EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 75,333

 

Archive


Bir Üniversite Hastanesi Polikliniğine Başvuran Hastaların Sağlık Okuryazarlığı Düzeyleri ve Etkileyen Faktörler
Health Literacy Levels and Affecting Factors of Patients Who Applied to A University Hospital Polyclinic
Burkay Yakar, Mehtap Gömleksiz, Edibe Pirinççi

Euras J Fam Med 2019;8(1):27-35. https://doi.org/10.33880/ejfm.2019080104

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZ

Amaç: Sağlık okuryazarlığının arttırılmasının insanların yaşam kalitelerini arttırabileceği, sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmalarını sağlayabileceği ve sağlık hizmeti maliyetlerini azaltmaya katkısı olacağı belirtilmiştir. Düşük sağlık okuryazarlığı düzeyi yetersiz sağlık bilgisine, yüksek hastalanma riskine, tedavi yöntemlerini anlama düzeyinin düşük olmasına ve sağlık hizmetleri maliyetlerinin artmasına neden olabilir. Günümüzde kronik hastalıkların ve yaşlı popülasyonun giderek çoğalması ile sağlık hizmetlerine ayrılan bütçenin ülke ekonomilerine giderek daha fazla yük bindirmesi sağlık okuryazarlığı seviyelerinin önemini arttırmıştır. Bu veriler ışığında araştırmamızda, bölgemizde sağlık okuryazarlığı seviyelerini ve etkileyen faktörleri araştırmak amaçlanmıştır.

Yöntem: Kesitsel türdeki araştırmamız bir üniversitenin aile hekimliği polikliniğine başvuran gönüllü hastalarda yapılmıştır. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak 17 soruluk sosyodemografik anket formu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ki-kare testi kullanılmış ve p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir.

Bulgular: Araştırmamıza katılan 225 katılımcının %62,1’i kadındı. Sağlık okuryazarlığı ölçeğinin genel puan ortalaması 25,5±10,2 idi. Katılımcıların %50,6’sı yetersiz, %25,1’i ise sorunlu sağlık okuryazarlığı düzeyinde idi. Kadınlarda, lise altı eğitim seviyesi olanlarda, evlilerde, çocuk sahibi olanlarda ve görme problemi yaşayanlarda sağlık okuryazarlık düzeyi istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük saptandı.

Sonuç: Araştırmamızdan elde edilen veriler sağlık okuryazarlığı düzeylerimizin düşük olduğunu göstermiştir. Hem toplum sağlığını korumak hem de sağlık hizmetlerinde ki maddi yükü azaltmak için sağlık okuryazarlığını etkileyen risk faktörleri incelenerek sağlık okuryazarlığı seviyelerimizi arttıracak politikaların geliştirilmesi gerekliliği düşünülmüştür. 

Anahtar kelimeler:sağlık okuryazarlığı, Türkiye Sağlık Okuryazarlık Ölçeği, sağlık okuryazarlık düzeyi, değerlendirme, ilaç kullanımı

ABSTRACT

Aim: It is known that increasing health literacy can increase people's quality of life, enable them to benefit from health services more effectively and contribute to reducing health care costs. Inadequate health literacy has been reported to lead to insufficient health information, high risk of ill health, low level of understanding of treatment methods and increase in health care costs. Today, increasing number of chronic diseases, increasing the elderly population and increasing the budget allocated to health services have also increased the importance of health literacy levels. In this context, it is aimed to investigate health literacy levels and factors affecting our country.

Methods: Our cross-sectional study was conducted in voluntary patients who applied to the family medicine outpatient clinic of a university. In our study, sociodemographic questionnaire form and Turkish Health Literacy Scale were used for data collection. Chi-square test was used for statistical analysis and p

Results: 225 volunteers were included in our study. 62,1% of them were women. The mean score of the health literacy scale was 25.5±10.2. 50.6% of the participants were inadequate, and 25.1% of them had problematic health literacy level. The level of health literacy was found to be significantly lower in women, who had low education level, who were married and had children and who had vision problems.

Conclusion: The data obtained from our study showed that our health literacy levels are low. We need to develop policies that increase our levels of health literacy to protect both public health and reduce the financial burden on health care by examining risk factors.

Keywords:  health literacy, Turkish Health Literacy Scale, health literacy level, evaluation, drug utilization


 

Giriş

Günümüzde sağlık okuryazarlığının anlamına baktığımızda pek çok tanımlama ile karşılaşmaktayız. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlık okuryazarlığını, “sağlıkta iyilik halini korumak ve geliştirmek için bireylerin sağlık bilgisine erişim, bilgiyi anlama ve kullanma kabiliyetleri ile istekleri konusundaki bilişsel ve sosyal beceriler” olarak tanımlamıştır (1). Amerikan Tıp Birliği (AMA) ise sağlık okuryazarlığı kavramını, “sağlık hizmetleri çevresindeki işlevler için temel okuma ve gerekli sayısal görevleri yerine getirebilmeyi kapsayan beceri kümesi” şeklinde açıklamıştır. Bu beceriler, bireylerin reçete edilen ilaçları, randevu fişlerini ve diğer sağlıkla ilgili materyalleri okuma ve anlama kabiliyetlerini de içermektedir (2). Farklı tanımlamalara rağmen sağlık okuryazarlığı bireylerin hayatları boyunca yaşam kalitelerini iyileştirmeleri, hastalıkları önlemeleri ve sağlıklarını geliştirmeleri konusunda gereken kararları alabilmeleri ve değerlendirmede bulunabilmeleri için gereken sağlık bilgilerine erişme, bu bilgileri anlama, değerlendirme ve uygulamaları konusunda kişilerin bilgi, beceri, tutum ve motivasyonu olarak değerlendirilmiştir (3).

