EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 82,382

 

Archive


Kadın Sağlık Çalışanlarının Toplumsal Cinsiyet Rolleri ile Kadınların Çalışmasına Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi
Evaluation of Attitudes Towards Gender Roles And Women's Working of Woman Health Professionals
Hacer Alan Dikmen, Kamile Marakoğlu, Kadriye Mertcan

Euras J Fam Med 2019;8(1):36-44. https://doi.org/10.33880/ejfm.2019080105

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZ

Amaç: Çalışmamızın amacı sağlık alanında çalışan kadın akademik personelin ve hemşirelerin toplumsal cinsiyet rolleri ile kadınların çalışmasına yönelik tutumlarının değerlendirilmesidir.

Yöntem: Tanımlayıcı türde olan çalışmamız, Selçuk Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi kadın akademik personel ve hemşireler olmak üzere, 351 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, veri toplama formu, Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği aracılığı ile Eylül 2017-Mart 2018 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışma öncesi Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden etik izin alınmıştır. 

Bulgular: Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 29,97±7,52, görev yılı ortalaması 4,60±7,49, %59,8’i (210 kişi) hemşire, %40,2’si (141 kişi) akademisyendir. Çalışmaya katılanların %72,6’sı çalışma yaşamında güçlüklerle karşılaştığını, %61,8’i çalışma yaşamının özel hayatını olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Çalışmamızda Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği puan ortalaması 137,14±27,19 (min-max: 38-190), Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği puan ortalaması 53,42±8,62 (min-max: 15-75)’dir. Hemşirelerin, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği puan ortalaması akademisyenlere göre anlamlı derecede yüksek (p<0,05), Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği puan ortalaması ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0,05). Toplumsal cinsiyet rolleri tutumu ile kadının çalışmasına karşı tutum arasında anlamlı (p<0,001), zayıf (rs=-0,208) negatif bir korelasyon saptanmıştır. 

Sonuç: Çalışmamızda, hemşire ve akademisyenlerin orta düzeyde toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin “eşitlikçi tutum” ve kadının çalışmasına yönelik “olumlu tutuma” sahip oldukları belirlenmiştir.

Anahtar kelimeler: hemşireler, kadınlar, sağlık çalışanları, cinsiyet, tutum

ABSTRACT

Aim: The objective of this study is to evaluate the women health profession gender roles and attitudes towards women's work.

Methods: This descriptive study was carried out with 351 female employees, including female academicians and nurses at the Medicine and Health Sciences Faculties of Selçuk University. The data were collected by using a data collection form for female academic staff and nurses, The Attitudes Towards Woman’s Working Scale and The Gender Role Attitudes Scale between September 2017 and March 2018. The ethical approval was obtained from the Faculty of Medicine of Selcuk University for this study.

Results: The mean age of the participants was 29,97±7,52; the mean working time was 4,60±7,49; 59,8% of them (210 participants) were nurses; 40,2% of them (141 participants) were academicians. 72,6% of the participants had difficulties in their working life, 61,8% of them stated that their working life had a negative effect on their private life. In our study, the mean of Gender Roles Attitudes score was 137,14±27,19 (min-max: 38-190) and the mean of Attitudes Towards Woman’s Working Scale score was 53,42±8,62 (min-max: 15-75). The mean of Gender Roles Attitudes score of the nurses was statistically significantly higher than the mean of Gender Roles Attitudes score of the academicians (p<0,05). The mean of Attitudes Towards Woman’s Working score of the nurses was statistically significantly lower than the mean of Attitudes Towards Woman’s Working score of the academicians (p<0,05). It was found that there was a significant (p<0,001) and weak (rs= -0,208), negative correlation between The Gender Roles Attitudes and The Attitudes Towards Woman’s Working scores. 

Conclusion: In this study, it was determined that the nurses and academicians had "positive attitudes" towards moderate gender roles and working of women.

Keywords: nurses, women, medical staff, gender, attitude


 

Giriş

İnsan, kadın veya erkek cinsiyeti ile doğar, ancak yetiştirilirken toplumun cinsiyetlerine özgü belirlediği roller çerçevesinde kız veya erkek çocuk olmayı öğrenerek büyür (1). Kültürel değerler, aile, akranlar, kitle iletişim araçları ve alınan eğitimin etkisiyle, kız ve erkek çocuklar cinsiyetlerine uygun roller kazanmakta ve toplumsal cinsiyet kimliği şekillenmektedir (2). Toplumsal cinsiyet kalıpları içerisinde kadınlardan, erkeklere yardımcı olmaları, bulundukları durumdan hoşnut olmaları, otorite figürlerine karşı gelmemeleri ve uyumlu davranmaları istenir (3). Sonuç olarak kendine güvensiz, pasif,kararsız, başkaları tarafından verilen kararlara uyan veduygularını gizleyen, çatışmadan kaçınan geleneksel kadınimajı gelişir (4-6). Böylece toplumun kadına biçtiği rol ve beklentiler, eğitim, evlilik ve çalışma yaşamı gibi kadınların hayatını etkileyecek konularda, karar verme ve kararlarını uygulamalarını büyük ölçüde engellemektedir (7-9). 

