EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 112,561

 

Kas İskelet Sistemi Şikayetleriyle Yatan Hastaların Sağlık Okuryazarlığı ve Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerini Kullanma Durumları

Health Literacy and The Use of Primary Health Care Services of Inpatients with Musculoskeletal Complaints

Sebahat Gücük, Erdal Dilekçi, Mehmet Kayhan

Euras J Fam Med 2020;9(3):131-8. https://doi.org/10.33880/ejfm.2020090303

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZ

Amaç: Çalışmamızda, şikayetleri nedeniyle sağlık hizmetleri talebinin oldukça sık olduğu hasta grubumuzda sağlık okuryazarlığı ve birinci basamak sağlık hizmetlerini kullanma durumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır.

Yöntem: Çalışmamız kesitsel tipte planlanmış olup, yatarak fizik tedavi ve/veya rehabilitasyon uygulanan 725 katılımcı ile tamamlandı. Gönüllü katılımcılara 26 sorudan oluşan sosyodemografik anket formu ve Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği yüzyüze görüşme yöntemi ile dolduruldu.

Bulgular: Katılımcıların sağlık okuryazarlığı toplam puanları ortalamaları 12,02±3,77 puan olarak saptandı. Sağlık okuryazarlığı puanı, aile hekiminin ismini bilenlerde, ebe tarafından danışmanlık hizmeti almış olanlarda ve mevcut şikayetlerle ilgili olarak aile hekimi ile görüşenlerde diğerlerine göre anlamlı derecede yüksekti.

Sonuç: İlk tıbbi temas noktası olan birinci basmak sağlık hizmetleri başta olmak üzere, koruyucu sağlık hizmetlerinin tamamlayıcı bir parçası olan sağlık okuryazarlığı düzeyini arttırmaya yönelik, herhangi bir nedenle poliklinikte gördükleri ya da mobil hizmetler, sağlık taramaları gibi oluşturulan her fırsatta kişilerin ihtiyacı olan ve anlayabilecekleri düzeyde eğitim programları planlanmalıdır. 

Anahtar kelimeler: sağlık okuryazarlığı, sağlık eğitimi, ulusal sağlık politikası

ABSTRACT

Aim: Our study aimed to determine the relationship between health literacy and the use of primary health care services in our patient group, where the demand for health services is quite frequent due to their complaints.

Methods: This cross-sectional study was carried out with 725 patients with various diagnoses of musculoskeletal disorders hospitalizing to whom physical therapy and/or rehabilitation was applied. The volunteer participants filled out a sociodemographic questionnaire which consisted of 26 questions and Adult Health Literacy Scale using face-to-face interview method. 

Results: The mean total score of health literacy of the participants was identified as 12.02±3.77. In terms of those who previously took medical home service before for any reason, who received counseling by the midwife, and who have consulted their family physician about their current complaints, health literacy score was found to be significantly higher than the others.

Conclusion: In order to increase the level of health literacy, which is an integral part of preventive health services especially in primary health care which is the first medical contact point, training programs should be planned according to the level of people’s need and understanding in every opportunity like seeing the patient in polyclinic or giving mobile care or during health screening programs.

Keywords: health literacy, health education, national health policy


Giriş

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sağlık okuryazarlığını (SOY) “sağlığın korunması ve sürdürülmesi için bireyin sağlık bilgisine ulaşma, anlama ve kullanma becerisi” olarak tanımlamıştır. Geniş bir tanım ile “okuryazarlıkla bağlantılı, insanların sağlık durumlarıyla ilgili olarak günlük yaşamlarında kararlar almak, yaşam kalitelerini arttırmak/sürdürmek için sağlıklarını geliştirme ve hastalıkları önleme amacıyla gerekli sağlık bilgisine erişme, anlama, değer biçme ve bilgiyi kullanmayı sağlayacak bilgi, motivasyon ve yeterlilik” olarak ifade etmişlerdir (1). Bireylerin ve dolayısıyla toplumun sağlığı üzerinde yetersiz sağlık okuryazarlılığı, koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersiz kullanımı, semptomatik dönemde sağlık hizmetine ulaşmada gecikme, bireyin kendi sağlık durumunu anlamada yetersizlik, öz bakım yetersizliği, sağlık hizmetleri maliyetlerinde artma ve mortalite ve morbiditede artma ile sonuçlanmaktadır. Her geçen gün bu sonuçları destekleyen kanıtlar ortaya konmaktadır (2). Bireylerin kendi sağlığı üzerindeki etkililiği ve sorumluluğunu artırmak için sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi gerekmektedir (3).