Tüm bu tanımlamalar neticesinde sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi doğru bilgi ve hizmete ulaşma becerilerini, alınan hizmetleri kullanabilme yeteneğini, kişisel gelişim ve sosyal becerilerin artmasını destekleyebileceği belirtilmiştir (4).Sağlık okuryazarlığının arttırılmasının insanların yaşam kalitelerini arttırabileceği, sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmalarını sağlayabileceği ve sağlık hizmeti maliyetlerini azaltmaya katkısı olacağı belirtilmiştir. Sağlık okuryazarlığının yetersiz olmasının ise yetersiz sağlık bilgisine, yüksek hastalanma riskine, tedavi yöntemlerini anlama düzeyinin düşük olmasına ve sağlık hizmetleri maliyetlerinin artmasına neden olacağı bildirilmiştir (4). 

Günümüzde kronik hastalıkların ve sağlık maliyetlerinin artması sağlık okuryazarlığının önemini arttırırken, sağlık okuryazarlığına etki eden faktörlerin araştırılmasını gündeme getirmiştir. Kişilerin demografik, kültürel, psikososyal ve bireysel özelliklerinin sağlık okuryazarlığını etkileyen faktörler olduğu bildirilmiştir. Kişisel özeliklere ek olarak genel okuryazarlık düzeyi, hastalık deneyimleri ve sağlık hizmet sisteminin özelikleri sağlık okuryazarlığına etki eden diğer faktörler olarak bildirilmiştir (5). Yurt dışında yapılan çalışmalarda genel olarak yaşlılarda, siyah ırkta, kadınlarda, evli olmayanlarda, eğitim seviyesi düşük olanlar ile gelir durumu düşük olanlarda sağlık okuryazarlığı daha düşük bulunmuştur (6-8). Ülkemizde aile sağlığı merkezlerine başvuran hastalar arasında yapılan bir araştırmada ise evlilerde, bilinen bir hastalığı olanlarda veya evde kronik hastalığı olan bireylerle yaşayanlarda ilaç kullanımın daha düzenli olduğu; erkek hastalarda, lisansüstü eğitime sahip olanlarda ve gelir seviyesi yüksek katılımcılarda sağlık okuryazarlığının daha iyi olduğu bildirilmiştir (9). Bireysel sağlık okuryazarlığın düşüklüğü hastalığın kontrol edilememesi, komplikasyonlarda artma, yaşam kalitesinde azalma, tedaviye uyumsuzluk ve verilen sağlık hizmetinden memnuniyetsizlik olarak karşımıza çıkabileceği bildirilmiştir (10). Sağlık okuryazarlığı düşük bireylerde hastaneye yatışın ve acil servisin kullanımın arttığı, aynı zamanda bu bireylerin tarama programlarına daha az katıldığı, koruyucu sağlık hizmetlerinden daha az faydalandıkları, hastalıkları hakkında daha az bilgiye sahip oldukları ve bu bireylerde ölüm riskinin yükseldiği bildirilmiştir (4,11). Tüm bu bilgiler ışığında sağlık okuryazarlığının önemli olduğu, sağlık okuryazarlığını etkileyen faktörlerin araştırılmasının gerekli olduğu kanaatine varılmıştır.

Çalışmamızda polikliniğimize başvuran hastaların sağlık okuryazarlığı seviyelerini ve sağlık okuryazarlığını etkileyen faktörleri saptamak amaçlanmıştır. Sağlık okuryazarlığını geliştirmek ve bu konuda atılacak yeni adımlara zemin hazırlamak için bu alanda yapılacak çalışmaların gerekli olduğu görüşüne varılmıştır.

Yöntem

Tanımlayıcı-kesitsel tipte tasarlanan araştırmamızın evrenini Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinin Aile Hekimliği Polikliniği’ne başvuran, çalışmaya katılmaya gönüllü ve çalışma kriterlerini karşılayan tüm hastalar oluşturmuştur. Araştırmaya Haziran-Ağustos 2018 tarihleri arasında aile hekimliği polikliniğimize başvuran, çalışma kriterlerine uyan tüm hastalar dahil edilmiştir. Araştırmamız Fırat üniversitesi Tıp Fakültesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik kurulunun 17.05.2018 tarih ve 13 Nolu etik kurul kararı ve hastane başhekimliğinden alınan izin sonrası başlatılmıştır. 

