EURASIAN JOURNAL OF

FAMILY MEDICINE

AVRASYA AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ

Total Visitors : 123,914

 

Evlilik Aşamasında Olan Bireylerin Aile Planlaması Tutumu, Toplumsal Cinsiyet ve Dini Yönelim Arasındaki İlişki

Relationship Among Family Planning Attitude, Gender and Religious Orientation of Individuals Preparing for Marriage

Esra İbar Aydın, Nevin Çıtak Bilgin

Euras J Fam Med 2020;9(4):214-24. doi:10.33880/ejfm.2020090404

 

Original Research / Orijinal Araştırma


ÖZ

Amaç: Araştırma evlilik hazırlığında olan bireylerin aile planlaması tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelimleri arasındaki ilişkiyi incelemek için yapılmıştır.

Yöntem: Tanımlayıcı tipteki çalışma Şubat-Ekim 2018 tarihleri arasında evlilik öncesi danışmanlık birimine başvuran 588 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri kişisel bilgi formu, Aile Planlaması Tutum Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Ölçeği ve Dini Yönelim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatististikler, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır.

Bulgular: Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 26,81±4,83 olup, %51,2’si kadın ve %47,8’i üniversite ve üzeri eğitime sahiptir.  Katılımcıların Aile Planlaması Tutum Ölçeği puan ortalaması 123,64±19,29,  Toplumsal Cinsiyet Ölçeği puan ortalaması 85,43±16,76 ve Dini Yönelim Ölçeği puan ortalaması 57,72±8,27’dir. Katılımcı grubun aile planlaması tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı arasında pozitif yönde, orta düzeyde, dini yönelimleri arasında ise negatif yönde, zayıf düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Toplumsal cinsiyet algısı aile planlaması tutumu ile ilgili varyansın %21’ini açıklarken, dini yönelim eklenmesi ile aile planlaması tutumuna ilişkin açıklanan varyans %22’ye yükselmiştir.

Sonuç: Katılımcıların aile planlaması tutumlarının olumlu olduğu, aile planlaması tutumuna etki eden önemli değişkeninin toplumsal cinsiyet algısı olduğu, aile planlaması tutumunu açıklamada dini yönelimin anlamlı bir değişken olsa da etkisinin çok az olduğu saptanmıştır. 

Anahtar kelimeler: aile planlaması, cinsiyet, din, tutum

ABSTRACT

Aim: The research was conducted to examine the relationship among family planning attitude, gender and religious orientation of individuals preparing for marriage.

Methods: The descriptive study was conducted with 588 individuals who applied to the pre-marital counseling unit between February and October 2018. Research data were collected using personal information form, Family Planning Attitude Scale, Gender Scale and Religious Orientation Scale. Descriptive statistics, correlation and regression analysis were used to evaluate the data.

Results: The average age of participants was 26.81±4.83; 51.2% were women and 47.8% with university or higher education. The Family Planning Attitude Scale score average was 123.64±19.29, the Gender Scale average score was 85.43±16.76 and the Religious Orientation Scale average score was 57.7±8.27. There was a positive, moderate relationship between family planning attitude and gender of participants and a negative, weak relationship between family planning attitude and religious orientations. While the perception of gender explained 21% of the variance related to the family planning attitude, the variance explained about the family planning attitude with the addition of religious orientation increased to 22%.

Conclusion: The family planning attitudes of participants were positive, the important variable affecting the family planning attitude was gender perception, and although religious orientation was a significant variable in explaining the family planning attitude, the effect was minimal.

Keywords: family planning, gender, religion, attitude


Giriş

Aile planlaması (AP) yöntemlerinin kullanımı anne ve bebek mortalite oranlarını azaltmada önemlidir (1,2). Dünyada evli ya da birlikteliği olan her 10 kadından birinin karşılanmamış AP gereksinimi olup, gelişmekte olan ülkelerde istenmeyen gebelikler ve karşılanmamış AP gereksinimi daha fazladır (2). Çalışmalar özellikle genç bireylerde doğurganlık bilincinin daha düşük olduğunu göstermektedir (3,4). Ülkemizde de 2013-2018 yılları arasında AP yöntemi kullanmayanların oranının %27’den %30’a yükseldiği ve en çok kullanılan yöntemin ise geri çekme yöntemi olduğu belirlenmiştir (5).

Araştırmalar bilgi, tutum, cinsiyet temelli yaklaşımların kültürel ve dini inanışların AP yöntem kullanımını etkilediğini göstermektedir (6,7). Ülkemizdeki aile yapısı bölge ve yerleşim yerine göre farklılık göstermekte olup, AP yöntem kullanımını etkileyen kültürel öğeler içermektedir (5,8). Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadın ve erkeğe yüklenen toplumsal cinsiyet rolleri,  ataerkil yapı erkekleri AP yöntem kullanımına karar verme süreçlerinde daha aktif, kadınları ise ikinci planda bırakarak eşitsizliğin devamına sebep olmaktadır (8,9). Ülkemizde, ailelerin genellikle eşitlikçi bir tutum sergilemediği, karar verme sürecinde ataerkil yapının etkin olduğu ve sorumlulukların eşit olarak paylaşılmadığı belirlenmiştir (8,10). Toplumsal cinsiyet eşitsizliği sonuç olarak, AP hizmetlerine ulaşamama, adölesan gebelikler, istenmeyen gebelikler ve düşüklere neden olarak kadın üreme sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir (11). 