Ülkemiz için yeni bir kavram olan sağlık okuryazarlığı ile ilgili literatür oldukça sınırlı olmakla birlikte yapılan çalışmalarda sağlık okuryazarlığı düzeyleri düşük bulunmuştur (4,5).

Fizik tedavi ve rehabilitasyon hastalarının şikayetlerinin kronik, hasta popülasyonunun orta ve ileri yaş grubunda olması ayrıca bu hasta grubunda komorbid hastalıklara daha sık rastlanması sağlık okuryazarlığı açısından ayrıca önemli bir yer tutmaktadır. Sağlık okuryazarlığı düşük olanlarda hastaneye gelirken yanında birini getirme ihtiyacı, randevuların akılda tutulmasında zorlanma, muayeneden sonra ilaç kullanımını unutma ve önerilen müdahalelere yanlış uyumun sık görüldüğü belirtilmektedir (6).

Bu çalışmada, şikayetleri nedeniyle sağlık hizmetleri talebinin oldukça sık olduğu hasta grubumuzda sağlık okuryazarlığı ve birinci basamak sağlık hizmetlerini kullanma durumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır.

Yöntem

Çalışmamız kesitsel tipte planlanmış olup, Mart-Kasım 2019 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kas iskelet sistemi hastalıklarından çeşitli tanılarla yatarak fizik tedavi ve/veya rehabilitasyon uygulanan 18 yaş ve üzeri hastalar gönüllülük esasına göre çalışmaya dahil edildi. Çalışma 725 katılımcı ile tamamlandı.

Hastalara çalışmaya katılma durumlarını belirlemek amacıyla onam formu okutulup imzalandıktan sonra 26 sorudan oluşan sosyodemografik anket formu ve yetişkin sağlık okuryazarlığı ölçeği yüz yüze görüşme yöntemi ile dolduruldu.

Çalışma sorularına cevap veremeyecek kooperasyon ve oryantasyonu bozuk olan ve çalışmaya katılmak istemeyen hastalar çalışma dışı bırakıldı.

Aile Sağlığı Merkezinden (ASM) aldıkları hizmetler açık uçlu olarak soruldu ve birden fazla verilen cevaplarda dahil edilerek gruplandırıldı. Koruyucu sağlık hizmetleri ifadesi içerisinde danışmanlık, bebek-gebe izlemleri, aile planlaması, tarama programları hizmetleri yer alarak toplama yapıldı. Poliklinik başvuru sayıları olarak geçtiğimiz yıl gidilen poliklinik sayıları soruldu.

Çalışmamızda sağlık okuryazarlığını belirleyebilmek için Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği kullanıldı.

Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği, Sezer ve Kadıoğlu (7) tarafından Türkçe konuşan bireyler için geliştirilmiş, 23 maddelik bir ölçektir. Ölçek maddeleri yetişkin bireylerin sağlık okuryazarlığı konusundaki yeterliliğini belirlemeye yönelik; sağlık bilgileri ve ilaç kullanımı ile ilgili 22 soru, vücuttaki organların yerini bilme ile ilgili 1 adet şekilden oluşmaktadır. Ölçekten alınabilecek puanlar 0-23 arasında değişmektedir. Güvenilirlik- geçerlilik çalışmasına göre ölçeğin Cronbach Alpha katsayısı 0,77, test tekrar test güvenilirlik katsayısı 0,87’dir Ölçekte yer alan soruların 13 tanesi evet/hayır, 4 tanesi boşluk doldurma, 4 tanesi çoktan seçmeli, 2 tanesi eşleştirmelidir. Soruların puanlaması her soru tipi için ayrı ayrı yapılmıştır. Evet/hayır yanıt tipindeki sorularda pozitif anlamlı ifadeleri işaretleyenlere 1, negatif ifadeleri işaretleyenlere 0 puan; boşluk doldurma tipindeki sorularda doğru yanıta 1, yanlış yanıta 0 puan verildi. Çoktan seçmeli sorularda iki ve ikiden fazla doğru yanıt işaretleyenlere 1 puan, hiç bilmeyenlere ya da doğru ile birlikte yanlış yanıt işaretleyenlere 0 puan verildi. Eşleştirme tipindeki sorularda ise ikiden fazla doğru eşleştirenlere 1, diğerlerine 0 puan verildi. Ölçekten alınan puan arttıkça sağlık okuryazarlık düzeyi artmaktadır.