Çalışmamızın değişkenlerini elde etmek için literatür verileri taranarak oluşturduğumuz 17 soruluk sosyodemografik anket formu kullanılmıştır.

Çalışmamızda katılımcıların sağlık okuryazarlığı seviyeleri 32 sorudan oluşan Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (TSOY) ile ölçülmüştür. TSOY Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Konsorsiyumu tarafından geliştirilen kavramsal çerçeveye dayanan (HLS-EU CONSERTIUM) 32 maddelik Öz Bildirim Ölçeği’nin Türkçe’ye çevrilmiş versiyonudur. Ölçeğin iç tutarlık (Cronbach Alfa) katsayısı 0,927 olarak belirlenmiş ve güvenilir bir test olarak ülkemizde sağlık okuryazarlığını değerlendirmede kullanılabileceğini belirtilmiştir (12).TSOY orijinal HLS-EU ölçeğinden farklı olarak, üç değil, iki temel boyut alınarak, 2X4’luk bir matris olarak yapılandırılmıştır. Buna göre, matris iki boyut (tedavi-hizmet boyutu ve hastalıklardan korunma/sağlığın geliştirilmesi boyutu) ile dört süreç (sağlıkla ilgili bilgiye ulaşma, sağlıkla ilgili bilgiyi anlama, sağlıkla ilgili bilgiyi değerlendirme, sağlıkla ilgili bilgiyi kullanma/uygulama) olmak üzere toplam sekiz bileşenden oluşmaktadır.Katılımcıların verdiği cevaba göre TSOY ölçeğinden 0 ila 50 puan arasında bir puan alır. Sıfır en düşük sağlık okuryazarlığını, elli puan ise en yüksek sağlık okuryazarlığı olarak değerlendirilir.

Çalışmamızda TSOY ölçeğinden alınan puana göre katılımcılar;

  •         0-25 puan: yetersiz sağlık okuryazarlığı, 
  •        >25-33 puan: sorunlu – sınırlı sağlık okuryazarlığı 
  •        >33-42 puan: yeterli sağlık okuryazarlığı 
  •        >42-50 puan: mükemmel sağlık okuryazarlığı olarak tanımlanmıştır. 

Veriler aile hekimliği polikliniğinde görevli hekim tarafından sosyodemografik anket formu ve TSOY ölçeği kullanılarak hastalar ile yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Gönüllü olmayanlar, psikolojik ve mental hastalığı olanlar, iletişim kurmaya engel durumu olanlar ve 18 yaşın altındaki hastalarımız çalışmamıza dahil edilmemiştir. 

Çalışma sonucu elde ettiğimiz veriler SPSS 22.0 programı ile hata kontrolleri, tablolar ve istatistiksel analizi yapılarak sunulmuştur. Tanımlayıcı veriler yüzdeler ve ortalama ± olarak verilmiştir. Verilerin istatistiksel değerinin analizinde Ki-kare testi (ve/veya Fisher’s exact test) kullanılmıştır. Veriler değerlendirilirken %95 güven aralığında ve p

Bulgular

Katılımcıların %62,1’ i (n=146) kadın, %27,9’u (n=89) erkekti. Katılımcılarımızın yaşı 18 ila 79 yaş aralığında ve yaş ortalaması 34,4±14,7 idi. Katılımcıların %69,7’lik büyük çoğunluğu evli ve %65,1’i (n=153) ise çocuk sahibiydi (Tablo 1).

Tablo 1. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri

Özellikler      

Sayı (n)

Yüzde (%)

Cinsiyet

 

 

Kadın

146

62,1

Erkek 

89

27,9

 

 

 

Eğitim Durumu

 

 

Okuma-yazma bilmeyen

25

10,6

İlköğretim

66

28,1

Lise

58

24,7

Yüksekokul

86

36,6

 

 

 

Medeni durum

 

 

Evli

164

69,7

Bekar

61

26,0

Boşanmış-dul

10

4,3

 

 

 

Çocuk sahibi olma durumu

 

 

Çocuğu olmayan

82

34,9

1 çocuklu

30

12,8

2 çocuklu

55

23,4

3 çocuklu

41

17,4

4 ve üzeri çocuklu

27

11,5

 

 

 

Gelir durumu

 

 

Düşük

49

20,9

Orta

173

73,6

Yüksek

13

5,5

 

 

 

En uzun yaşadığınız yer

 

 

Köy-kasaba

29

12,3

İlçe

35

14,9

İl merkezi

171

72,8

 

Katılımcıların %36,2’sinin (n=85) kronik hastalığı mevcuttu. Katılımcıların %14,5’i görme sorunu, %4,3’ü ise işitme problemi olduğunu bildirmiştir. Katılımcıların yaklaşık yarısı ailede kronik hastalık nedeni ile ilaç kullanan birey olduğunu beyan etmiştir (Tablo 2).