Din sadece inanç boyutunda olmayıp, toplumsal yapıyı belirleyen önemli ögelerden biridir (12). Kişilerin evlilik, eş seçimi, sahip olmak istedikleri çocuk sayısı gibi konularda dini norm ve değerlerin etkili olduğu söylenebilir (13). Dini inançlar kültürle iç içe olup AP’ye ilişkin tutumları, karar verme süreçlerini etkileyebilmektedir (14-16). Dinin kadına biçtiği rol doğurganlık üzerine olup, yapılan araştırmalarda kendilerini dindar olarak tanımlayan bireylerin AP ile ilgili daha geleneksel yaklaşıma sahip oldukları görülmüştür (13,17,18). 

Aile planlamasına karşı tutumun ve AP yöntemlerinin kullanımını etkileyen faktörlerin bilinmesi etkili AP hizmeti sunumu için önemlidir (19). Literatür incelendiğinde AP ile ilgili çalışmaların genellikle evli çiftler ve kadınlara yönelik olduğu, AP tutumunu etkileyen demografik ve obstetrik özelliklerin araştırıldığı görülmüştür (20-24). Bununla birlikte evlilik aşamasında olan bireylerin AP tutumuna yönelik çalışmaların sınırlı olduğu ve AP tutumunu dini yönelim ve toplumsal cinsiyet algısının ne derecede yordadığına yönelik çalışmanın ise olmadığı belirlenmiştir (25,26). Evlilik kadın ile erkek arasında hukuksal ve toplumsal anlamda kabul edilen birlikteliktir. Evlilik kurumunun iş bölümü, ekonomik planlamaların yanında cinsel yaşam ile ilgili de birçok sorumluluğu vardır. Ülkemizde sosyo-kültürel yapı nedeniyle cinsellik genellikle tabu olarak görülmekte ve AP çiftler tarafından açıkça konuşulmamaktadır (27). Geleceğin ebeveynleri olarak evlenecek bireylerin AP’ye ilişkin tutumlarının ve toplumsal cinsiyet algısı ile dini yönelim düzeylerinin AP tutumuna etkisinin bilinmesi sağlık profesyonellerinin AP danışmanlığı verirken onları daha iyi anlamalarına, AP hakkında doğru bilgi ve davranışların kazandırılmasına ve olumlu tutum geliştirmelerine yardımcı olacaktır.  Böylelikle modern AP yöntemlerinin kullanımının artması, ulusal doğurganlık hedeflerine ulaşılması ve üreme sağlığının gelişimine de katkı sağlanabilecektir.

Bu gerekçelerden yola çıkılarak evlilik aşamasında olan bireylerin AP tutumlarının toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelimleri ile ilişkini belirmek amacıyla yapılan çalışmada aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:

  • Katılımcıların AP tutumu, toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelim düzeyleri nasıldır?
  • Katılımcıların AP tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelimleri arasında ilişki var mıdır?
  • Katılımcıların AP tutumunu toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelim yordamakta mıdır?

Yöntem

Tanımlayıcı ve ilişkisel tipteki çalışma Batı Karadeniz Bölgesi’nde bir il merkezinde, Evlilik Öncesi Danışmanlık Birimi’nde Şubat- Ekim 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. 

Araştırmanın evrenini bu merkeze evlilik öncesi tarama programı için başvuran kadın ve erkekler oluşturmuştur. Çalışmadan önceki yıl verileri gözönüne alındığında evlilik öncesi tarama programına başvuran sayısı 2827’dir. Örneklem büyüklüğü Power analiz programında korelasyon: bivariate normal model testi ile, standartlaştırılmış direkt etki büyüklükleri dikkate alınarak %99 güven, etki büyüklüğü=0,2 ve α yanılma payı=0,01 alınarak 588 olarak saptanmıştır. Araştırmaya okuma yazma bilen, Türkçe iletişim problemi olmayan, kadın ya da erkek olan ve ilk kez evlenecek olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden bireyler alınmıştır.   

Araştırma verilerinin toplanmasında kişisel bilgi formu, Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ), Dini Yönelim Ölçeği (DYÖ) ve Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği (TCAÖ) kullanılmıştır.Veri toplama formları katılımcılara verilmiş ve doldurduktan sonra teslim alınmıştır. Katılımcılar tarafından formların doldurulması yaklaşık 20 dakika sürmüştür.

Kişisel bilgi formunda kişilerin sosyo-demografik özelliklerine (yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, çalışma durumu, yaşadığı yer, aile tipi ve gelir durumu) ve AP ile ilgili özelliklere (yöntemlere ilişkin bilgi alma, bilgi kaynakları, yöntem kullanımına dair düşünceleri, kullanmayı düşündükleri AP yöntemi vb.) yönelik sorular yer almıştır.