Çalışmamız için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulundan etik onay (Karar No: 2018\125)  alınmıştır.

Analizler Statistical Package for Social Sciences 25.0 for Windows (SPSS Inc., Chicago, Illinois, USA) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı istatistik için sayısal değişkenlerde ortalama, standart sapma, en küçük ve en büyük değerler, kategorik değişkenlerde ise sayı ve yüzde değerleri verilmiştir. Gruplar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemede iki grup arasındaki farklılık iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ile üç ve daha fazla grup arasındaki farklılık ise tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Farklılık bulunduğu durumda fark yaratan grup / gruplar ikili karşılaştırmalar testi ile incelenmiştir. Sayısal değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı Pearson ya da Spearman korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Değişkenlerin yanıt değişkeni üzerindeki etkisini birlikte değerlendirmede tek değişkenli doğrusal regresyon analizi ile anlamlı çıkan değişkenler çoklu doğrusal regresyon analizine alınarak incelemeler yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır.

Bulgular

Katılımcıların yaş ortalaması 58,4613,23 (min:23 – maks:87) idi. Bunların %79,3’ü evli (n=575), %50,2’si (n=364) ilköğretim mezunuydu. Katılımcıların sosyo demografik özellikleri Tablo 1’de gösterilmiştir. 

Katılımcıların sadece %39,7’si (n=288) Bolu ili sınırları içinde yaşamaktaydı. En sık yatış nedeni servikal vertebra nedenli tanılarla ilgili olarak %54,0 (n=23,4) olmuştu.

 

Tablo 1. Katılımcıların demografik özellikleri

Özellikler

Sayı (n)

Yüzde (%)

Yaş 

18 – 49

50 – 64

> 64 

174

272

279

24,0

37,5

38,5

Yaş 

Ort  Std. Sapma (min – maks)

58,4613,23 
(23 – 87)

Yatış Tanı Sayısı (gün)

 Ort  Std. Sapma(min – maks)

5,56 4,06 
(1 – 24)

Yatış Süresi (gün)

Ort  Std. Sapma (min – maks)

21,2528,83 
(1 - 300)

Bulunduğu şehirde yaşama durumu (yıl)

Ort  Std. Sapma (min – maks)

42,0620,71 
(1 - 85)

Medeni

Durumu

Evli

Bekâr

575

150

79,3

20,7

Eğitim Düzeyi 

Okuryazar değil 

Okuryazar

İlköğretim

Lise ve Dengi

Yüksekokul ve üst

73

88

364

132

68

10,1

12,1

50,2

18,2

9,4

Sigara Kullanma 

Durumu

Hayır

Eski Kullanıcı

Evet

439

115

171

60,6

15,9

23,6

Başka Madde Kullanma Durumu

Hayır

Evet

710

15

2,1

97,9

Kronik Hastalık Olma Durumu

Hayır

Evet

428

297

59,0

41,0

Düzenli İlaç 

Kullanma Durumu 

Hayır

Evet

456

269

37,1

62,9

Kaldığı Kişi 

Bilgisi  

Aile

Yalnız

Çocukları ile

Diğer

571

69

82

3

78,8

9,5

11,3

0,4

Okumaya Engel Görme Sorunu Olma Durumu 

Hayır

Evet

535

190

73,8

26,2

İşitme Sorunu Olma Durumu

Hayır

Evet

600

125

82,8

17,2

Gelir Durumu 

Gelir giderden az

Gelir gidere eşit  

Gelir giderden fazla

172

508

45

23,7

70,1

6,2

 

Geçen yıl boyu hastane poliklinik başvuru sayısı ortalama 6,233,79  (min:1 – max:20), ASM’ye başvurusu sayısı ortalama 4,603,32 (min:0 – max:15)  idi. Yatış tanıları ile ilgili şikâyetleri ortalama 7,828,16  (min:1 –max:65) yıldır bulunmaktaydı.  