Tablo 2.Katılımcıların sağlık durumları beyanı

Özellikler

Sayı (n)

Yüzde (%)

Kronik hastalık mevcutiyeti

 

 

Kronik hastalığı olan

85

36,2

Kronik hastalığı olmayan

150

63,8

Mevcut kronik hastalık sayısı

 

 

Bir kronik hastalığı olan

51

60,0

İki kronik hastalığı olan

19

22,4

Üç ve üzeri kronik hastalığı olan

15

17,6

Okumaya engel görme sorunu

 

 

Görme sorunu var

34

14,5

Görme sorunu yok

201

85,5

İşitme sorunu

 

 

İşitme sorunu var

10

4,3

İşitme sorunu yok

225

95,7

Ailede düzenli ilaç kullanan birey varlığı

 

 

İlaç kullanan birey var

112

47,7

İlaç kullanan birey yok

123

52,3

 

Katılımcıların genel sağlık durumlarını değerlendirmeleri ve sağlıkla ilgili bilgiye ulaşmada ilk tercih seçimini sorguladığımızda %34 ile en sık bilgi kaynağının sağlık çalışanları olduğu görüldü. Hastalarımıza hekimin ilaçları tarif ettikten sonra ek bir kullanım tarifine ihtiyaç duyup duymadıklarını sorduğumuzda ise %46,4’ü başka birinin daha tarifine ihtiyaç duyuyordu (Tablo 3).

Tablo 3.Katılımcıların sağlık durum algısı ve bilgi kaynakları

Özellikler

Sayı (n)

Yüzde (%)

Genel sağlık durumunu değerlendirme

 

 

Mükemmel

6

2,6

Oldukça iyi

36

15,3

İyi

88

37,4

Fena değil

86

36,6

Kötü

19

8,1

Sağlıkla ilgili bilgiye ulaşma kanalı

 

 

Gazete

5

2,1

Magazin

4

1,7

İnternet

72

30,6

Radyo ve televizyon

46

19,6

Kitaplar ve broşürler

1

0,4

Aile üyeleri, arkadaşlar vs

27

11,5

Doktor, hemşire vb sağlık çalışanları

80

34,0

İlaç tarifine ihtiyaç duyuyor musunuz?

 

 

Hayır

126

53,6

Evet

109

46,4

 

Katılımcıların sağlık okuryazarlık ölçeğinden aldıkları puan ortalaması 25,5±10,2 idi.  TSOY ölçeğinden alınan puanlar en düşük 2, en yüksek ise 49,5 puan aralığında bir dağılım gösterdi. TSOY ölçek alt gruplarının puan incelemesinde tedavi ve hizmet alt grubundan katılımcıların aldığı ortalama puan 26,7±10,4 iken, hastalıklardan korunma-sağlığın geliştirilmesi alt grubundan alınan ortalama puan ise 24,1±11,1 idi. Katılımcıların TSOY ölçeğinden aldıkları puana göre sağlık okuryazarlığı seviyesi dört gruba ayrılmıştır (Tablo 4).

Tablo 4.TSOY ölçeğinden alınan puan dağılımları

Ölçek Alt Boyutları

Sağlık okuryazarlığı sıklığı

Yetersiz

n          %

Sorunlu

n          %

Yeterli

n         %

Mükemmel

n             %                            

Genel sağlık okuryazarlık düzeyi

119

50,6

59

25,1

45

19,1

12

 5,1

Tedavi ve hizmet alt grup

106

45,1

59

25,1

54

23,0

16

 6,8

Bilgiye ulaşma

101

43,0

 40

17,0

  67

28,5

27

 11,5

Bilgiyi anlama

103

43,9

 37

15,7

  76

32,3

19

 8,1

Bilgiyi değerlendirme

142

60,2

30

12,8

  57

24,4

  6

 2,6

Bilgiyi kullanma/uygulama

94

40,0

38

16,2

75

31,9

28

 11,9

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hastalıklardan korunma /sağlığın geliştirilmesi

130

55,3

50

21,3

44

18,7

11

 4,7

Bilgiye ulaşma

122

52,0

28

11,9

68

28,9

17

 7,2

Bilgiyi anlama

107

45,5

30

12,8

78

33,2

20

 8,5

Bilgiyi değerlendirme

155

65,9

18

7,7

51

21,7

11

 4,7

Bilgiyi kullanma/uygulama

148

62,9

23

9,8

49

20,9

15

 6,4

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sağlıkla ilgili bilgiye ulaşma

114

48,5

43

18,3

57

24,3

21

 8,9

Sağlıkla ilgili bilgiyi anlama

94

39,9

58

24,7

65

27,7

18

 7,7

Sağlıkla ilgili bilgiyi değerlendirme

147

62,6

40

17,0

41

17,4

7

 3,0

Sağlıkla ilgili bilgiyi kullanma/uygulama

115

48,9

58

24,7

46

19,6

16

 6,8

 

Katılımcıların özeliklerinin sağlık okuryazarlığı düzeyine etkisini incelediğimizde; kadınlarda, eğitim seviyesi düşük olanlarda, evlilerde, çocuk sahibi olanlarda ve görme problemi olanlarda istatistiksel olarak anlamlı şekilde sağlık okuryazarlığı düzeyi düşüktü. Sağlık okuryazarlık seviyesi azaldıkça kişilerin ilaçlarını doğru kullanabilmeleri için hekim dışında başka birilerinin yardımına ihtiyaç duydukları görüldü. Hekime danışmadan ilaç kullanma ve kendi kullandıkları ilaçları aynı şikayetlere sahip kişilerin kullanımı için önerme durumlarının da yine istatistiksel olarak sağlık okuryazarlığı seviyesi azaldıkça arttığı görüldü. Katılımcıların bazı özelliklerinin sağlık okuryazarlığı seviyesi ile olan ilişkisi tablo 5’de ayrıntılı olarak sunulmuştur.