Aile Planlaması Tutum Ölçeği kişilerin AP’ye yönelik tutumlarını ölçmek için Örsal ve Kubilay (28) tarafından geliştirilmiştir. Ölçek, 34 maddeden oluşmakta ve 5’li likert tiptedir (tamamen katılıyorum=1, katılıyorum= 2, kararsızım= 3, katılmıyorum= 4, tamamen katılmıyorum= 5). Ölçeğin üç alt boyutu vardır. Bunlar; "Toplumun Aile Planlamasına İlişkin Tutumu", "Aile Planlaması Yöntemlerine İlişkin Tutum" ve "Gebeliğe İlişkin Tutum" dur. Ölçekten alınabilecek puan en az 34, en fazla 170’tir. Puanın yükselmesi olumlu AP tutumunu göstermektedir. Ölçeğin kesme noktası 119, Cronbach Alphası 0,90 olup, yürütülen çalışmada Cronbach Alpha 0,93 olarak saptanmıştır. Yapılan çalışmalarda AP tutumu ölçek alt boyutları ile ya da toplam ölçek puanı üzerinden değerlendirilebilmektedir (19,23). Bu çalışmada da AP tutumu toplam ölçek puanına göre ifade edilmiştir.

Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği yetişkinlerin toplumsal cinsiyet algısını ölçmek üzere Altınova ve Duyan (29) tarafından geliştirilmiş ve 25 maddeden oluşmaktadır. Ölçek 5’ li likert tipte olup (tamamen katılıyorum=5, katılıyorum= 4, kararsızım= 3, katılmıyorum= 2, tamamen katılmıyorum= 1), ölçekten alınabilecek puanlar 25-125 aralığındadır. Ölçekte yüksek puan toplumsal cinsiyet algısının olumlu olduğunu ifade etmektedir. Tek boyuttan oluşan ölçeğin Cronbach Alphası 0,87 olup, bu çalışmada  0,89 olarak bulunmuştur.

Dini Yönelim Ölçeği bireylerin dini yönelimlerini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir; dörtlü likert tipte olup (hiçbir zaman=1, bazen=2, çoğu zaman=3, her zaman=4), on ikisi düz ve altısı ters olmak üzere toplam 18 maddeden oluşmaktadır (30). Üç alt boyuttan (Düşünce, Davranış, Duygu) oluşan ölçekten alınabilecek en düşük puan 18, en yüksek puan 72’dir. Alınan puanın yükselmesi, dini yönelimin yüksek olduğunu göstermektedir. Ölçeğin Croncbach Alphası 0,95 olup yapılan çalışmada 0,86 olarak saptanmıştır. Dini yönelim ölçeği ile ilgili yapılan çalışmalarda ölçek toplam puanı üzerinden dini yönelim ifade edildiği görülmektedir (31,32). Bu çalışmada da dini yönelim için toplam ölçek puanı temel alınmıştır.

Verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı ile yapılmıştır. Çalışmada tanımlayıcı özelliklere ilişkin verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu skewness ve kurtosis değerleri ile değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmede APTÖ (skewness: -0,175, kurtosis: 0,772), TCAÖ (skewness: 0,164, kurtosis: 0,029) ve DYÖ (skewness: -0,853, kurtosis: 0,904) normal dağılım göstermiştir. AP tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelim algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. AP tutumunu toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelimin yordayıp yordamadığını belirlemek için adımsal regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık p <0,05 olarak kabul edilmiştir. 

Araştırma için Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Araştırmaları Etik Kurul’undan (tarih/sayı:2017/225) ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden (tarih/sayı:2018/ 49769843-619) izin alınmıştır. Ölçek kullanımları için yazarlardan mail yoluyla izin alınmış ve katılımcılardan da bilgilendirilmiş onam formları ile çalışmaya katılım için yazılı ve sözlü onam alınmıştır.

Bulgular

Katılımcıların demografik özellikleri Tablo 1’de gösterilmiştir. Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 26,81 ± 4,83 olup, yarısı (%51,1) 25-31 yaş grubunda,  %51,2’si kadın ve %47,8’i üniversite ve üzeri eğitime sahiptir. Katılımcıların %77,2’si çalıştığını, %70,7’si en uzun süre ilde yaşadığını, % 61,6’sının çekirdek aile yapısına sahip olduğunu ve %71,1’i gelir ve giderlerinin denk olduğunu ifade etmiştir.

Tablo 2’de katılımcıların AP’ye yönelik bilgi ve düşüncelerine yer verilmiştir. Katılımcıların %41,7’si AP’ye yönelik bilgi sahibi olduğunu ve %36,3’ü bu bilgiyi sağlık personelinden aldığını söylemiştir. AP yöntem kullanımını uygun bulma durumuna bakıldığında, %69,7’si yöntem kullanımını uygun bulduğunu ifade etmiştir. AP yöntem kullanımını uygun bulmayan bireylerin en fazla oranda (%49,4) bilgi eksikliği ve sağlığa zararlı olduğu düşüncesi (%14) nedeniyle uygun bulmadıkları görülmüştür. Evlilik aşamasındaki bireylerin %71,4’ü daha önce AP yöntemleri hakkında nişanlısı ile konuştuğunu belirtir-ken, bireylerin yarıdan fazlası (%53,2) evlendikten sonra AP yöntemini kullanmayı düşündüğünü ifade etmiş, kullanılmak istenen yöntemlerin başında %46,3 ile kondomun yer aldığı saptanmıştır.