Katılımcıların %56’sı (n=406) şikâyetleri ile ilgili olarak aile hekimine gitmemişti.  Katılımcılar ASM kullanım nedenleri olarak (birden fazla cevap alınmıştır) ilk sıralarda %56 (n=367) muayene olma amaçlı, %48,7 (n=359) tahlil yaptırma ve %40,6 (n=292) koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanma olarak belirtmişlerdi (Tablo 2).

 

Tablo 2. Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı Merkezi ile ilgili tanımlayıcı istatistikler

 

Sayı (n)

Yüzde (%)

Aile Hekimi ismini bilme durumu

Hayır

Evet           

310

415

42,8

57,2

ASM telefon numarasını  bilme durumu

Hayır

Evet

624

101

86,1

13,9

Ev ziyareti alma

Hayır

Evet

620

105

85,5

14,5

Ebe tarafından danışmanlık

verildi mi?

Hayır

Evet

654

72

90,1

9,9

Ebe tarafından verilen danışmanlığın konusu

Kanser Tarama

Testler

Danışmanlık

İlaç kullanımı/enjeksiyon

Aile planlaması 

7

16

21

13

15

10

22,8

30

18,6

21,4

ASM memnuniyet durumu

Çok kötü

Kötü

Orta

İyi

Çok iyi 

2

35

109

395

184

0,3

4,8

15

54,5

25,4

Tek başına ASM’ye gidebilme

Hayır

Evet

406

319

56

44

ASM den hizmet alma nedenleri

(Birden fazla cevap alınmıştır)

Muayene

Tahlil

Koruyucu sağlık hizmetleri

İlaç reçete yazdırma

Tansiyon, şeker ölçümü

Enjeksiyon

Pansuman

367

359

292

251

191

190

95

50,6

48,7

40,6

34,4

26,3

26,2

13,1

 

Katılımcıların SOY toplam puanları ortalamaları 12,02±3,77 (min:3 – max:22) puan olarak saptanırken, %57,1’inin puanı (n=414) çalışma ortalamamızın altında kalmaktaydı. SOY toplam puan açısından bakıldığında yaş ve eğitim düzeyi arttıkça toplam puanın arttığı saptandı (p<0,001). Evli olanların toplam puanları bekar olanlara göre daha yüksekti (p=0,004). Kronik hastalığı olmayanların toplam puanları, olanlara göre daha yüksekti (p=0,044). Eşi ile kendi evlerinde kalanların toplam skorları çocuklarının yanında kalanlara göre daha yüksek saptandı (p=0,008). Sigara kullananlarda sigara kullanmayanlara göre toplam puanlar daha yüksek saptandı (p<0,001). 

SOY puanı, aile hekiminin ismini bilenlerde, tek başına ASM’ye gidip hizmet alanlarda, ASM iletişim numarasını bilenlerde, daha önce herhangi bir nedenle ev ziyareti alanlarda, ebe tarafından danışmanlık hizmeti almış olanlarda ve mevcut şikayetlerle ilgili olarak aile hekimi ile görüşenlerde diğerlerine göre anlamlı derecede yüksekti (p<0,001) (Tablo 3). 

 

Tablo 3. Aile Hekimliği ve Aile Sağlığı Merkezi ile ilgili bilgilere göre SOY puanlarının dağılımı

 

Toplam Ölçek  

p*

Aile Hekiminin  ismini bilme durumu

Hayır

Evet

10,473,63  

13,183,44

<0,001

ASM telefon numarasını bilme durumu

Hayır

Evet

11,483,56

15,363,28  

<0,001

Ev ziyareti alma

Hayır

Evet

11,673,67

14,093,56

<0,001

Ebe tarafından danışmanlık

Hayır

Evet

11,823,76

13,93,38

<0,001

Tek Başına ASM’ye gidebilme

Hayır

Evet

10,813,67

12,493,71

<0,001

ASM memnuniyet durumu

Kötü 

Orta 

İyi

Çok İyi

11,623,58a,b**

11,343,81a

11,893,87a,b

12,783,47b 

0,008

Geçen yıl hastane poliklinik başvuru sayısı

1 – 4

5 – 9

10 +

12,563,79a

11,363,52b

10,943,88 a,b

0,001

Geçen yıl ASM’ye başvuru sayısı

1 – 4

5 – 9

10 +

12,153,77

11,943,75

11,663,81

0,528

Mevcut yatış şikayetleri ile ilgili Aile Hekimi ile görüşme durumu

Hayır

Evet

10,893,63

13,473,44

<0,001

Hastalıkları ile ilgili aile hekimleriyle görüşenlerde konu ile ilgili memnuniyet durumu 