Tablo 5.Katılımcıların bazı özelliklerinin SOY durumu ile ilişkisi

 

Özellikler

Yetersiz SOY

Sayı      Yüzde

Sorunlu SOY

Sayı    Yüzde

Yeterli SOY

Sayı     Yüzde

Mükemmel SOY

Sayı         Yüzde

Toplam 

Sayı      Yüzde

Cinsiyet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kadın 

83

56,8

34

23,3

21

14,4

8

5,5

146

100

Erkek

36

40,4

25

28,1

24

27

4

4,5

89

100

 

x2= 8,122     p=0,04

Yaş grupları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

≤35 yaş 

52

45,2

33

28,7

22

19,1

8

7,0

115

100

≥36 yaş         

67

55,8

26

21,7

23

19,2

4

3,3

120

100

 

 x2=3,972    p=0,26

Eğitim Durumu

 

 

 

 

 

 

 

 

Lise altı

70

76,9

14

15,4

6

6,6

1

1,1

91

100

Lise ve yüksekokul

49

34,0

45

31,3

39

27,1

11

7,6

144

100

 

 x2=42,749      p=0,001

Medeni Durum

 

 

 

Evli

96

58,5

39

23,8

25

15,2

4

2,4

164

100

Bekar

23

32,4

20

28,2

20

28,2

8

11,8

71

100

                            x2=18,953   p=0,001

Gelir durumunu algılama

 

 

 

 

Yetersiz

33

67,3

8

16,3

7

14,3

1

2,0

49

100

Yeterli

86

46,2

51

27,4

38

20,4

11

5,9

186

100

                      x2= 7,218  p=0,06

Çocuk sahibi olma durumu

 

 

 

 

 

Çocuğu yok

28

34,1

27

32,9

19

23,2

8

9,8

82

100

Çocuğu var

91

59,5

32

20,9

26

17,0

4

2,6

153

100

                          x2=16,229   p=0,001

En uzun yaşadığınız yer

Kırsal

39

60,9

14

21,9

11

17,2

0

0

64

100

Kentsel

80

50,6

45

26,3

34

19,9

12

7,0

171

100

                                                                                           x2=6,876  p=0,07

Mevcut kronik hastalığı olma durumu

 

 

 

 

Var

49

57,6

18

21,2

16

18,8

2

4,3

85

100

Yok

70

46,7

41

27,3

29

19,3

10

6,7

150

100

                   x2=4,095  p=0,2

Okumaya engel görme sorunu 

 

 

 

 

 

 

 

Var

29

85,3

3

8,8

2

5,9

0

0,0

34

100

Yok

90

44,8

56

27,9

43

21,4

12

6,0

201

100

 

x2=19,309  p=0,001

 

İlaçları doğru kullanabilmek için tarife ihtiyaç duyma

 

 

 

 

Evet

73

67,0

22

20,2

12

11,0

2

1,8

109

100

Hayır 

46

36,5

37

29,4

33

26,2

10

7,9

126

100

            x2=23,969  p=0,001

Hekime danışmadan ilaç kullanır mısınız?

Hayır                   79          44,6          46          26,0           40          22,6             12                6,8            177        100

Evet                     40          69,0           13          22,4            5             8,6               0                0,0              58       100

         x2=13,720  p=0,003

Kullandığınız bir ilacı başkasına önerir misiniz?

Hayır                   67          41,1          47          28,8           39           23,9             10                6,1           163       100

Evet                     52         72,2           12          16,7            6             8,3               2                2,8             72        100

         x2=19,938  p=0,001

*Satır toplamları ve yüzdeleri verilmiştir.