Katılımcıların APTÖ toplam puan ortalamasının ortalamanın üzerinde (123,64 ± 19,29) ve AP tutumlarının olumlu olduğu, TCAÖ puan ortalamasının 85,43 ± 16,76,  DYÖ puan ortalamasının ise 57,72 ± 8,27 olduğu belirlenmiştir (Tablo 3).

Tablo 4’te bireylerin APTÖ ile TCAÖ ve DYÖ puanları arasındaki ilişki incelenmiştir. Katılımcıların toplumsal cinsiyet algısı ile AP tutumu arasında  (r=0,459, p <0,001) pozitif yönde orta düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Eşitlikçi toplumsal cinsiyet algısına sahip bireylerin daha olumlu AP tutumuna sahip oldukları görülmüştür. Dini yönelim ile AP tutumu (r=-0,173, p <0,001) arasında ise negatif yönde zayıf düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre dini yönelim düzeyleri yüksek olan katılımcıların AP’ye ilişkin tutumlarının daha olumsuz olduğu söylenebilir. 

AP tutumu, toplumsal cinsiyet algısı ve dini yönelim arasındaki ilişkilerin regresyon analizi sonuçları Tablo 5’te verilmiştir. Kurulan ilk modelde toplumsal cinsiyet algısının AP tutumu ile ilgili varyansın %21’ini (R2=0,211) açıkladığı ve modelin istatistiksel olarak anlamlı olduğu (F=156,524 p <0,001) saptanmıştır. İkinci adımda dini yönelim eklenmesi ile AP tutumuna ilişkin açıklanan varyans %22’ye yükselmiş (R2=0,219) ve bu artışın anlamlı olduğu görülmüştür (F=81,815, p <0,001). AP tutumunu açıklamada dini yönelimin bu modelde anlamlı bir değişken olduğu (p <0,001) ancak etkinin çok az olduğu belirlenmiştir (Tablo 5).

Tartışma

Kişilerin AP yöntemleri hakkında bilgi sahibi olması AP tutumunu olumlu etkileyerek yöntem kullanımını artırabilir (33). Bu çalışmada katılımcıların yarıdan fazlasının AP’ye yönelik bilgi almadığı görülürken, yürütülen çalışmadan farklı olarak Demir’in (34) çalışmasında AP’ye ilişkin bilgi alanların oranı daha düşük bulunmuştur. Çalışmada katılımcıların 1/5’i AP yöntem kullanımı konusunda kararsız olduğunu, %10’u ise yöntem kullanımına karşı olduğunu ifade etmiştir. Katılımcıların AP yöntem kullanımına karşı ya da kararsız olmasında öncelikli nedenin bilgi eksikliği olduğu saptanmıştır. Çalışmalar yürütülen çalışma ile benzer olup, bilgi eksikliği ve mitlerin AP yöntem kullanımına bakış açısını olumsuz etkilediğini göstermektedir (33,35). Bu çalışmada AP konusunda temel bilgi kaynağının sağlık personeli olduğu görülmüştür. Çalıma bulgusu yapılan çalışmalar ile uyumludur (33,36). Bilgi alanların oranının düşük olmasına karşın bilgi almak için öncelikli olarak sağlık personelinin tercih edilmesi, bireylerin sağlık personelini ulaşılabilir bulmaları ile ilişkili olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir. 

Çalışmaya katılanların yarısından biraz fazlasının evlendikten sonra AP yöntemi kullanmayı düşündükleri ve en çok kullanılmak istenen AP yöntemlerinin sırasıyla kondom, hap ve geri çekme olduğu görülmüştür. TNSA 2018 verilerine göre de ülkemizde ilk üç sırada tercih edilen AP yöntemi geri çekme, kondom ve rahim içi araçtır (5). Bu çalışmanın evlenmemiş ve doğurganlıkla ilgili beklentileri henüz karşılanmamış olan bireyler ile yapılması, kullanılması düşünülen yöntem tercihinde farklılığa sebep olmuş olabilir.

Ülkemizde herhangi bir AP yöntemini bilme %99,5 iken, modern AP yöntemi kullanma oranı % 49,0’dır (5). AP hakkında bilgi sahibi olunması doğurganlık davranışları ve olumlu AP tutumunu sağlamada yetersiz kalabilmektedir (3). Yapılan çalışmada katılımcıların APTÖ puan ortalamasının ortalamanın üzerinde olduğu ve olumlu tutuma sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuç katılımcıların AP yöntemlerini kullanmaya istekli ve önerilere açık olduğunu düşündürmektedir. Çalışma sonucu Bilgin ve ark.’nın (26) benzer örneklem grubu ile yaptıkları çalışma ile uyumludur. Ülkemizde benzer ölçme aracı kullanılarak yapılan çalışmalarda APTÖ puanının yüksek ve daha düşük olduğunu ortaya koyan çalışmalar bulunmaktadır (19,24). Çalışma bulgularındaki farklılık sosyo-demografik özelliklerin yürütülen çalışmadan farklı olması ile ilgili olabilir. 