Çok kötü

Kötü

Orta

İyi 

Çok iyi

11,753,23a

12,073,32a

12,803,47a,b

13,673,38b

13,443,4a,b

0,037

*p<0,05; **a,b harfleri ikili karşılaştırma test sonuçlarını göstermektedir.

 

Tek değişkenli doğrusal regresyon analizinde sağlık okuryazarlığı toplam puanlarını etkileyen faktörlerin birlikte etkisi incelendiğinde anlamlı çıkan değişkenler Tablo 4’de gösterilmiştir. Bu faktörlerden toplam ölçek puanları üzerinde en fazla etkiye sahip olan değişken eğitim düzeyi olmuştur (Tablo 4).

 

Tablo 4. SOY ölçek puanlarını etkileyen faktörlerin birlikte değerlendirilmesinde çoklu doğrusal regresyon analiz sonuçları

 

b

b için %95 GA

Beta

p

Yaş

-0,031

-0,050 -0,012

-0,110

0,001

Medeni Durum 

-0,719

-1,270 -0,168

-0,077

0,011

Eğitim 

Okuma yazma bilmiyor

Okuma yazma biliyor

İlköğretim

Lise ve dengi

Yüksekokul ve üstü

 

-

 

0,426

 

1,485

2,320

3,682

 

-

 

-0,518  1,371

 

0,699   2,271

1,339   3,300

2,544   4,821

 

-

 

0,037

 

0,197

0,238

0,285

 

-

 

0,376

 

<0,001

<0,001

<0,001

Sigara içme 

İçiyor

Eski kullanıcı

İçmiyor

 

-

-0,915

-0,802

 

-

-1,719  -0,111

-1,437  -0,166

 

-

-0,089

-0,104

 

-

0,026

0,013

Aile Hekiminin adını bilme

-0,958

-1,459  -0,457

-0,126

<0,001

ASM telefon numarasını  bilme 

-1,083

-1,808  -0,357

-0,099

0,003

Ev ziyareti alma

-1,599

-2,256  -0,943

-0,149

<0,001

Tek başına ASM’ye gidebilme

-0,921

-1,438  -0,405

-0,110

<0,001

Memnuniyet durumu 

0,242

  0,011  0,473

0,063

0,040

Mevcut yatış şikayetleri  ile ilgili Aile Hekimi ile görüşme 

-0,942

-1,443   -0,442

-0,124

<0,001

 

Tartışma

Sağlık okuryazarlığı düzeyi, sağlık sonuçlarını, sağlık hizmetlerine erişim, hasta ve sağlık hizmet sunucuları arasındaki etkileşim ve kişisel bakım gibi faktörlerden etkilenmektedir (8).

