due to L-thyroxine treatment: a meta-analysis. Eur J Endocrinol 1994;130(4):350-6.

25. Wiersinga WM. Guidance in subclinical hyperthyroidism and subclinical hypothyroidism: are we making progress? Eur Thyroid J 2015;4(3):143-8.

26. Franklyn JA, Daykin J, Betteridge J, Hughes EA, Holder R, Jones SR, et al. Thyroxine replacement therapy and circulating lipid concentrations. Clin Endocrinol (Oxf) 1993;38(5):453-9.

27. Sawin CT, Geller A, Wolf PA, Belanger AJ, Baker E, Bacharach P, et al. Low serum thyrotropin concentrations as a risk factor for atrial fibrillation in older persons. N Engl J Med 1994;331(19):1249-52.

28. Auer J, Scheibner P, Mische T, Langsteger W, Eber O, Eber B. Subclinical hyperthyroidism as a risk factor for atrial fibrillation. Am Heart J 2001;142(5):838-42.

29. Cappola AR, Fried LP, Arnold AM, Danese MD, Kuller LH, Burke GL, et al. Thyroid status, cardiovascular risk, and mortality in older adults. JAMA 2006;295(9):1033-41.

30. Erdogan G. Koloğlu endokrinoloji temel ve klinik. Adana: MN Medikal ve Nobel, 2005:167-72.

31. İliçin G, Biberoğlu K, Süleymanlar G, Ünal S. İç Hastalıkları. 2.baskı Ankara: Güneş Kitapevi, 2012:2171-2.

32. Sandrock D, Olbricht T, Emrich D, Benker G, Reinwein D. Long-term follow-up in patients with autonomous thyroid adenoma. Acta Endocrinol (Copenh) 1993;128(1):51-5.


Download Full Text Add to Favorite