Çalışmada katılımcıların TCAÖ puan ortalaması 85,43 ± 16,76 olup katılımcı grubun orta düzeyde eşitlikçi algıya sahip olduğu düşünülebilir. Ülkemizde yapılan bazı çalışmalarda TCAÖ puan ortalaması yürütülen çalışmaya benzer ya da bu çalışmadan daha yüksek bulunmuştur (9,37,38). Çalışma sonuçlarındaki farklılık İlhan ve ark.’nın (38) çalışmasında örneklem içinde kadın oranının fazla olması, Esen ve ark.’nın (9) çalışmasının ise üniversite öğrencileri ile yapılmış olmasından kaynaklanabilir. Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması 2018 sonuçları eşitlikçi algının kadınlarda erkeklere göre daha yüksek olduğunu göstermektedir (37). Eğitim seviyesinin artmasının ise, kişilerin toplumdan daha az etkilenmesi ve çağdas bir bakış açısı kazanması ile ilişkili olduğu ifade edilmektedir (39). Çalışma bulgusu bu bağlamda literatür ile uyumludur. 

Üreme sağlığı ile ilgili verilen kararlarda ve danışmanlık hizmeti almada toplumsal cinsiyet rolleri etkilidir (40-42). Hindistan, Nijerya ve Kenya’da yapılan çalışmalarda eşitlikçi toplumsal cinsiyet algısına sahip bireylerin AP’ye bakış açısının daha olumlu olduğu belirlenmiştir (40,43,44). Yürütülen çalışmada da yapılan çalışmalara benzer olarak AP tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı arasında pozitif ilişki olup, eşitlikçi toplumsal cinsiyet algısına sahip bireylerin AP’ye yönelik tutumunun daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda çalışmada katılımcıların yaklaşık 2/3’sinin AP yöntemi kullanımı konusunda nişanlısı ile konuşmuş olması sorumluluğun paylaşılmak istendiğinin göstergesi olarak değerlendirilebilir. Araştırmalar kadınların toplumsal olarak güçlenmesi ve özerkliğinin artmasıyla doğurganlık oranının düştüğünü ortaya koymaktadır (5,41,45).

Toplumsal cinsiyet algısı ve AP tutumu arasındaki ilişkiyi gösteren çalışmalar sınırlı olup, AP ile ilgili tutumunun ne kadarını açıkladığına ilişkin veriler yetersiz görünmektedir (40,43,44). Bu çalışmada toplumsal cinsiyet algısının aile planlaması tutumu ile ilgili varyansın %21’ini açıkladığı görülmüştür. Schuler ve ark.’nın (41) Tanzanya’da genç evli kadın ve erkeklerle yaptığı çalışmada AP yöntem kullanımında AP yöntemleri ile ilgili yan etkilerden korkmanın toplumsal cinsiyet normlarından daha önemli olduğu belirlenmiştir. Bu sonuç yürütülen çalışmada katılımcı grubun yarıya yakını AP konusunda bilgi sahibi iken, Schuler ve ark.’nın (41) çalışmasında katılımcıların AP yöntemleri ile ilgili yanlış inanış ve bilgilerinin fazla olması ile ilgili olabilir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadınların üreme sağlığı hizmetlerine ulaşımını ve üreme sağlığını olumsuz etkilediği göz ardı edilmemesi gereken bir konudur (11). Bu nedenle cinsiyet eşitliğini sağlamak ve eşitlikçi cinsiyet normlarını teşvik etmek AP’ ye yönelik tutumun olumlu olmasına katkı sağlayacaktır.  

Aile planlaması tutumunu etkileyen diğer bir faktör de dini yönelimdir. Yapılan çalışmada katılımcıların DYÖ puan ortalaması 57,72 ± 8,27 olup, bu sonuç ülkemizde yapılan çalışmalarla benzerdir (31,32). Kültürel bir faktör olarak dini inanç ve tutumların sahip olmak istenen çocuk sayısını ve AP yöntem kullanımını etkilediğini gösteren çalışmaların (12,46-48) yanı sıra AP yöntem kullanımının dini yönelim ile ilişkili olmadığını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır (13,49,50). İslamiyette de diğer dinlerde olduğu gibi evlilik ailenin temeli olup, doğurganlık teşvik edilmektedir (51-53). Yapılan çalışmada dini yönelim düzeyi yüksek olan katılımcıların AP’ye ilişkin tutumlarının daha olumsuz olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmaya benzer olarak Müslüman nüfusun yoğun olduğu İran, Pakistan ve Nijerya’da yapılan çalışmalarda da dini yönelimin AP yöntem kullanımını negatif etkilerken doğurganlığı pozitif etkilediği belirlenmiştir (51,54,55).