Kadınlar, toplumsal yaşama katılım sağlayan tüm alanlarda (eğitim, sağlık, siyasal alan gibi) olduğu gibi çalışma yaşamında da toplumsal cinsiyet veya ayrımcılık temelli çeşitli engellerle karşılaşmaktadır (10). Kadının temel ve birincil sorumluluklarının annelik ve çocuk bakımı olarak görüldüğü ataerkil yapıya sahip ülkemizde, kadınlar iş ve aileyaşamının dengelenmesi sorunu ile karşı karşıya kalmaktadırlar (2,11,12). Kadınların yaşadıkları iş ve aile yaşamının dengelenmesine ilişkin sorunlarınyoğunluğunun toplumsal cinsiyet bakış açısı ile ortaya konulması önemlidir.

Çalışma yaşamı içerisinde sağlık alanı, tarihsel olarak kadınların çoğunlukta olduğu bir sektör olmasının yanı sıra, günümüzde de kadınların yoğun olarak istihdam edildikleri bir alandır (profesyonel meslek mensuplarının %48’i kadınlardır). Bu alanda istihdam edilen kadınlar, genel olarak çalışma yaşamında istihdam edilen toplam kadınların %25,4’ünü oluşturmaktadır (13). Kadınların en yoğun yer aldığı alanlardan biri olan sağlık alanındaki kadınların toplumsal cinsiyet rolleri ve kadının çalışmasına karşı tutumları önemlidir. Çünkü, toplumsal cinsiyet rol kalıpları içerisinde kadın ev içi özel alanda çalışıp, kamusal alandan dışlanan bir birey konumundadır. Erkekten gelir getiren bir işte çalışması ve ailenin ekonomik geçimini sağlaması beklenir. Bu sayede kadınlar, erkeğe ekonomik olarak bağımlı olmayı öğrenerek yetişir. Görüldüğü gibi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği sadece güç kullanılarak değil, kadınların onayıyla da gerçekleşir (7,9,14). Bu nedenle, kadın cinsiyetinin yoğun olarak yer aldığı çalışma alanlarından biri olan sağlık alanında çalışan tüm kadınların ve bu kadınları yetiştirip topluma sunan kadın akademisyenlerin toplumsal cinsiyet rolleri ve kadının çalışma yaşamına yönelik tutumları önem taşımaktadır. Yükseköğretimdekazandırılmaya çalışılan adalet, dayanışma/paylaşma,katılımcılık gibi değerler toplumsal cinsiyet eşitliğine de hizmeteden değerlerdir. İş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliğine hizmeteden değerlerin nasıl ve ne kadar gerçekleştiği, toplumda kadınhaklarını ve kadın-erkek eşitliğini en fazla gözetmesi gereken akademisyen kadınların bu konudaki görüşleri ve karşılaştıkları sorunlar, toplumda kadın haklarının durumuna açıklık getirmesi yönünden önemli olacaktır (11).

Türkiye’de yapılan çalışmalar incelendiğinde sağlık alanında hizmet veren kadınların toplumsal cinsiyete yönelik tutumlarıile kadının çalışmasına yönelik tutumlarını araştıran oldukça sınırlı sayıda çalışma vardır. Çalışmamız bu yönüyle önemli bir toplumsal konuya giriş yaparken, kadınların toplumsal rolünün daha yukarılara çekilebilmesi açısından da önemlidir. Çalışmamızın amacı, sağlık alanında çalışan kadın akademik personelin ve kadın sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyet rolleri ile kadınların çalışmasına yönelik tutumlarının değerlendirilmesidir.

Yöntem

Tanımlayıcı türde olan çalışmamız, Selçuk Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi kadın akademik personel ve hemşireler ile gerçekleştirilmiştir.Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde176kadın akademik personel (kadın araştırma görevlileri bu sayıya dahil edilmiştir)ile 317 hemşire görev yapmaktadır. Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ise 66 kadın akademik personel bulunmaktadır. Toplam hedef kitle 559 sağlık çalışanından oluşmaktadır. Bu çalışma, kadın akademik personel ve hemşireler ile öz bildirime dayalı olarak ve sadece gönüllü olanlarla gerçekleştirilmiştir.

Çalışma verileri Eylül 2017-Mart 2018 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışma öncesi hedef grubun en az %80’nine ulaşılması amaçlanmış, ancak kadın çalışanların iş yoğunluğu, çalışmaya katılmak istememe gibi nedenlerle çalışma 351 kadın ile hedef grubun %63’üne ulaşılarak tamamlanmıştır.

Araştırma verileri, kadın akademik personel ve hemşireler için hazırlanan veri toplama formu, Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ) ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ile toplanmıştır.

Veri Toplama Formu: Araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama fomu, sosyo-demografik, akademik ve mesleki yaşantılara ilişkin özellikleri içeren sorulardan oluşmaktadır. 

Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ): Zeyneloğlu ve Terzioğlu tarafından geliştirilen ve bireylerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını belirleyen bir ölçektir. Ölçek, 38 madde ve beş alt boyut içermektedir. Alt boyutları, ‘eşitlikçi cinsiyet rolü’, ‘kadın cinsiyet rolü’, ‘evlilikte cinsiyet rolü’, ‘geleneksel cinsiyet rolü’, ‘erkek cinsiyet rolünden oluşmaktadır. Ölçek 5’li likert tipindedir. Ölçek, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutum cümlelerine; ‘tamamen katılıyor’ ise 5 puan, ‘katılıyor’ ise 4 puan, ‘kararsız’ ise 3 puan, ‘katılmıyor’ ise 2 puan, ‘kesinlikle katılmıyor’ ise 1 puan alacak şekilde puanlandırılmıştır. Geleneksel tutum cümleleri ise, tamamen katılıyor-1, katılıyor-2, kararsız-3, katılmıyor-4, kesinlikle katılmıyor-5 puan alacak şekilde puanlanmıştır. Bu puanlama sonucuna göre en yüksek puan ‘190’, en düşük puan ise ‘38’ olarak hesaplanmıştır. Ölçekten alınan en yüksek değer, bireyin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin ‘eşitlikçi tutuma sahip’ olduğunu, en düşük değer ise, bireyin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin ‘geleneksel tutuma sahip’ olduğunu göstermektedir. Ölçeğin Cronbach alpha değeri 0,92 olarak hesaplanmıştır (15). Çalışmamızda ise ölçeğin Cronbach alpha değeri 0,93 olarak hesaplanmıştır. Çalışma öncesi ölçek kullanım izni alınmıştır. 

Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ): Kuzgun ve Sevim tarafından kadının çalışmasına yönelik tutumu ölçmek amacıyla geliştirilen Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ), 5 basamaklıdır ve 15 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte 2., 7., 14. ve 15. maddeler ters madde olarak puanlanmakta, en düşük puan 15, en yüksek puan 75 olup, yüksek puan kadının çalışmasına yönelik olumlu tutuma sahip olunduğunu göstermektedir. Ölçeğin Cronbach alpha değeri 0,92 olarak hesaplanmıştır (16). Çalışmamızda ise ölçeğin Cronbach alpha değeri 0,77 olarak hesaplanmıştır. Çalışma öncesi ölçek kullanım izni alınmıştır. 

Çalışma öncesi Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 01.11.2017 tarih ve 2017/302 karar numaralı etik izin alınmıştır. 

Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirmesinde Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 20,0 paket programı kullanılmıştır. Analizler öncesinde verilerin normal dağılıp dağılmadığına bakılmış ve verilerin normal dağılmadığı Kolmogorov Smirnov testi ile saptanmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistiklerle birlikte, bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, bağımsız ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi ve iki niceliksel verinin karşılaştırılmasında Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlılık değeri p<0.05 olarak alınmıştır (17).

Bulgular

Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının yaş ortalaması 29,97±7,52, görev yılı ortalaması 4,60±7,49, %59,8’i (210 kişi) hemşire, %40,2’si (141 kişi) akademisyen, %34,8’inin öğrenim durumu ön lisans/lisans, %31’i doktora/uzmanlık, %21,1’i lise ve altı, %13,1’i yüksek lisanstır. Katılımcıların %60,1’i “evli”, %86,6’sının en uzun süre “ilde” yaşadığı, %88,9’unun aile yapısının “çekirdek aile” olduğu ve %60,4’ünün algılanan gelir durumunun “orta” düzeyde olduğu belirlenmiştir. Evli olan katılımcıların eşlerinin %37’si “lisans”, %32’si “lise ve altı” ve %31’i “lisansüstü” mezunuydu.

Çalışmaya katılanların annelerinin %61,5’i, babalarının %37’si “ilköğretim mezunu” ve annelerinin %83,5’i “ev hanımıdır”. Çalışmaya katılanların çalıştıkları alan değerlendirildiğinde %36,8’i “klinikte”, %27,4’ü “poliklinikte”, %18,5’i “yoğun bakımda”, %5,1’i “ameliyathanede” (tıp fakültesi-hemşire ve doktor toplam değerleri), %11,2’si “akademisyen” olarak hemşirelik, ebelik, sosyal hizmet, sağlık yönetimi, çocuk gelişim, beslenme ve diyetetik (Sağlık Bilimleri Fakültesi) bölümlerinde çalışmaktadır. Çalışmaya katılanların eşlerinin mesleklerinin sıralanmasında ise ilk üçte %24,8 ile “doktor”, %14,4 ile “özel sektörde personel” ve %12,5 ile “memur” yer almaktadır.