Sağlık okuryazarlığı düzeyi düşük bireyler çalışma ortamlarındaki veya toplumdaki fonksiyonlarını yerine getirmede güçlükle karşılaştığı gibi, aynı zamanda kendi sağlığının yönetimi konusunda sorun yaşayabilirken, sağlıkla ilgili bilgilere ve sağlık hizmetlerine ulaşmada da sıkıntı çekmektedirler (9-11). Sağlık çalışanları genellikle hasta ile iletişimlerinde hastanın SOY düzeyini göz önünde bulundurmamaktadır (12). SOY düzeyi düşük bireylerin hastanede yatma sıklıklarının ve kalma sürelerinin uzun olduğu belirtilmektedir (13,14). Hastaların sağlık durumları çoğunlukla kendilerinin kronik hastalıklarının yönetim ve tedavisinde görev almalarına bağlı olduğu için, kronik hastalıklarda sağlık okuryazarlığı ve sağlıklı olma arasındaki etkileşim önemlidir. Hasta için yapılan bilgilendirmeler hasta tarafından yeterli anlaşılmadığında, kronik hastalıkların tedavisi hasta ve hasta yakınları için daha da zorlaşmaktadır (15). Kronik hastalığı olan hastaların SOY düzeyi arttırılmasında hastalar için uygulanabilecek hastalık yönetimi yaklaşımlarının başarılı sonuçlar verdiği gösterilmiştir (16). SOY düzeyi, algılanan sağlık durumu ile de bağlantılı olup, yeterli sağlık okuryazarlığına sahip bireylerin, aktif olarak sağlıklarıyla ilgili bilgi edinmesi ve sağlıklarının daha kötüye gittiğini hissetme durumunda sağlık problemlerini çözmek için eyleme geçme olasılığı daha yüksektir (4,5). SOY düzeyi düşük olan hastaların muayene işlemleri bittiğinde bir sonraki kontrole ne zaman geleceklerini ve bu süreci nasıl takip edeceklerini bilmedikleri vurgulanmaktadır (17). Bizim çalışmamızda bunlarla uyumlu olarak SOY düzeyi düşük bireylerin poliklinik başvuru sayıları diğerlerine göre daha yüksekti. Kronik bir hastalığı olan grubumuzda tekrarlayan başvurular beklenebilir bir sonuç gibi görünse de, yeterli ve anlayabilecekleri bir hizmet alamadıkları için, tekrarlayan başvurulara ihtiyaç duymalarından kaynaklanıyor olabilir. Genel olarak tek başına birinci basamaktan sağlık hizmeti alabilenlerde, aile hekiminin ismini bilenlerde ortalama puanların yüksek olması, kişilerin kendine yetebilirliliklerini, birinci basamak görüşmelerinin daha uzun süreli ve kişiye özel verilmesinin sonucu olarak kişilerin ASM başvurularının geliş amaçlarını karşıladığını göstermektedir. 

2014 yılında Türkiye’de erişkin nüfusun SOY düzeyi ile yeterli ve mükemmel sağlık okuryazarlığı prevalansının belirlenmesi amacı ile yapılan bir çalışmada toplumumuzun %64,6’sının “yetersiz” (%24,5) veya “sorunlu” (%40,1) sağlık okuryazarlığı kategorilerinde olduğu saptanmıştır (17). Berberoğlu ve ark.nın (18) Aile Sağlığı Merkezine başvuranlarda yaptıkları çalışmalarında SOY düzeyi yeterli olan bireylerin oranı %9,4 olarak saptanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise, yetişkinlerin SOY puanlarının sadece %12’sinin yeterli düzeyde olduğu bildirilmiştir (19). Bakan ve ark. (20) çalışmalarında katılanların %55,4’ünün sağlık okuryazarlık düzeyinin yetersiz olduğunu saptamışlardır. Ülkemizde yapılan bir çalışmada, Özdemir ve ark. (5) katılımcıların %58,7’sinin yeterli SOY düzeyine sahip olduğunu belirlemişlerdir. Bizim çalışmamızda katılanların %57,1’i çalışmamızın ortalamasının altında puan almıştı. Değişik Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan çalışmalarda, eğitim ve gelir düzeyi düşük olan gruplarda, genel sağlık düzeyi düşük olanlarda, uzun süreli sağlık sorunu olanlarda ve yaşlılarda SOY düzeyinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir (21). Türkiye’de yapılan bir çalışmaya göre ise, benzer biçimde düşük eğitim düzeyi ve düşük gelirin düşük SOY ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir (5). Bizim çalışmamızda da tüm faktörler arasında eğitim düzeyi SOY düzeyine en çok etki eden faktör olarak saptandı.  