Yürütülen çalışmada AP tutumunu açıklamada dini yönelimin anlamlı bir değişken olduğu ancak AP’ye yönelik tutumda etkisinin çok az olduğu saptanmıştır. Sikandar ve ark. ’nın (56) Pakistan’da yaptıkları çalışmada da bu çalışmaya benzer olarak katılımcıların dini yönelimlerinin AP tutumuna etkisi düşük bulunmuştur. Türkiye’de Karaoğlan ve Duman’ın (13) yaptığı çalışmada da kendisini dindar olarak tanımlayan kadınların, AP yöntemlerine karşı olmadıkları belirlenmiştir. Nüfusun %96,1’inin müslüman olduğu Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasına göre “sağlığa zararlı olmamak şartıyla AP yöntemleri kullanılarak gebeliğin engellenmesinde dinen sakınca yoktur” denilmektedir (57,58). Türk halkının büyük bir kısmının kendisini dindar olarak gördüğü ama aynı zamanda halkın kendini modern olarak nitelendirdiği görülmektedir (59). Bu bağlamda Türkiye’de modernlik ve dindarlığın çelişmediği ve buna bağlı AP tutumunun dini yönelimden fazla etkilenmediği de düşünülebilir.

Sonuç

Katılımcıların AP tutumlarının olumlu olduğu, yaklaşık 2/3’ünün AP yöntem kullanımını uygun bulduğu görülmüştür. AP tutumu ile toplumsal cinsiyet algısı arasında pozitif, dini yönelim ile negatif ilişki olduğu belirlenmiştir. Toplumsal cinsiyet algısının AP tutumunun %21’ini açıkladığı, dini yönelim ile birlikte AP tutumuna ilişkin açıklanan varyansın ise  %22 olduğu saptanmıştır. Dini yönelim AP tutumunu açıklamada anlamlı bir değişken olsa da etkinin çok az olduğu görülmüştür.

Bu sonuçlar doğrultusunda, evlilik öncesi dönemde bireylere danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ile üreme sağlığı ile ilgili konularda bilgi eksikliğinin giderilmesi sağlanabilir. Aynı zamanda sağlık personeli tarafından verilecek eğitimlerde toplumsal cinsiyet ve dini yönelim düzeyinin AP’ye yönelik tutumu etkilediği göz ardı edilmemesi önemli görünmektedir.

Araştırma sonuçları ilgili merkeze başvuran bireylerin verdiği yanıtlar ile sınırlı olup genellenemez. Bununla birlikte çalışmanın evli olmayan kadın ve erkek bireyleri kapsaması ve AP tutumu ile toplumsal cinsiyet ve dini yönelim ilişkisine dair dikkat çekici sonuçlar ortaya koyması çalışmanın güçlü yanları olarak değerlendirilebilir.

Not: Bu çalışma “Genç Yetişkinlerin Aile Planlaması Tutumu, Toplumsal Cinsiyet ve Dini Yönelim Arasındaki İlişki” isimli yüksek lisans tez çalışmasından üretilmiştir.