Tartışma

Araştırmamızın temel amacı olan sağlık okuryazarlığı (SOY) düzeyini incelediğimizde katılımcıların TSOY anket puan ortalamasının 25,5 ve %75,7 oranında ise yetersiz ve sorunlu sağlık okuryazarlığı seviyelerinde olduğu görüldü. Ülkemizde sağlık okuryazarlığı araştırmalarına baktığımızda Okyay ve ark. (12) genel SOY puan ortalamasını 29 puan, Tanrıöver ve ark. (13) ise 30,4 puan olarak bildirmişlerdir. Araştırmamızdan elde edilen sağlık okuryazarlığı indeks puanı ülkemizde daha önce yapılan araştırmalara nazaran düşük olmakla birlikte literatürü destekler niteliktedir. Literatür verilerinde ABD’de %36 yetersiz, %22 sorunlu sağlık okuryazarlığı saptanmışken, Avrupa ülkelerinin ortalamalarına baktığımızda ise %12,4 yetersiz, %35,2 sorunlu sağlık okuryazarlığı oranları bildirilmiştir. Bizim araştırmamızdan elde ettiğimiz %50,6 yetersiz, %25,1’lik sorunlu sağlık okuryazarlığı düzeyleri ABD ve Avrupa verileri ile kıyaslandığında sağlık okuryazarlığı düzeylerimizin düşük olduğunu göstermektedir (14). Avrupa verilerini detaylı incelediğimizde Hollanda gibi gelişmiş ülkelerde düşük sağlık okuryazarlığı %29’larda bildirilmiş iken Bulgaristan gibi gelişmekte olan ülkelerde %62 oranında düşük sağlık okuryazarlığı tespit edilmiştir (14). Literatür verilerine göre ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin de sağlık okuryazarlığı seviyesini etkilediği, bundan dolayı gelişmekte olan ülkeler kategorisinde olan ülkemizin sağlık okuryazarlığı verilerinin gelişmiş ülkelere nazaran daha düşük olduğu görülmüştür. 

Elde ettiğimiz verilere göre kadın cinsiyet, lise altı eğitim düzeyi, evlilik, çocuk sahibi olma durumu ve görme sorununun istatistiksel olarak anlamlı şekilde sağlık okuryazarlık düzeylerini olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Avrupa’da yapılan araştırmada kadınlarda sağlık okuryazarlık düzeyi yüksek saptanırken ülkemiz verilerinde kadınlarda SOY puanının daha düşük olduğunu bildirilmiştir (13,15). Pınar ve ark. (12) ise yaptıkları araştırmada kadın ile erkek arasında SOY düzeyleri bakımından anlamlı bir ilişkiye rastlamamışlardır. Ülkemizde yapılan araştırmalarda kadınların okullaşma süresi 6,7 yıl iken erkeklerde bu sürenin 8,5 yıl olduğu bildirilmiştir. Erkeklerdeki eğitim süresinin kadınlardan yüksek olması ve eğitim düzeyinin sağlık okuryazarlığı üzerine pozitif etkisinin bilinmesi erkeklerin sağlık okuryazarlık düzeylerinin daha yüksek bulmamızın sebebi olabilir (13). Yine çalışmamızda eğitim seviyesi ile SOY düzeyinin anlamlı ilişkisine baktığımızda hem Avrupa hem de ülkemizde yapılan araştırmalarda eğitim seviyesi düştükçe sağlık okuryazarlığı seviyesinin azaldığı yönündeki bulgularımızı desteklemiştir (12-14). Araştırmamızda kadın katılımcıların sayısının fazla olması ve ülkemizde kadınların okullaşma oranının düşük olması, katılımcılarımızın okuma yazma bilmeme oranının %10,6 gibi yüksek oranda olması, araştırmamızda genel sağlık okuryazarlığı puanının literatür verilerine göre daha düşük bulunmasına sebep olduğunu düşündürmüştür. Araştırmamızda dikkat çeken bir diğer bulgu ise evlilerde bekar katılımcılara nazaran sağlık okuryazarlığı düzeyinin daha düşük olduğu idi. Literatür verilerine baktığımızda medeni durumun istatistiksel olarak sağlık okuryazarlığı seviyesi ile ilişkili olmadığı görüldü. Araştırmamızda bekarlarda sağlık okuryazarlığı düzeyini yüksek saptamamız bekarların daha genç yaşta olması ve eğitim düzeylerinin daha yüksek olması ile ilişkili olabileceğini düşündürmüştür. Yine çocuğu olmayanlarda sağlık okuryazarlığı seviyesinin anlamlı şekilde çocuklu bireylerden fazla saptanması literatür verileri ile desteklenememiştir. Literatür verilerinde çocuk sahibi olma ve sağlık okuryazarlığına ilişkin veriye rastlanmamıştır. Araştırmamızdan elde ettiğimiz çocuk sahibi olmayanlarda ki sağlık okuryazarlığı düzeyinin yüksekliği bekar bireylerin sağlık okuryazarlığı seviyesinin yüksekliği ile uyumlu ve yaş, eğitim düzeyi gibi parametrelerin burada da etkili olabileceğini düşündürmüştür. Araştırmamız medeni durum ve çocuk sahibi olma durumunun sağlık okuryazarlığı düzeyi üzerindeki etkisini ortaya koymada kısıtlı olabilir. İleride yapılacak çalışmalarda medeni durum ve çocuk sahibi olma durumunun sağlık okuryazarlığı seviyelerine etkisinin araştırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Araştırmamızda görme sorunu olan bireylerin sağlık okuryazarlığı seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Avrupa verilerine göre genel sağlık durumları düşük olanların ve uzun süreli sağlık problemleri yaşayan bireylerin sağlık okuryazarlık seviyelerinin düşük olduğu bildirilmiştir (14). Görme bozukluğunun genel okuma yazma durumunu etkilemesi, kişilerin sağlıkla ilgili bilgiye ulaşmasını zorlaştıracağından, beklenen bir bulgu olarak literatür verileri ile uyumlu şekilde görme sorunu olan bireylerin sağlık okuryazarlık düzeyleri düşük saptanmıştır.