Çalışmaya katılanların %82’si mesleğini “isteyerek” tercih ettiğini, %72,6’sı çalışma yaşamında “güçlüklerle” karşılaştığını (fazla iş yükü, iş/aile sorumluluklarının birlikte ağır gelmesi, hasta yakınlarının kötü muamelesi, toplumdaki olumsuz kadın algısı gibi) bildirirken, %28,4’ü bu soruya cevap vermemiştir. Çalışmaya katılanların %61,8’i “çalışma yaşamının özel hayatını olumsuz etkilediğini” belirtmiş, en önemli olumsuz etkiyi ise %39 ile “kendilerine ve ailelerine yeterince zaman ayıramamak” olarak ifade etmiştir. Evli olanların %75’i, eşlerinin “ev işlerinde ve çocuk bakımında” yardımcı olduğunu bildirmiştir. Katılımcıların %62’si “imkanı olsa başka bir mesleği tercih edeceğini” belirtmesine rağmen %94,5’i “mesleğimi seviyorum” demiştir. 

Çalışmamızda, her dört kadın sağlık çalışanından biri “kadın cinsiyetine sahip olmaktan memnun olmadığını”, on kadından dokuzu “kadınların gelir getiren bir işte çalışması gerektiğini” ifade ederken, dört kadından üçü “çalışma yaşamında erkeklerin kadınların önünde olduğunu” bildirmiştir. Katılımcıların %64,7’si “erkeklerin kadınları ekonomik olarak koruması” ve %77’si “ekonomik geçimin her iki tarafa ait olması” gerektiğini belirtmiştir. Katılımcıların %41’i “erkeklerin, eşlerinin (kadınların) kazançları üzerinde tasarruf hakkı olduğunu”, %66,7’si ise “kadınların, eşlerinin (erkeklerin) kazançları üzerinde tasarruf hakkı olduğunu” bildirmiştir.

Çalışmamızda, TCRTÖ puan ortalaması 137,14±27,19 (min-max: 38-190), KÇKTÖ puan ortalaması 53,42±8.62 (min-max: 15-75)’dir. Hemşirelerin, TCRTÖ puan ortalaması akademisyenlere göre anlamlı derecede yüksek (p<0,001), KÇKTÖ puan ortalaması ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0,001). Çalışmaya katılanların ve eşlerinin öğrenim durumu lisansüstü olanların, lise ve altı ile lisans olanlara göre anlamlı derecede TCRTÖ puan ortalaması düşük saptanırken (p=0,001), KÇKTÖ puan ortalamaları yüksek bulunmuştur (p<0,001). Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde çalışanların, Tıp Fakültesi’nde çalışanlara göre TCRTÖ ve KÇKTÖ puan ortalaması arasındaki fark anlamlı derecede daha yüksektir (p=0,015). Ekonomik durumu “iyi” olanların, KÇKTÖ puan ortalaması anlamlı derecede “orta” ve “kötü” olanlara göre daha yüksek iken (p=0,043), eşi akademisyen olanların TCRTÖ puan ortalaması diğer gruba göre anlamlı derecede daha yüksek saptanmıştır (p=0,006) (Tablo 1).

Tablo 1. Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ve Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ) puan ortalamaları ile katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinin karşılaştırılması (n=351)

 

n

TCRTÖ

Ort±SS

z,KW;p

KÇKTÖ

Ort±SS

z,KW;p

Ünvan

Hemşire

Akademisyen

 

210

141

 

142,47±22,06

129,21±31,88

 

z=-3,634                         

p<0,001

 

50,00±6,84

58,50±8,50

 

z=-8,930                       p<0,001

Medeni Durum

Evli

Bekar

 

211

140

 

136,70±27,31

137,81±27,09

 

z=-0,343                        

p= 0,732

 

53,77±8,66

52,89±8,55

 

z=-0,731                         

 p= 0,465

Öğrenim Durumu

Lise ve altı

Önlisans/lisans

Lisansüstüa

 

74

122

155

 

141,31±22,33

144,00±21,37

129,76±31,38

 

KW= 15,196

p= 0,001

 

48,59±6,97

50,95±6,52

57,66±8,84

 

KW= 71,716

p<0,001

Eşin Öğrenim Durumu

Lise ve altı

Önlisans/lisans

Lisansüstüa

 

80

96

84

 

143,10±24,06

143,42±22,04

126,78±31,10

 

KW= 13,597

p=0,001

 

49,93±6,95

51,41±6,93

58,19±9,15

 

KW= 30,499

p<0,001

Aile Tipi

Çekirdek

Geniş

 

312

39

 

136,41±27,14

143,05±27,25

 

z=-1,317                         

p= 0,188

 

53,61±8,65

51,89±8,34

 

z=-0,813                         

 p= 0,416

Ekonomik Durum

İyi

Orta

Kötü

 

128

212

11

 

132,61±28,29

139,25±26,25

149,36±25,61

 

 

KW= 5,654

p= 0,059

 

54,84±8,69

52,70±8,56

50,72±7,10

 

KW= 6,305

p= 0,043

Çalışılan Birim

 Tıp Fakültesi

 Sağlık Bilimleri Fakültesi

 

308

43

 

136,09±26,22

144,72±32,68

 

z= -2,440

p=0,015

 

52,85±8,65

57,46±7,27

 

 z=-3,870                         

 p<0,001

Eş Meslek

 Akademisyen

 Diğer (tüm meslek grupları)

 

8

206

 

159,75±23,06

135,79±27,28

 

z= -2,756

p=0,006

 