Kaynaklar

  1. Ahmed S, Li Q, Liu L, Tsui AO. Maternal deaths averted by contraceptive use: an analysis of 172 countries. Lancet 2012;380(9837):111-25.
  2. United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division [Internet]. World Family Planning 2017 - Highlights (ST/ESA/SER.A/414) [cited 2020 July 20].  Available from: https://www.un.org/en/development/desa/population/publications/pdf/family/WFP2017_Highlights.pdf
  3. Tilahun T, Coene G, Luchters S, Kassahun W, Leye E, Temmerman M, et al. Family planning knowledge, attitude and practice among married couples in Jimma Zone, Ethiopia. Plos One 2013;8(4):e61335.
  4. Conceição C, Pedro J, Martins MV. Effectiveness of a video intervention on fertility knowledge among university students: a randomised pre-test/post-test study. The European Journal of Contraception & Reproductive Health Care 2017;22(2):107-13.
  5. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü [Internet]. 2018 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması [cited 2019 Jan 29]. Available from: http://www.hips.hacettepe.edu.tr/tnsa2018/rapor/TNSA2018_ana_Rapor.pdf
  6. Gbagbo FY, Nkrumah J. Family  planning among undergraduate university students:a case study of a public university in Ghana. BMC Women's Health 2019;19(12):1-9.
  7. Kesgin MT, Tanyer DK, Demir G. A determinant for family planning attitudes and practices of men: marriage features. Journal of Public Health 2019;27(4):443–51. doi: 10.1007/s10389-018-0972-y.
  8. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı. Türkiye aile yapısı araştırması, tespitler ve öneriler. Ankara: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları, 2014. 334 p.
  9. Esen E, Siyez D, Soylu Y, Demirgürz G. Üniversite öğrencilerinde toplumsal cinsiyet algısının toplumsal cinsiyet rolü ve cinsiyet değişkenlerine göre incelenmesi. Uluslararası Eğitim Araştırmaları Dergisi 2017;8(1):46-63.
  10. Çakır H, Aksoy E. Yozgat kırsalında yaşayan üç kuşak kadının aile içi cinsiyet rollerindeki değişim. International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic 2016;11(2):259-80.
  11. Şimşek GH. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadın üreme sağlığına etkisi: Türkiye örneği. DEU Tıp Fakültesi Dergisi 2011;25(2):119-26.
  12. Topuz İ. Dini değerlerin karar alma süreçlerindeki etkisi. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 2013;(3):69-88.
  13. Karaoğlan S, Duman MZ. Dini inanç ve tutumların doğurganlık üzerindeki etkileri (Van ili örneği). Journal of International Social Research 2017;50(10):391-404.
  14. Pinter B, Hakim M, Seidman D, Kubba A, Kishen M, Carlo DC. Religion and family planning, The European Journal of Contraception & Reproductive Health Care 2016;21(6):486-95.
  15. Kumar S, Priyadarshni A, Kont S, Anand K, Yadav BK. Attitude of women towards family planning methods and its use study from a slum of Delhi, Kathmondu. University Medical Journal 2005;3(3):259–62.
  16. Folaranmi O, Oladeji D. Socio-cultural and norms factors influencing family planning choices among couples in Ibadan metropolis, Nigeria. African Journal of Nursing and Health Issues 2012;3(2):107-13.
  17. Wong LP. An exploration of knowledge, attitudes and behaviours of young multiethnic Muslim-majority society in Malaysia in relation to reproductive and premarital sexual practices. BMC Public Health 2011;12(1):865.
  18. Mohammadi M, Mohammad K, Farahani F, Alikhani S, Zare M, Tehrani F. Reproductive knowledge, attitudes and behavior among adolescent males in Tehran, Iran. Int Fam Plan Perspect 2006;32(1):35–44.
  19. Apay SE, Nazik E, Özdemir F, Pasinlioğlu T. Kadınların aile planlamasına ilişkin tutumlarının belirlenmesi. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi 2010;13(3):39-46.
  20. Eryılmaz N, Ege E. The attitudes of women towards family planning and related factors in the postpartum period. Journal of Human Sciences 2016;13(2):3389-401. 
  21. Doğru HY, Oktay G, İşgüder ÇK, Özsoy AZ, Çakmak B, Delibaş İB, et al. Yaş gruplarına göre kadınların aile planlamasına bakışları ve seçtikleri yöntemlerin değerlendirilmesi: Tersiyer tek merkez deneyimi. Dicle Tıp Dergisi 2016;43(3):413-8.
  22. Uçar M, Demirbaş O, Aslan R, Kutlu R, Sayın S. Kadınların sosyodemografik özelliklerine göre kontraseptif yöntem kullanma durumları ve bu yöntemleri tercih nedenleri. Türkiye Aile Hekimliği Dergisi 2014;18(3):134-41.
  23. Gözükara F, Kabalcıoğlu F, Ersin F. Şanlıurfa İlinde kadınların aile planlamasına ilişkin tutumlarının belirlenmesi. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2015;12(1):9-16.
  24. Tezel A, Gönenç İM, Akgün Ş, Karataş DÖ, Yıldız TA. Kadınların aile planlamasına yönelik tutumları ve etkileyen faktörler. Journal of Anatolia Nursing and Health Sciences 2015;18(3):181-8.
  25. Apay SE, Pasinlioğlu T. Nişanlı çiftlerin evlendikten sonra kullanmayı düşündükleri aile planlaması yöntemleri. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi 2008;11(4):30-7.
  26. Bilgin, NÇ, Ak B, Potur DC, Özdoğan E. Identifying engaged couples’ knowledge and attitudes about family planning. JAREN 2019;5(2):141-8.
  27. Torun F, Torun SD, Özaydın AN. Erkeklerde cinsel mitlere inanma oranları ve mitlere inanmayı etkileyen faktörler. Journal of Psychiatry & Neurological Sciences 2011;24(1):24-31.
  28. Örsal Ö, Kubilay G. Aile Planlaması Tutum Ölçeği geliştirilmesi. İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi 2007;15(60):155-64.
  29. Altınova HH,  Duyan V. Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği’nin geçerlik güvenirlik çalışması. Toplum ve Sosyal Hizmet 2013;24(2):9-22.
  30. Onay A. Dini yönelim ölçeği. İslamiyat Dergisi 2002;5(4):181-92.
  31. Gündüz Ö. Üniversite öğrencilerinde affetmeyi yordayan değişkenlerin belirlenmesi (Yüksek Lisans Tezi). Ankara: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim Dalı Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı; 2014.