Avrupa’da yapılan araştırma ve ülkemizde yapılan bazı çalışmalardan elde edilen veriler gelir düzeyi düşük olan bireylerde sağlık okuryazarlık düzeyinin daha düşük olduğu göstermiştir (14,15). Yaptığımız araştırmada istatistiksel olarak anlamlı olmasa da gelir durumunu yetersiz beyan edenlerin sağlık okuryazarlık seviyeleri literatür ile uyumlu olarak daha düşük saptanmıştır. Düşük sağlık okuryazarlığının sağlık harcamalarını ve acil sağlık hizmetlerine başvuruları arttırdığı yönündeki araştırmalar düşünüldüğünde, gelir durumu kötü olanların ekstra bir sağlık masrafı altına girdikleri, bu da kişiler üzerinde hem ekonomik hem de sağlık açısından daha fazla olumsuzluklara yol açabileceğini göstermiştir.

Araştırmamızda kronik hastalığı olanların sağlık okuryazarlığı düzeyinin istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte daha düşük olduğu görülmüştür. Avrupa verilerinde kronik hastalıkların düşük SOY ile ilişkili olduğu bildirilmiştir (16). Kronik hastalığı olan bireylerde SOY puanı düşük saptanmıştır ve literatür verileri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Sağlık hizmetlerinden daha fazla faydalanması gereken grup olan kronik hastalık sahibi bireylerin SOY düzeylerinin yetersiz olması sağlık sisteminden yeterince faydalanamamalarına sebep olabilir. Yetersiz SOY düzeylerinin kronik hastalık eğitimlerini zorlaştırdığı yönündeki araştırmaları da dikkate alacak olursak kronik hastalığı olan bireylerde sağlık okuryazarlığı düzeylerini arttırmanın önemli olduğu düşünülmüştür (17). 

Katılımcıların sağlık ile ilgili bilgiye ulaşmada kullandıkları ilk tercih yolunun en sık sağlık çalışanları olduğu görülmüştür. Tanrıöver ve ark. (13) yaptıkları çalışmada katılımcıların %57,7’sinin hekimden, %19,9’unun internetten ve %10,9’unun ise televizyon aracılığı ile sağlık bilgisine ulaştığını bildirmişlerdir. Bizim çalışmamızda dikkat çeken nokta sağlık çalışanlarının %34 oranında yine ilk tercih bilgi kaynağı olmasına rağmen internetten bilgi erişiminin %30,6 oranında ikinci sırada ve televizyon aracılığı ile bilgiye ulaşanların oranın %19,6’lara yükselmesidir. Eski yapılan araştırmanın verileri ile kıyasladığımızda internet ve televizyonun sağlık ile ilgili bilgiye ulaşmadaki oranın giderek arttığı görülmüştür. Bu iletişim araçlarının payı düşünüldüğünde toplumun doğru ve etkili şekilde sağlık okuryazarlığı seviyelerini arttırmada televizyon ve internetten ulaşılan bilgilerin güvenirliği ve denetiminin önümüzdeki yıllarda yeni araştırmalarla değerlendirilmesinin uygun olabileceği görüşüne varılmıştır.

Yapılan araştırmalar düşük sağlık okuryazarlığının sağlık eğitimlerini anlamada güçlüğe, kronik hastalık yönetiminin etkin yapılamamasına, ilaç uygulama hatalarına, hastanede yatış hızında artmaya ve dolayısıyla sağlık giderlerinde artışa sebep olduğunu ortaya konmuştur (3,18,19). Araştırmamızda bu bağlamda hastalara hekimin önerisi dışında ilaç kullanıp kullanmadığı ve kendisine iyi gelen bir ilacı başkasına önerip önermediğini sorgulanmıştır. Hekime danışmadan ilaç kullananların %69 gibi büyük kısmı ve kendi kullandığı ilacı başka birine tavsiye edenlerin %72,2’si yetersiz SOY seviyelerine sahip idi. Elde ettiğimiz veriler düşük sağlık okuryazarlığı seviyelerinin yanlış ve uygunsuz ilaç kullanımına sebep olabileceğini düşündürmüştür. Ülkemizdeki sağlık okuryazarlık seviyelerinin gelişmiş ülkelere nazaran düşük olduğunu hesaba katarsak uygunsuz ve yanlış ilaç kullanımının ülkemiz için daha fazla risk teşkil ettiği ve daha fazla ekonomik yük getirebileceği görülmüştür. İleride yapılacak çalışmalarda sağlık okuryazarlığının ülke ekonomisine getireceği yüklerin de araştırılmasının literatüre daha fazla katkı yapabileceği kanaatine varılmıştır.