Sağlık okuryazarlığının yetersiz olmasının, sağlık hizmetlerinin kullanımı yönünden önemli bir engel olduğu bildirilmektedir (22). SOY düzeyi düşük bireylerde ilaç etiketi/reçetedeki bilgileri anlamada yetersizlik, ilaç almayı unutma, kendini iyi hissettiğinde doktora danışmadan ilaç almayı bırakma daha fazla görülebilmektedir (23). Eğitim düzeyi ve SOY’un sağlığın en kritik belirleyicilerinden olduğu bilinmesine rağmen, bu konunun temel sağlık hizmetleri yönünden ihmal edildiği düşünülmektedir (1). Nutbeam (24), sağlık okuryazarlığını tanımladığı modelinde insanların sağlık bilgisine erişimini geliştirerek ve bu bilgiyi etkin kullanma potansiyelini arttırarak sağlık okuryazarlığını güçlendirmenin sağlanabileceğini belirtmektedir. Çalışmamızda koruyucu sağlık hizmetleri ve ilaç yazdırma gibi nedenlerle ASM’den hizmet alımlar öncelikli olarak saptanmıştır. Sürdürülebilir bir sağlık sistemi ve sağlıklı bir toplum için SOY düzeyinin arttırılması büyük önem taşır ve sağlık politikalarının temel hedeflerinden biri olması beklenir (5). Kronik hastalıkların risk etmenlerini azaltmak için geliştirilen ulusal ve uluslararası stratejilerde, uluslararası düzeyde sağlığın korunması ve iyilik halinin sürdürülmesi açısından SOY düzeyi arttırılmaya çalışılmalıdır (25,26).   

Çalışmamızda başvuran hastalarımızın ülkemizin her tarafından gelebileceği düşünülerek kolay anlaşılabilir Türkçe olarak uygulanabilir bir sağlık okuryazarlığı ölçeği uygulamış olmamız nedeniyle, toplam puanlama olarak birebir karşılaştırabileceğimiz çalışmaların sayısının azlığı çalışmamızın sınırlılıkları arasında sayılabilir. Aile Sağlığı Merkezlerinde geniş katılımlı yapılacak çalışmalarla sağlık okuryazarlılığını atrtırmaya yönelik toplumsal ihtiyaçların belirlenebileceği çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.

Sonuç

İlk tıbbi temas noktası olan birinci basmak sağlık hizmetleri başta olmak üzere, koruyucu sağlık hizmetlerinin tamamlayıcı bir parçası olan ve sağlık düzeyinin yükseltilmesinde önemi gittikçe artan SOY düzeyini arttırmaya yönelik, herhangi bir nedenle poliklinikte gördükleri ya da mobil hizmetler, sağlık taramaları gibi oluşturulan fırsatlar sırasında kişilerin ihtiyacı olan ve anlayabilecekleri düzeyde eğitim programları planlamaları yapılmalıdır. Ulusal düzeyde SOY düzeyi arttırılmasına yönelik eğitimlerin sağlığın geliştirilmesi eylem planı içerisinde öncelikli olarak yer alması gerekmektedir. 