  32. Ekmekci A. 20-40 yaşlar arası dini hayatın işleyişinde anomi problemi (Adapazarı örneği) (Yüksek Lisans Tezi). Sakarya: Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; 2014.
  33. Sultan S, Ali MM, Bardai SS, Kanpuralla MA, Punjwani FSA. Knowledge, attitude, and practice of family planning methods among married men and women. J Womens Health Issues Care 2018;7:3. doi: 10.4172/2325-9795.1000311.
  34. Demir A. Evlenme aşamasındaki bireylerin cinsel yolla bulaşan hastalıklar, aile planlaması yöntemleri ve bebek bakımı hakkındaki bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi (Uzmanlık Tezi). Edirne: Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı; 2013.
  35. Ankomah A, Anyanti J, Oladosu M. Myths, misinformation, and communication about family planning and contraceptive use in Nigeria. Open Access Journal of Contraception 2011;2(1):95-105.
  36. Quereishi MJ, Mathew AK, Sinha A. Knowledge, attitude and practice of family planning methods among the rural females of Bagbahara block Mahasamund district in Chhattishgarh State, India. Glob J Med Public Health 2017;6(2):1-7.
  37. Kadir Has Üniversitesi [Internet]. Toplumsal cinsiyet ve kadın algısı araştırması [cited 2019 Apr 07]. Available from: https://khas.edu.tr/tr/haberler/kadir-has-universitesi-toplumsal-cinsiyet-ve-kadin-algisi-arastirmasi-2018-sonuclari
  38. İlhan MN, Dikmen AU, Nihan AK. Toplumsal cinsiyet algısının değerlendirilmesi. International Journal of Social And Humanities Sciences 2017;1(2):108-21.
  39. Çetinkaya SK. Üniversite öğrencilerinin şiddet eğilimlerinin ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının incelenmesi. Nesne Psikoloji Dergisi 2017;1(2):21-43.
  40. Mishra A, Nanda P, Speizer IS, Calhoun LM, Zimmerman A, Bhardwaj R. Men’s attitudes on gender equality and their contraceptive use in Uttar Pradesh India. Reprod Health 2014;11(1):41.
  41. Schuler SR, Rottach E,  Mukiri P. Gender norms and family planning decision-making in Tanzania: a qualitative study. Journal of Public Health in Africa 2011;2(2):102-7. 
  42. Kato T. Associations of gender role attitudes with fertility intentions: A Japanese population-based study on single men and women of reproductive ages. Sexual & Reproductive Healthcare 2018;16(1):15-22.
  43. Okigbo CC, Speizer IS, Domino ME, Curtis SL, Halpern CT, Fotso JC. Gender norms and modern contraceptive use in urban Nigeria: a multilevel longitudinal study. BMC Women's Health 2018;18(1):178.
  44. Withers M, Dworkin SL, Zakaras JM, Onono M, Oyier B, Cohen CR, et al. ‘Women now wear trousers’: men's perceptions of family planning in the context of changing gender relations in western Kenya. Culture Health & Sexuality2015;17(9):132-46.
  45. Do M, Kurimoto N. Women’s empowerment and choice of contraceptive methods in selected African countries. International Perspectives on Sexual and Reproductive Health 2012;38(1):23–33.
  46. Frejka T, Westoff CF. Religion, religiousness and fertility in the US and in Europe. European Journal of Population/Revue Européenne de Démographie 2008;24(1):5-31.
  47. Langdridg D, Sheeran P, Connolly K. Understanding the reasons for parenthood. Journal of Reproductive and Infant Psychology 2005;23(2):121-33.
  48. Hayford SR, Morgan SP. Religiosity and fertility in the United States: The role of fertility intentions. Social Forces 2008;86(3):1163-88.
  49. Jones RK, Dreweke J. Countering conventional wisdom: New evidence on religion and contraceptive use. New York: Alan Guttmacher Institute; 2011:1-8.
  50. Bakibinga P, Mutombo N, Mukiira C, Kamande E, Ezeh A, Muga R. The influence of religion and ethnicity on family planning approval: a case for women in rural Western Kenya. Journal of Religion and Health 2016;55(1):192-205.
  51. Khadivzade T, Arghavani E. Religious beliefs and fertility preferences among engaged couples, referring to premarital counseling centers of Mashhad Iran. Journal of Midwifery and Reproductive Health 2014;2(4):238-45.
  52. Borooah V, Iyer S. Religion and fertility in India: The role of son preference and daughter aversion. Cambridge Working Papers in Economics 2004:1-33. doi: 10.17863/CAM.5410.
  53. Mahmoudain H, Noubakht R. Religion and fertility. Social Issues in Iran 2010;1(1):195-215.
  54. Mustafa G, Azmat SK, Hameed W, Ali S, Ishaque M, Hussain W, et al. Family planning knowledge, attitudes, and practices among married men and women in rural areas of Pakistan: Findings from a qualitative need assessment study. International Journal of Reproductive Medicine 2015;2015:190520. doi: 10.1155/2015/190520.
  55. Aji YM, Omotara BA. Attitude of muslim men towards family planning in Borno state. European Journal of Human Resource 2018;3(1):1-14.
  56. Sikandar R, Khwaja R,  ShaiIkh F, Jatoi N. Fertility preferences among women of reproductive age in an under developed country. Quarterly Medical Channel 2012;18(1):66-70.
  57. Güngör H, Günay Ü. XIX. yy’dan Günümüze Türk dünyası ve İslam. Yeni Türkiye 2017;95(1):298-321.
  58. Din İşleri Yüksek Kurul Başkanlığı [Internet]. Doğum kontrolünün dini hükmü nedir? [cited 2019 Mar 30]. Available from: 
    https://kurul.diyanet.gov.tr/cevap-ara/997/dogum-kontolunun-dini-hukmu-nedir
  59. Köse A. 21 YY. Türkiye’sinde gelenekle modernite arasında din algıları ve dindarlık formları: sosyolojik bir bakış. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2015;49:5-27. doi: 10.15370/muifd.28848.

How to cite / Atıf için: İbar Aydın E, Çıtak Bilgin NEvlilik aşamasında olan bireylerin aile planlaması tutumu, toplumsal cinsiyet ve dini yönelim arasındaki ilişkiEuras J Fam Med 2020;9(4):214-24. doi:10.33880/ejfm.2020090404.


Download Full Text Add to Favorites