57,37±6,58

53,74±8,67

 

z=-1,477                         

p= 0,140

Ort: Ortalama, SS: Standart sapma, z:Mann Whitney U testi, KW: Kruskal Wallis H testi, Tablodaki n toplamlarının, 351’den farklı olmasının nedeni, Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının bazı soruları boş bırakmalarından dolayıdır. aBonferroni testi ile hesaplanarak anlamlılığı oluşturan grup

Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının “meslek seçimi” (p<0,001), çalışma yaşamında “güçlük” yaşama (p=0,004), çalışma hayatının “özel yaşamı etkilemesi” (p<0.001), “başka meslek tercihi” (p<0,001), kadın cinsiyetinden “memnun olmama” (p=0,009), kadınlar “gelir getiren bir işte çalışmalı” (p=0,005), erkekler kadınları ekonomik anlamda “korumalı” (p=0,001), “ailede ekonomik geçimin ait olduğu kişi” (p<0,001) gibigibi ifadelere verdikleri cevaplarının dağılımı ile KÇKTÖ puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır. Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının “çalışma yaşamının özel hayatı etkilemesi” (p=0,035), “ailede ekonomik geçimin ait olduğu kişi” (p=0,003) gibi ifadelerine verdikleri cevapların dağılımı ile TCRTÖ puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır. “Erkeğin, eşinin (kadının) kazancı üzerinde tasarruf hakkı vardır” (p<0,001) ve “kadının, eşinin (erkeğin) kazancı üzerinde tasarruf hakkı vardır” (p=0,020) ifadesi ile TCRTÖ puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (Tablo 2).

Tablo 2. Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ve Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ) puan ortalamaları ile katılımcıların çalışma yaşamına dair görüşlerinin karşılaştırılması (n=351)

 

n

TCRTÖ

Ort±SS

z,KW;p

KÇKTÖ

Ort±SS

z,KW;p

MeslekSeçimi

İsteyerek

İstemeyerek

 

288

63 

 

136,19±28,21

141,49±21,60

 

z= -0,827

p= 0,408

 

54,50±8,67

48,47±6,38

 

z= -5,153

p <0,001

Çalışma Yaşamında Güçlük Yaşama

 Evet

 Hayır

 

 

255

92

 

 

139,19±25,84

132,82±30,12

 

 

z= -1,452

p=0,146

 

 

52,44±8,07

56,05±9,60

 

 

z= -2,856

p= 0,004

Çalışma Yaşamının Özel Hayatı Etkilemesi

 Olumlu

Olumsuz

 

 

130

217 

 

 

132,31±29,77

140,70±24,83

 

 

z= -2,110

p= 0,035

 

 

56,66±9,33

51,46±7,49

 

 

z= -5,225

p<0,001

Ev İşlerinde Eşin Yardımcı Olması

Evet

Hayır

 

156

52

 

137,55±27,78

134,36±25,64

 

z= -1,042

p= 0,298

 

53,98±8,94

52,86±8,11

 

z= -3,398

p= 0,691

Çocuk Bakımında Eşin Yardımcı Olması

Evet

Hayır

 

 

124

42 

 

 

136,16±27,51

133,50±25,50

 

 

z= -0,698

p= 0,485

 

 

54,16±9,17

53,23±8,40

 

 

z= -0,253

p= 0,800

Başka Meslek Tercihi

Evet

Hayır

 

218

127

 

139,94±25,18

134,24±29,35

 

z= -1,439

p= 0,150

 

51,52±7,96

56,33±8,43

 

z= -5,093

p <0,001

Kadın Cinsiyetinden Memnun Olmama

Evet

Hayır

 

 

88

257

 

 

139,51±25,63

137,20±27,42

 

 

z= -0,588

p= 0,557

 

 

51,11±8,28

54,14±8,64

 

 

z= -2,627

p= 0,009

Kadınlar Gelir Getiren Bir Işte Çalışmalı

Evet

Hayır

 

 

320

28

 

 

137,82±27,76

132,89±18,30

 

 

z= -1,504

p= 0,133

 

 

53,79±8,65

49,39±7,57

 

 

z= -2,789

p= 0,005

Toplumda Erkekler Kadınların Önünde Yer Alıyor

Evet

Hayır

 

 

263

84

 

 

136,84±27,76

139,79±22,77

 

 

z= -0,840

p= 0,401

 

 

53,46±8,83

53,28±7,89

 

 

z= -0,063

p= 0,950

Erkekler Kadınları Ekonomik Anlamda Korumalı

Evet

Hayır

 

 

227

114

 

 

137,54±24,04

139,97±31,05

 

 

z= -1,378

p= 0,168

 

 

52,08±8,05

55,55±8,95

 

 

z= -3,272

p= 0,001

Ailede Ekonomik Geçimin Ait Olduğu Kişi

Erkek

Kadın

Erkek+Kadına

 

 

79

2

267

 

 

131,92±18,47

114,0±0

139,29±28,96

 

 

 

KW=11,894

p=0,003

 

 