Sonuç

Araştırmamızdan elde edilen veriler katılımcıların yarısından fazlasının yetersiz sağlık okuryazarlığı seviyesine sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen verilere göre kadın cinsiyet, lise altı eğitim düzeyi, evli olma durumu, çocuk sahibi olma ve görme probleminin yetersiz ve sorunlu sağlık okuryazarlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı risk faktörleri olduğu görülmüştür. İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte yaşlılarda, gelir durumu düşük olanlarda ve kronik hastalığı olan katılımcılarda sağlık okuryazarlığı düzeyleri düşük bulunmuştur. Yetersiz ve sorunlu sağlık okuryazarlığı seviyelerinin ilaç yanlış kullanımı açısından risk oluşturduğu saptanmıştır. Ülkemizde sağlık okuryazarlığı seviyelerini arttırmak için toplum kültürünün, sağlık sisteminin ve eğitim sisteminin geliştirilmesinin yanında, ülkemizde yapılan araştırmalardan elde edilen risk faktörlerinin de değerlendirilerek yeni stratejilerin geliştirilmesi gerektiği düşünülmüştür.

Kaynaklar

1. Ishikawa H, Yano E. Patient health literacy and participation in the health‐care process. Health Expect 2008;11(2):113-22.

2. Nutbeam D. Health promotion glossary. Health Promot 1986;1(1):113-27.

3. Health literacy: report of the council on scientific affairs. Ad Hoc Committee on Health Literacy for the Council on Scientific Affairs, American Medical Association. JAMA 1999;281(6):552-7.

4. Sørensen K, Van den Broucke S, Fullam J, Doyle G, Pelikan J, Slonsk, et al. Health literacy and public health: a systematic review and integration of definitions and models. BMC Public Health  2012;12(80):1-13.

5. Ölmez EH, Barkan OB. Sağlık okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi ve hasta hekim ilişkisinin değerlendirilmesi. BJSS 2015;4(8):121-7. 

6. Paasche-Orlow MK, Parker RM, Gazmararian JA, Nielsen-Bohlman LT, Rudd RR. The prevalence of limited health literacy. Journal of General Internal Medicine 2005;20(2):175-84.

7. Cho YI, Lee SYD, Arozullah AM, Crittenden KS. Effects of health literacy on health status and health service utilization amongst the elderly. Social Science & Medicine 2008;66(8):1809-16.

8. Morris NS, MacLean CD, Littenberg B. Change in health literacy over 2 years in older adults with diabetes. The Diabetes Educator 2013;39(5):638-46.

9. Öztürk Z, Atilla AE, Koç E. Aile sağlığı merkezlerine başvuran hastaların demografik özellikleri ve sağlık okur yazarlıkları arasındaki 10. ilişkinin belirlenmesi.Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi 2015;2(2):263-84.  

10. Sayah FA, Williams B. An integrated model of health literacy using diabetes as an exemplar. Canadian Journal of Diabetes 2012;36(1):27-31.

11. Australian Commission on Safety and Quality in Health Care. Consumers, the health system and health literacy: taking action to improve safety and quality. Consultation Paper Sydney 2013:14-16.

12. TC Sağlık Bakanlığı [internet]. Türkiye sağlık okuryazarlığı ölçekleri güvenilirlik ve geçerlilik çalışması [cited 2018 Aug 15]. Available from: https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/Yayin/530

13. Durusu Tanrıöver M, Yıldırım HH, Demiray Ready FN, Çakır B, Akalın HE. Türkiye sağlık okuryazarlığı araştırması. Ankara: Altan Özyurt Matbaacılık, 2014:37-52.

14. Yılmaz M, Tiraki Z. Sağlık okuryazarlığı nedir? Nasıl ölçülür? Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi 2016;9(4):142-7.

15. Özdemir H, Alper Z, Uncu Y, Bilgen N. Health literacy among adults: a study from Turkey. Health Education Research2010;25(3):464-77.

16. Parker RM, Baker DW, Williams MV, Nurss JR. The test of functional health literacy in adults: a new instrument for measuring patientsliteracy skills. Journal of General Internal Medicine 1995;10(10):537-41.

17. Williams MV, Baker DW, Parker RM, Nurss JR.  Relationship of functional health literacy to patients’ knowledge of their chronic disease. A study of patients with hypertension and diabetes. Arch Intern Med 1995;158(2):166-72.

18. Berkman ND, Sheridan SL, Donahue KE, Halpern DJ, Crotty K. Low health literacy and health outcomes: an updated systematic review. Ann Intern Med 2011;155(2):97-107.

19. Eicher K, Wieser S, Bruegger U. The costs of limited health literacy: a systematic review. International Journal of Public Health 2009;54(5):313-24.


How to cite / Atıf için: Yakar B, Gömleksiz M, Pirinççi E. Bir Üniversite Hastanesi Polikliniğine Başvuran Hastaların Sağlık Okuryazarlığı Düzeyleri ve Etkileyen Faktörler. Euras J Fam Med 2019;8(1):27-35. doi:10.33880/ejfm.2019080104


Download Full Text Add to Favorite