Kaynaklar

  1. Lanpher MG, Askew S, Bennett GG. Health literacy and weight change in a digital health ıntervention for women: A randomized controlled trial in primary care practice. J Health Commun 2016;21:34-42. doi: 10.1080/10810730.2015.1131773.
  2. Freedman DA, Bess KD, Tucker HA, Boyd DL, Tuchman AM, Wallston KA. Public health literacy defined. Am J Prev Med 2009;36(5):446–51. doi: 10.1016/j.amepre.2009.02.001.
  3. Özonuk E, Yılmaz M. Tip 2 Diabetes Mellitus tanılı hastaların sağlık okuryazarlığı ve tedavi uyumu arasındaki ilişki. Hemşirelikte Eğitim ve Araştırma Dergisi 2019:16(2);96-103.
  4. Yilmazel G, Çetinkaya F. Health literacy among schoolteachers in Çorum, Turkey. Eastern Mediterranean Health Journal 2015;21(8):598-605. 
  5. Koç A, Tayaz E, Uysal N, Öztaş D. Sağlık hizmetlerinde hizmet kullanım tarafının en önemli bileşeni: Sağlık okuryazarlığı. Ankara Med J 2020;(1):205-13.
  6. Yılmazel G, Çetinkaya F. Sağlık okuryazarlığının toplum sağlığı açısından önemi. TAV Prev Med 2016;15(1):69-74.
  7. Sezer A, Kadıoğlu H. Yetişkin Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği’nin geliştirilmesi. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi 2014;17(3): 165-70.
  8. Paasche-Orlow MK, Wolf MS. The causal pathways linking health literacy to health outcomes. Am J Health Behav 2007;31:19-26. doi: 10.5555/ajhb.2007.31.supp.S19.
  9. Berkman ND, Sheridan SL, Donahue KE, Halpern DJ, Viera A, Crotty K, et al. Health literacy interventions and outcomes: an updated systematic review. Evid Rep Technol Assess (Full Rep) 2011;(199):1-941.
  10. Nakayama K, Osaka W, Togari T, Ishikawa H, Yonekura Y, Sekido A, et al. Comprehensive health literacy in Japan is lower than in Europe: a validated Japanese-language assessment of health literacy. BMC Public Health 2015;15(1):505-16. doi: 1186/s12889-015-1835-x.
  11. Lee YM, Yu HY, You MA, Son YJ. Impact of health literacy on medication adherence in older people with chronic diseases. Collegian 2017;24(1):11-8.
  12. Kripalani S, Henderson LE, Chiu EY, Robertson R, Kolm P, Jacobson TA. Predictors of medication self management skill in a low-literacy population. J Gen Intern Med 2006;21(8):852-6. doi: 10.1111/j.1525-1497.2006.00536.x.
  13. Safeer RS, Keenan J. Health literacy:the gap between physicians and patients. Am Fam Physician 2005;72(3):463-8.
  14. Cho YI, Lee SY, Arozullah AM, Crittenden KS. Effects of health literacy on health status and health service utilization amongst the elderly. Soc Sci Med 2008;66(8):1809-16. doi: 10.1016/j.socscimed.2008.01.003.
  15. Hester EJ, Stevens-Ratchford R. Health literacy and the role of the speech-language pathologist. Am J Speech Lang Pathol 2009;18(2):180-91.
  16. Pleasant A, Kuruvilla S. A tale of two health literacies: public health and clinical approaches to health literacy. Health Promot Int 2008;23(2):152-9.
  17. Tanrıöver MD, Yıldırım HH, Ready ND, Çakır B, Akalın E. Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Araştırması. Ankara: Sağlık-Sen Yayınları, 2014:64-6.
  18. Berberoğlu U, Öztürk O, İnci MB, Hasan Ekerbiçer Ç. Bir Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 18-65 yaş grubu bireylerdeki sağlık okuryazarlığı durumunun değerlendirilmesi. Sakarya Tıp Dergisi 2018;8(3):575-81.
  19. Loke YK, Hinz I, Wang X, Rowlands G, Scott D, Salter C. Impact of health literacy in patients with chronic musculoskeletal disease--systematic review. PLoS One 2012;7(7):e40210. doi: 10.1371/journal.pone.0040210.
  20. Bakan BA, Yıldız M. 21-64 Yaş grubundaki bireylerin sağlık okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesine ilişkin bir çalışma. Sağlık ve Toplum 2019;29(3):33-40.
  21. European Health Literacy Project Consortium [internet]. Comperative Report on Health Literacy in eight EU Member States [cited 2019 Dec 25]. Available from: https://cdn1.sph.harvard.edu/wp-content/uploads/sites/135/2015/09/neu_rev_hls-eu_report_2015_05_13_lit.pdf
  22. Baker LM, Wilson FL, Nordstrom CK, Legwand C. Mothers' knowledge and information needs relating to childhood immunizations. Issues Compr Pediatr Nurs 2007;30(1-2):39-53. doi: 10.1080/01460860701366666
  23. Öztaş Ö, Korkmaz AG. Yaşlı bireylerin ilaç uyumsuzluğu ile ilişkili ilaç kullanım davranışları ve sağlık okuryazarlığı düzeyi ile ilişkisi. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi 2019;6(3):132-41. 
  24. Nutbeam D. The evolving concept of health literacy. Soc Sci Med 2008;67(12):2072-8.
  25. Madalı B, Dikmen D, Piyal B. Beslenme bilgi düzeyinin değerlendirilmesinde sağlık okuryazarlığı yeterli mi? Bes Diy Derg 2017;45(2):153-60.
  26. Deniz S, Bentli R, Kalkanlı TM, Fırıncı B.  Malatya ilinde çalışan öğretmenlerin sağlık okuryazarlığı düzeylerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi. Sakarya Tıp Dergisi 2020;10(1):28-36.

How to cite / Atıf için: Gücük S, Dilekçi E, Kayhan M. Kas iskelet sistemi şikayetleriyle yatan hastaların sağlık okuryazarlığı ve birinci basamak sağlık hizmetlerini kullanma durumları. Euras J Fam Med 2020;9(3):131-8. doi:10.33880/ejfm.2020090303.


Download Full Text Add to Favorites