48,83±7,93

45,00±0

54,80±8,34

 

 

 

KW=33,651

p<0,000

Erkeğin, Eşinin Kazancı Üzerinde Tasarruf Hakkı Vardır

Evet

Hayır

 

 

144

202

 

 

130,70±26,93

142,54±26,14

 

 

z= -3,731

p< 0,001

 

 

53,97±9,19

52,93±8,20

 

 

z= -0,604

p= 0,546

Kadının, Eşinin Kazancı Üzerinde Tasarruf Hakkı Vardır

Evet

Hayır

 

 

234

113

 

 

135,08±26,14

142,69±28,28

 

 

z= -2,332

p= 0,020

 

 

52,85±8,79

54,47±8,21

 

 

z= -1,920

p= 0,055

Ort: Ortalama, SS: Standart sapma, z:Mann Whitney U testi, KW: Kruskal Wallis H testi, Tablodaki n toplamlarının, 351’den farklı olmasının nedeni, Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının bazı soruları boş bırakmalarından dolayıdır. aBonferroni testi ile hesaplanarak anlamlılığı oluşturan grup

TCRTÖ ile KÇKTÖ arasında anlamlı (p<0,001), zayıf (rs=-0,208) negatif bir korelasyon saptanmıştır. Çalışmaya katılanların yaşı ile TCRTÖ arasında anlamlı (p=0,003), çok zayıf (rs=-0,169) negatif bir korelasyon saptanmıştır. Çalışmaya katılanların yaşı ile KÇKTÖ arasında ise anlamlı (p<0,001), zayıf (rs= 0,255) pozitif bir korelasyon saptanmıştır. Çalışmaya katılanların görev yılı ile TCRTÖ arasında anlamsız (p=0,632), KÇKTÖ ile arasında anlamlı (p=0,016), çok zayıf (rs=0,129) pozitif bir korelasyon saptanmıştır (Tablo 3). 

Tablo 3. Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ve Kadının Çalışmasına Karşı Tutum Ölçeği (KÇKTÖ) puan ortalamalarının korelasyon analizi (n=351)

 

 TCRTÖ

 

KÇKTÖ

 

 

 rs

p

rs

p

Yaş

Görev Yılı

TCRTÖ

-0,169

-0,26

0,003

0,632

0,255

0,129

-0,208

p<0,001

0,016

p<0,001

rs: Spearman korelasyon katsayısı

Tartışma

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı 2017 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre, 144 ülke arasından 131. sırada yer alarak cinsiyet eşitsizliğinin en fazla yaşandığı ülkeler arasındadır (18,19). Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edebilmeleri için, toplumsal cinsiyet tutumlarının farkında olmaları önemlidir. Kadınların gelişimi ve ilerlemesini tüm alanlarda olumsuz etkileyebilen toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çalışma alanında da kadınlar için bir bariyerdir (20). En yoğun kadın istihdamının olduğu sağlık alanında da kadın sağlık profesyonellerinin toplumsal cinsiyete ve kadının çalışmasına karşı tutumları önemlidir (13). Çünkü kadınlar, toplumsal cinsiyet ayrımcılığından etkilenen en önemli grup olmalarının yanında, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de yetiştikleri toplum yapısına göre destekleyebilmektedirler (3).

Çalışmaya katılanların büyük bir çoğunluğu çalışma yaşamı ile ilgili güçlük yaşarken, özel hayatlarının olumsuz etkilendiğini bildirmiştir. Ergöl ve ark.’nın (11) kadın akademisyenler ile gerçekleştirdikleri çalışmalarında da sonuçlar benzerdir. Akademisyen kadınların %46’sıkadının çalışmasının aile hayatını olumsuz etkilediğini vebu etkilerin çoğunlukla aileye zaman ayıramama (%39,3) vekendine zaman ayıramama (%37,3) olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcılardan dörtte biri kadın cinsiyetine sahip olmaktan mutlu değildir. Çalışmaya katılanların, iş yaşamında aktif rolü olan ve toplumun önde gelen kadınları olduğu düşünülürse, ekonomik özgürlüğü olmayan, toplumsal yaşama aktif katılım sağlayamamış kadınlarda, biyolojik cinsiyetinden memnuniyetsizlik oranı daha da yükselebilir. 

Çalışmamızda, hemşireler akademisyenlere göre daha eşitlikçi toplumsal cinsiyet rolleri tutumuna sahipken, kadının çalışmasına karşı tutumları daha olumsuzdur. Bunun nedeni olarak, hemşirelerin çalışma koşullarının güçlüğü ve bu durumun özel hayatlarını olumsuz etkilediği düşünülebilir. Çalışma bulgularımız da bu sonucu desteklemektedir. Çalışmamızda, lisansüstü öğrenime sahip olan kadınların ve eşlerinin kadının çalışmasına daha olumsuz baktığı ve toplumsal cinsiyet rolleri tutumlarının lisans eğitimine sahip olanlara göre daha geleneksel olduğu saptanmıştır. Kuzgun ve Sevim (16) çalışmalarında, kadınların öğrenim düzeyi yükseldikçe, kadının çalışmasına karşı tutumlarının daha olumlu olduğunu saptamıştır. Bu sonuç, çalışma bulgularımız ile paralellik göstermemektedir. Kuzgun ve Sevim’in örneklem grubunu kadınlar ve erkekler oluşturmaktadır. İki çalışma arasındaki farklılık bu durumdan kaynaklanıyor olabilir.

Çalışmamızda, medeni durum ile toplumsal cinsiyet rolleri ve kadının çalışmasına karşı tutum arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Çıtak (21), bekarların evli katılımcılara göre, kadının çalışmasına karşı daha olumlu tutuma sahip olduklarını belirtmiştir. İki çalışma arasındaki farklılığın örneklem gruplarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Çıtak çalışmasını, her iki cinsiyet ile birlikte gerçekleştirmiştir. Çalışmamızın örneklem grubunu sadece kadınlar oluşturmaktadır. Kadınlar, evli olsalar da aktif olarak çalıştıkları ve kendilerinin/eşlerinin öğrenim düzeyleri yüksek olduğu için medeni durumlarının tutumlarını etkilemediği düşünülebilir.

Çalışmamızda, Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde çalışanların her iki ölçek puan ortalamaları, Tıp Fakültesi’nde çalışan katılımcılara göre daha yüksektir. Bu sonuç, sağlık bilimlerinde çalışanların, Tıp Fakültesi’nde çalışan hemşire ve akademisyenlere göre “daha eşitlikçi toplumsal cinsiyet rolleri tutumuna sahip olduğunu ve “kadının çalışmasına daha olumlu baktığını” göstermektedir.

Çalışma yaşamının, özel hayatını olumsuz etkilediğini belirtenlerin dikkat çekici olarak, toplumsal cinsiyet rolleri tutumu, diğer gruba göre anlamlı düzeyde daha eşitlikçi iken, kadının çalışmasına karşı tutumları daha olumsuzdur. Bu sonucun, eşitlikçi toplumsal cinsiyet tutumuna sahip kadınların, eşlerinden özel hayatta destek beklemelerine ve beklediği desteği göremeyenlerin hayal kırıklığı yaşayarak, özel hayatlarının olumsuz etkilendiğini düşünmelerine neden olabilir.

Çalışmamızda katılımcıların yaşı yükseldikçe, kadının çalışmasına karşı tutumları daha olumlu olmaktadır. Daha genç yaşta olan katılımcıların ise, toplumsal cinsiyet rolleri daha eşitlikçidir. Çalışmamızda TCRTÖ puan ortalaması yükselirken, KÇKTÖ puan ortalamasının düşmesi de dikkat çekici bir sonuçtur. Toplumsal cinsiyet rolleri eşitlikçi tutuma kaydıkça kadının çalışmasına karşı görüşün daha olumlu olması beklenmektedir (15,20). Çalışma sonuçlarımızın literatürle benzerlik göstermemesinin sebebi, çalışma grubumuzun özellikleri olabilir. Çünkü yoğun ve yorucu iş temposuna sahip olan sağlık çalışanlarının iş tükenmişliği yaşama ihtimallerine bağlı olarak kadının çalışmasına karşı olumsuz tutuma sahip oldukları düşünülebilir. Çalışmaya katılan sağlık çalışanlarının iş yaşamının güçlüklerinden bahsetmeleri, özel hayatlarını olumsuz etkilediklerini ifade etmeleri bu sonucumuzu desteklemektedir.

Çalışma sonuçlarımız, sadece örneklem grubuna aittir, topluma genellenemez. Çalışma sürecimizde hedeflenen örneklem gruba ulaşılamaması, verilerin sadece mesai saatleri içerisinde toplanarak nöbete gelen sağlık profesyonelleri ile görüşülememesi çalışmamızın sınırlılıklarıdır. Ayrıca, örneklemimizin tek bir üniversiteden oluşması çalışmamızın zayıf yönüdür.

Sonuç

Çalışmamızda, hemşire ve akademisyenlerin orta düzeyde toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin “eşitlikçi tutum”a ve kadının çalışmasına yönelik “olumlu tutuma” sahip oldukları söylenebilir. Bununla birlikte hemşirelerin, akademisyenlere göre toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin daha ‘eşitlikçi tutuma’ ve kadının çalışmasına yönelik daha “olumsuz tutuma” sahipolduğu söylenilebilir. Kadınların toplumsal cinsiyete yönelik tutumları ile kadının çalışmasına yönelik tutumları arasında negatif bir ilişki vardır. 

Çalışmamızdaki mevcut kısıtlılıklara rağmen, sonuçlarımız, kadın sağlık çalışanlarının toplumsal cinsiyete ve kadının çalışmasına yönelik dikkat çekici bulguları ortaya koyması açısından önemlidir. Çalışma hayatının içerisinde olan, ekonomik ve sosyal olarak mümkün olduğunda özgür olabileceği düşünülen kadınların bile toplumsal cinsiyete yönelik eşitlikçi tutumlarının “orta” düzeyde olması ilginçtir. Ayrıca, toplumsal cinsiyet ile kadının çalışmasına yönelik tutum arasında negatif bir ilişki olmasının sebepleri, daha büyük örneklem grubu ile iyi tespit edilerek ve sahaya da yayılarak daha geniş çalışmaların yapılması, ülkemiz açısından önem arz etmektedir. Önemli bir toplumsal konuya giriş yapan çalışmamızda ek olarak örneklem grubuna erkeklerin de katılacağı yeni çalışmalar ile daha efektif sonuçlar alınabilir. 

Kaynaklar

1. Terzioğlu F, Taşkın L. Kadının toplumsal cinsiyet rolünün liderlik davranışlarına ve hemşirelik mesleğine yansımaları. CÜ Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi 2008;12(2):62-7.

2. Powell GN, Greenhaus JH. Sex, gender, and decisions at the family - work interface. Journal of Management 2010;36(4):1011-39.

3. Dinç Kahraman S. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik görüşlerinin belirlenmesi. DEUHYO ED 2010;3(1):30-5.

4. Aksu B. Sivil toplum kuruluşları için toplumsal cinsiyet rehberi. Ankara: Odak Ofset Matbaacılık; 2008:15-45.

5. Güldü Ö, Ersoy MK. Toplumsal cinsiyet rolleri ve siyasal tutumlar sosyal psikolojik bir değerlendirme. AnkaraÜniversitesi SBF Dergisi2008;64(3):97-107.

6. T.C. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü [internet]. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ulusal eylem planı, 2008-2013. [cited 2019 Feb 16]. Available from: http://www.huksam.hacettepe.edu.tr/Turkce/SayfaDosya/TCEUlusaleylemplani.pdf

7. Demirbilek S. Cinsiyet ayrımcılığın sosyolojik açıdan incelenmesi. Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi2007;44(511):45-9.

8. Eren A. Korku kültürü, değerler kültürü ve şiddet. Aile ve Toplum 2005;2(9):23-37.

9. Hablemitoğlu Ş. Toplumsal cinsiyet yazıları. 2. Baskı. İstanbul: Toplumsal Dönüşüm Yayınları; 2005:20-40.

10. Adaman F, Keyder Ç [internet]. Türkiye’de büyük kentlerin gecekondu ve çöküntü mahallelerinde yaşanan yoksulluk ve sosyal dışlanma, Avrupa komisyonu, sosyal dışlanma ile mücadelede mahalli topluluk eylem programı 2002-2006 raporu[cited 2019 Oct 17].Available from: http://ec.europa.eu/employment_social_inclusion/docs/2006/study_turkey_tr.pdf

11. Ergöl Ş, Koç G, Eroğlu K, Taşkin L. Türkiye'de kadın araştırma görevlilerinin ev ve iş yaşamlarında karşılaştıkları güçlükler.Yüksekögretim ve Bilim Dergisi2012;2(1):43-9.

12. Çakır Ö. Türkiye'de kadının çalışma yaşamından dışlanması. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 2008;(31):25-47.

13. Urhan B, Etiler N. Sağlık sektöründe kadın emeğinin toplumsal cinsiyet açısından analizi. Çalışma ve Toplum 2011;(29):191-216.

14. Chen YY, Subramanian SV, Acevedo-Garcia D, Kawachi I. Women’s status and depressive symptoms: a multilevel analysis. Social Science & Medicine 2005;60(1):49-60.

15. Zeyneloğlu S, Terzioğlu F. Toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve psikometrik özellikleri. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi 2011;40:409-20.

16. Kuzgun Y, Sevim SA. Kadınların çalışmasına karşı tutum ve dini yönelim arasındaki ilişki. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi 2004;37(1):14-27.

17. Alpar R. Uygulamalı istatistik ve geçerlik-güvenirlik. 1.Baskı. Ankara: Detay Yayıncılık; 2010:130-4. 

18. World Economic Forum [internet]. The Global gender gap report, 2017. [cited 2018 Apr 26]. Available from: http://www3.weforum.org/docs/WEF_GGGR_2017.pdf

19. Öngen B, Aytaç S. Üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ve yaşam değerleri ilişkisi. Sosyoloji Konferansları 2013;(48):1-18.

20. Özçatal EÖ. Ataerkillik, toplumsal cinsiyet ve kadının çalışma yaşamına katılımı. Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Dergisi2011;1(1):21-39.

21. Çıtak A. Kadınların Çalışmasına Yönelik Tutum: Cinsiyet, Cinsiyet Rolü Ve Sosyoekonomik Düzeye Göre Bir Karşılaştırma (tez). Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji (Sosyal Psikoloji) Anabilim Dalı; 2008.


How to cite / Atıf için: Alan Dikmen H, Marakoğlu K, Mertcan K. Kadın Sağlık Çalışanlarının Toplumsal Cinsiyet Rolleri ile Kadınların Çalışmasına Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi. Euras J Fam Med 2019;8(1):36-44. doi:10.33880/ejfm.2019080105


Download Full Text Add to Favorite